Seni sevdiğimi sabrımın sonu da olsa itiraf etmemeliydim... Ama büyük meraklar ne çok zehirledi beni. Bakışın kararınca, dilin susunca düşlerinden düştüm. Yitik bir limanım. Deniz fenerlerim yanılgılarımın anıtları. Şimdi kayıp gemileri benden sor. İtiraflarımın apansız yenilgiler çağıracağını bilmeliydim. İmalı gülüşlerin ne çok zehirledi beni. Aşk yüzünde yaralı bir ceylan gibi gezerken ellerinden düştüm. Yitik bir şehirim. Yollarımda tuzaklar dolu. Şimdi kaybolanları benden sor. Faili meçhul tüm ölümler bende gizli. Biliyorum tüm katliamların sebebini.

Gece işkencesiyle üzerime çullanır, gün utancını bana bölüşür. İtiraflarım ansızın yenilgiler çağırıyor. Tek taraflı sevişim zehirledi beni. Dostluk bile kalmaz artık. Ani bir panikle kendini sokan bir akrep miydim ben? İtiraflarım ansızın yenilgiler çağırdı. Hayatımda ilk kez tek taraflı bir aşkın yolculuğuna çıktım. Gülümseme ne olur, yüzünde belirenleri anlamıyorum. Al gözlerimden bakışındaki son şaşkınlığını, acıtıyor...

Hadi sen bir koşu değiş gel, sevmeyeyim seni. Bu kadar güzel, bu kadar gerçek olma.. Kötü bir şaka gibi gel günlerime. Bir kadında sevmediğim ne varsa göster bana. Tutsak bir aşktan kurtar beni. Saklı sevdiğim, aklımdan düşüver. Ağrıyan beynimde aşkını başka bir düşünce işgal etsin. Hadi kana bula beni, parça parça et. Hadi biraz öfke, biraz nefret bul bana...

Ben süslü sözlerle hayatı yaşanır kılan olgulardan bahsedemiyorum. Bak başkaları nasıl da adam etmiş acıları, ihanetleri. Mutluluk provasında nasıl da saklamışlar çığlıklarını. Ben genelde mutluydum ve mutsuzluğa bir özlem ile kederleri abartıyordum. Ayrılıklara imrendiriyordum insanları. Yok, gerçek o değil... Demem, yokluğun güzel değil... Ne zaman gece başlasa yüzün akardı karanlıklardan odama. Çökerdi umutsuzluğun kalesi. Birgün geleceğinin ihtimali tüm beklemeleri beyaza boyardı. Deli oluyorum şimdi... Bana ihanet gündüzler getir. İntihar kusanmış zamanlar getir. Saklı sevdiğim, yüzün aklımdan düşüversin...

Akıllı sözler edemedim hayatım boyunca. Tüm gençliğim kelime istilasına uğramış. Bu dağınıklığın yaşı şiirin yüreğime değdiği günle bir. Şiire kesen cümlelerde yaralayacağım seni. Kapa gözlerini, kulaklarını. Bana kötü sözler, küfürler bul...

Ellerinin ve aklının marifetlerini bildiğimden sana vermiştim çirkinliğimi. Sen yine de kimseye söyleme beni. Düşmanlarım bir söylentide bulurlar beni. Ölüm değil de korktuğum beni gözlerinde küçük düşürürüler, sonra vururlar. Ömrüne zarar hatırlamalarında yaşatma beni.

Benim her itirafım ardından bir ayrılık getirir. Sana ait ne varsa al git artık. Bundan sonra hiç cümle değişmeyeceğiz seninle. Belki bizim yıldızlarımız hiç uyuşmayacaktı. Belki ben senin günlerine çok uzaktım. Ellerinden düşürüp kırdığında üzülmeyeceğin bir şeydim belki. Sahibinle, sahiplendiğinle yolda kol kola yürürken görsen tanımayacağındım. Belki hiçbir şeydim, hiç kimsendim...

Bana bir sensizlik getir. Bana sensiz başlangıçlar getir... Saklı sevdiğim, günlerinden düşüvereyim...
alıntı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 387
favori
like
share