Dünyanın son hükümdarı , son evrensel imparator II.Abdülhamid Han ' dır.
İlber Ortaylı

( Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 285,
Mustafa Armağan )

Abdülhamid'in idare tarzı azami müsamahadır.
Atatürk

Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı , sf 327 ,
Mustafa Armağan

21 Temmuz 1905 Yıldız da Sultan II. Abdülhamid'e sükast girişimi sonrası..

... Müthiş bir infilak duyulmuş , insanlar , hayvanlar parça parça göğe fırlamış . ortalığı bir duman sarmış , yaverler kaçmış , devlet erkanı camiye sığımış , yerinde duran Padişah...

Avlonyalı Ferid Paşa

" Zihniyetimiz ne yanlıştı. Ne cahildik. İngiliz hürriyet hamisi, zalimleri kahreder, milletlere hürriyet verir zannederdik. İngiliz bayrağı çekersek İngiliz gelip Abdulhamid’i indirir Türklere hürriyet verir fikrinde idik. Bu zan bizde değil bütün millette hatta bütün dünyada vardır. Harbi umumi ile bu fikir bitti "
Rıza Nur , Hayat ve Hatıralarım , cilt 1 , sf 110

Rıza Nur

Enver Paşa, Beylerbeyi Sarayı’nda hapis olan sabık sultanı ziyaretten dönerken Talat Paşa’ya ağlaya ağlaya şu itirafta bulunur: “Başımıza ne geldiyse bu adama yaptıklarımızdan geldi ve daha ne gelecekse o yüzden gelecek.”



Paşaö bütün ef2alimin (eylemlerimin ) hesabını vermeye hazırım . Biz Turan yapmak istedik , viran olduk. Bizim asıl mesuliyetimiz Sultan Hamid 'i anlamamak ve Siyonizme alet olmaklığımızdır. Acıdır , fakat hakikat bu! (1)

1- Vehbi Vakkasoğlu , "31 Mart oyunu " , Köprü , sayı 61 , Nisan 1982 , s 25



Bazı yorumlara göre 31 Mart Hadisesi , bazı yorumlara göre de II. Abdülhamid ' i tahtan indirmekle ilgili söylediği bir söz : yanındaki bir hoca ya ;
" Hoca , bir halt yedik ; ağzımıza , burnumuza bulaştırdık. Felaket oldu " ( 1 )

I. Dünya savaşında Yunanların Türkiye ' ye girer. Bunun üzerine meclis başkentin Konya 'ya taşınmasını kararlaştırır. Bunu II. Abdülhamid' e iletmek için Talat Paşa gönderilir. Durumu anlatan Talat Paşa ' ya II. Abdülhamid çok sert çıkar.
Hiç bir yere gitmeyeceğini söyler. Konstantin 'in bile yenilgiye uğrayacağını bile bile İstanbul' u terk etmediğini , kendilerinin ondan da mı alçak ve korkak olduklarını söyler Talat Paşa , II. Abdülhamid 'in yanından ayrılırken şu acı itirafta bulunur:
" Biz kimi indirip , kimi iş başına getirmişiz! " (2 )



1 -Rıza Nur , Hayat ve Hatıratım, Cilt 2 , s 41
2- Mehmet Tosun , 21. Yüzyılda Sultan II. Abdülhamid ' e Bakış , s 178



" Meşrutiyet'in ilanından beri maarifimiz ilerleyeceğine bilakis geriledi. Şimdi Sultan Abdülhamid ' in o beğenmediğimiz maarifi seviyesine yetişmek için hiç olmazsa on sene çalışmamız lazım. "
Hilmi Yücebaş , Filozof Rıza Tevfik , Dizerkonca Matbaası , istanbul 1957 , sf 38

Babam milletini delicesine severdi. Ahmetcik, Mehmedçik sözlerini kullandığı vakit öz evlâtlarından bahsediyormuş gibi yürekten gelen sevgisi derhâl yüzünden okunurdu. Babamın saltanatı zamanında bir tek harp hatırlıyorum. O da 1897 Yunan Harbidir. Bu benim çocukluk zamanıma rastlamıştır. Hatırladığıma göre Harem 'deki dairelere top top bezler getirilip dağıtılmıştı. Yaralı askerler İçin gecelikler dikilirdi.
Hizmetkârlarımızla beraber sabahın erken saatlerinde, gece uyku saatimize kadar dikiş makinelerimizin başında, bizden islenilen sayıda geceliği yetiştirmeye çalışırdık. Bu hummalı faaliyet, bütün muharebe müddetince devam etti. Ben de çamaşırlara düğme dikerdim. Aklımca büyük iş gördüğümü sanırdım.
Babam aramıza gelip:
Aferin evlâtlarım!
vatanımızı düşmanlardan muhafaza buyursun! derdi. Biz bu sözlerden kuvvet ve şevk alırdık. Zaman kaybolmasın diye gözümüzü işimizden ve makinemizden ayırmaksızın onu dinlerdik... Vatan! Vatan !
- Babam bunu bizlere ne kadar da çok söylemişti...
Necip Fazıl Kısakürek , Ulu Hakan Abdülhamid Han , Büyük Doğu Yayınları , İstanbul 1994 , sf 317

Abdurrahman Şeref Efendi

Sima ve bünyesinde Osmanlı hanedanına mahsus alâmetler iyice görülürdü. Zeki ve hassas, tez anlayışlı, etrafını iyi gören bir adamdı. Mutat muamelesi çok nazik. sesi de halâvetliydi. Padişahlık ve halifelik makamının izzet ve vakarını tamamıyla korurdu. Tehdidini hakkıyla yerine getirmeye kadirdi. Lüzumunda şiddet göstermeyi ya da hiddetini teskin etmeyi de bilirdi. Bendegânını daima taltif etmiş, kendisi ile görüşen ecnebileri ise daima teshir etmiştir.

Reşat Ekrem Koçu ; Osmanlı Padişahları , İstanbul 2000 , s 561

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1286
favori
like
share