Montaj Sanatı - Montaj Sanatı Nedir - Montaj Sanatı Hakkında

New York, Modern Sanat Müzesi (MOMA) küratörlerinden William C. Seitz, kolaj tarihi üzerine bir sergi açma araştırmaları yaparken, dikkatini geleneksel sanat kategorilerine uymayan son dönem resim ve heykel çalışmalarına yöneltmişti. Araştırmalarından çıkan sonuç, önceden kategorize edilemeyen eserlere göre bir tür oluşturan 1961‘deki çığır açıcı “Montaj Sanatı” sergisi oldu. Seitz, ‘Tarihsel bir sergi olarak başlayan eğilim, kendi mantığı içinde evrim geçirdi ve olayların baskısıyla patlama anındaki bir uluslararası dalgaya dönüştü,” diye yazacaktı.
Seitz’in benimsediği terim. Jean Dubuffet (Ham Sanat) tarafından 1953’ten sonra kendi eserlerini tanımlamakta kullanıldı. Serginin “yirminci yüzyıl üslupları labirentinden çıkış yollarından sadece birini göstermeye yönelik olduğunu yazan Seitz aşağıdaki fiziksel özellikleri paylaşan tarihsel ve çağdaş eserler sunmuştu:
1) Bu eserler resmedilmek, çizilmek, modele göre yapılmak ya da oyulmaktan ziyade ağırlıkla toplanıp yan yana getirilmişlerdi.
2) Parçalarını tamamen ya da kısmen sanat malzemesi olarak düşünülmemiş doğal veya imal edilmiş malzemeler ve öğeler oluşturuyordu.

Sergiye 252 eseriyle katılan yirmi ülkeden 138 montaj sanatçısından pek çoğu Kübistler, Fütüristler, Konstrüktivistler, DadacıIar ve Sürrealistler olarak zaten tanınmış kimselerdi. Sergilenen önemli Dadacı çalışmalar arasında Marcel Duchamp’ın hazıryapımlarıyla Kurt Schwitters’in Merzbau’su, çerçöpten ve bulunmuş nesnelerden hazırlanan kolajlar vardı. Sürrealizm teatral imkanlarıyla -dramatik yan yana getirmeler ve gündelik olanda muhteşemin yakalanması- esin kaynağı olmuştu. Bu durum, ikisi de Amerika’nın montaj sanatı ustaları olan Joseph Cornell’in (1903-1972) küçük özel kutularında ve Louise Nevelson’un (1899-1988) büyük ölçekli duvar benzeri konstrüksiyonlarında açıkça görülebiliyordu.

Gösterinın çağdaş bölümleri, birbirine sempatiyle bakan Amerikalı ve Avrupalı sanatçıları, Beat, Dehşet, Hurda, Kinetik ve Neo Dadadiye etiketlenen sanatçılarla Nouveaux Réalistler’ı bir araya getirmişti.
Sergide eserleri bulunan diğer önemli montaj sanatçıları şunlardı:

Amerikalı Jean Follet (1917-1991)
Marisol (1930- )
Richard Stankiewicz (1922-1983)
Lucas Samaras (1936-)
H. C. Westermann (1922-1981)
İtalyan Enrico Baj (1924-2003)
Alberto Burri (1915-1995)
Ertore Colla (1896-1968)
Britanyalı John Latham (1921- )
Eduardo Paolozzi (1924- )

Geniş yelpazedeki eserler arasında başka eğilimlerden sanatçıların çalışmaları da bulunuyordu:
Lee Bontecou (1931- ), Stankiewicz ve diğerlerinin hurda heykelleri ve rölyefleri
George Herms (1935- ), Robert Rauschenberg, Daniel Spoem (1930- ) ve diğerlerinin üç boyutlu kolajları
Cornell, Nevelson, Arman ve diğerlerinin hazıryapımları birleştiren kutu benzeri konstrüksiyonları

Marisol ve Westermann’ın satirik ahşap figürleri
Bu çeşitli sanatçıları birleştiren bağ, gündelik nesnelerin kullanılmasına, ortamın çalışmalara dahil edilmesine ve savaştan sonra egemen olan dışavurumcu soyutlama çizgisinin reddedilmesine duyulan ortak ilgiydi.
MOMA sergisinin amaçlarından birisi, kolaylıkla kategorileştirilemeyen çalışmaları tanıtmaktı. Sergiye bağlantılı olarak düzenlenen sempozyumda Duchamp, Richard Huesenbeck, Rauschenberg, sanat tarihçisi Roger Shattuck ve eleştirmen Lawrence Alloway ön plana çıkarlarken üst düzeydeki eleştirel tartışmalar sonucunda montaj terimi uluslararası bir nitelik kazanmaya başlayacaktı. Sergi sayesinde Duchamp, Schwitters ve Dadacıların eserleri yepyeni bir bakışla değerlendirilir oldular. Seitz’in sergisi ayrıca 19. yüzyıldan sonra geçerli sayılan katı sınırlandırmaların çökmesine de katkıda bulunacaktı.
Montaj sanatı kolajı üç boyuta taşırken montaj sanatçıları,

Jim Dine (1935 - )
Allan Kaprow (1927 - 2006)
Ed Kienholz (1927-1994)
Claes Oldenburg (1929 doğumlu)
Samaras ve Carolee Schneemann (1939 - )
bu eğilimi kendi Enstalasyonları ve Performanslarıyla tüm ortamları dahil edecek kadar genişlettiler.



Sanat dünyasının dikkati çok geçmeden 1960’ların sonlarındaki, herikisi de montaj sanatçılarının popüler kültüre ve hazıryapım malzemelerin kullanılmasına ilgisinden beslenmiş olan Pop Sanata ve Minimalizm’e dönecek olsa da montaj sanatı Çağdaş sanatçıların birçoğunun tercih ettiği bir teknik olarak kendini kabul ettirmiş durumdaydı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 393
favori
like
share