Tatil herkes gibi hamilelerin de hakkı ama onların bu haklarını dikkatli kullanmaları gerekiyor. Hamilelere özel tatil önerileri..

Seçilecek mekan, güneşlenilecek saat ve süre, anne ile bebek sağlığı için önem taşıyor. İşte tatil planı yapan anne adaylarının dikkat etmesi gerekenler...Amerikan Hastanesi Kadın Sağlığı Ünitesi'nden Dr. Alper Mumcu, tatil planı yapan anne adaylarının dikkat etmesi gereken noktaları şu şekilde özetliyor:

Tatil planı yaparken anne adayının sağlığında dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir?

Gebeliğin erken dönemlerinde kanama ve düşük riski bulunanlarda seyahat etmek sakıncalıdır. Böyle bir durumda kanamanın şiddetine göre ev istirahatinden kesin yatak istirahatine kadar değişen önlemler gerekli olabilir. İleriki dönemlerde ise suyun gelmesi, kanama olması, erken doğum kasılmalarının varlığı gibi durumlarda da seyahat etmek kesinlikle sakıncalıdır.

Tatil planı yapılırken öncelikle tarihler önceden belirlenmeli ve konu ile ilgili olarak gebeliği takip eden doktor ile görüşülerek onayı alınmalıdır. Genel olarak çok zorunlu olmadıkça son üç ay içinde tatile çıkmamak daha uygundur.

Seçilen tatil mekanının özellikleri nasıl olmalı?

Bu konuda kesin bir şey olmamakla birlikte genelde temiz, mutfağı güvenilir ve odalarda havalandırma tertibatı iyi olan tesislerin tercih edilmesinde yarar vardır. Öte yandan tesiste kısa sürede ulaşılabilecek bir doktor ve yakın çevrede gerekli donanıma ve personele sahip bir hastane olması avantajlıdır.

Deniz ve güneşin anne adayına yarar ve zararları nelerdir?

Gebelik sırasında yüzme sporu yaparken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var. Bunların en başında temizliğinden emin olunmayan sulara girmemek geliyor. Gebelik öncesinde düzenli olarak yüzen kadınlar, daha önceki programlarına devam edebilirler. Ancak gebeykenilk kez denize girecekler biraz daha dikkatli olmak zorunda.

Güneşlenirken neler e dikkat edilmeli?

Hamile kadının cildi daha hassastır. Hamilelik sırasında derinin rengini ver en melanini salgılayan hücreleri etkileyen melonosit stimüle edici hormon düzeyleri yükselir. Eğer yüzünüzde cholasma adı verilen gebelik maskesi oluşmuşsa yani düzensiz ve koyu renk değişiklikleri görülüyorsa bu durumda siz de güneş ışınlarına ve ultraviyoleye karşı aşırı duyarlısınız demektir.

Bu durumda cildiniz güneş ışınlarına her zamankinden daha fazla ve daha şiddetli cevap verecektir. Güneş altında uzun süre geçirmeniz hem vücut sıcaklığınızın aşırı artmasına hem de vücudunuzdaki suyun azalmasına neden olabilir. Tüm bu nedenler den dolayı hamileyken uzun sür e güneş altında kalmanız önerilmez.

Ne kadar süre suda kalınabilir?

Öncelikle suya girmeden önce vücudu ısıtmak, yavaş yüzmek gerekiyor. Gebeliğinin ilk 3 ayında bulunanlar için günde 20 dakika yüzmek yeterli. İkinci 3 aylık dönemde ise su eklem ve bağları destekleyerek bel ve sırt ağrılarının azalmasına yardımcı oluyor. Bu dönemde daha önceki yüzme alışkanlıkları aynen devam edebilir. Son dönemlerde ise yüzmeye devam etmekte herhangi bir sakınca yok.

Mayo ve güneş koruyucu seçimi

Hamile kadınların direkt güneş altında kalmaları önerilmez. Mutlaka gölgede ve tercihen üzerilerinde t-shirt ile dinlenmeleri daha uygundur. Yüksek koruma faktörlü kremler kullanılmalıdır. Yaz aylarında ve özellikle plajda su kaybı her zamankinden fazla olacağından sıvı alımına azami dikkat göstermek gereklidir. Vücudu fazla sıkmayan, gebeler için tasarlanmış mayoları kullanmak gerekiyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1651
favori
like
share
HaNıM aGa Tarih: 13.11.2009 13:38
Hamilelere Seyahat Önerileri

Anne adaylarının, tatile gitmeden önce doktor kontrolünden geçmesi, bu konuda hekimini bilgilendirmesi, çok sıcak ya da çok soğuk bölgeleri tercih etmemeleri ve mutlaka tıbbi dosyanın fotokopisini yanına alması öneriliyor.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, anne adaylarının, loğusalık döneminde ve bebeğin yeni koşullara alışma sürecinde, sosyal yaşamdan koptuğunu ve genellikle ev içinde kapalı mekanlarda zaman geçirmek zorunda kaldığını belirtti.

Anne adaylarının, doğum sonrası süreçte fiziken ve psikolojik olarak bazı sıkıntılar yaşayabildiğini ifade eden Yaralı, �Doğum öncesinde tatili fırsat bilen gebeler, sağlıklı ve sorunsuz bir tatil için hekiminin önerilerini göz ardı etmemeli� uyarısında bulundu.

�HEKİMİNİZİ BİLGİLENDİRMEYİ İHMAL ETMEYİN�

Yaralı, hamileliğin erken dönemlerinde düşük tehlikesi ve hamileliğin son haftalarında da erken doğum riski söz konusu olabileceği için, anne adaylarının, tatil planı yapmadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçmesi gerektiğini söyledi.

Anne adaylarının, tatil tarihi hakkında doktorunu bilgilendirmesi gerektiğini vurgulayan Yaralı, �Mutlaka, tatilin geçirileceği yere yakın mesafede, tam teşekküllü bir hastanenin olmasına dikkat edilmeli. Hastanenin tam yeri öğrenilmeli� dedi.

Seyahate giderken, tıbbi dosyanın bir fotokopisinin de alınması gerektiğine dikkati çeken Yaralı, �Olası bir sorun olduğunda, hekim tarafından, bugüne kadar yapılan takiplerin ve anne adayı ile bebeğin genel sağlık durumlarının ne olduğu konusunda bilgi sahibi olması, yapılacak müdahale için çok önemlidir. Bu, müdahale için hem zaman kaybını önleyecek hem de doğru tanının ve uygun müdahalenin yapılmasını sağlayacaktır� diye konuştu.

Yaralı, doğum tarihinin yakın olması durumunda, seyahate gidilecek yerlerin çok uzak olmamasının uygun olduğunu belirterek, �Özellikle erken doğum riski olan gebelerin, 30. gebelik haftasından sonra bulundukları şehirden çıkmamaları gerekmektedir. Seyahatin, bizzat olumsuz etkisi olmamakla birlikte, seyahat sırasında olabilecek olumsuzluklar önemlidir. Olası bir ters durum karşısında hem annenin hem de bebeğin hayatı tehlikeye girebilir� uyarısında bulundu.

�DİNLENDİRİCİ YERLER TERCİH EDİLMELİ�

Uzun, kapsamlı turların ve kişinin yaşadığı iklimden çok farklı koşullara sahip olan bölgelerin tatil için seçilmesinin uygun olmadığını belirten Yaralı, �Anne adayının yaşadığı bölgeden farklı olan aşırı sıcak ya da aşırı soğuk hava koşulları, şişkinlik, kramp, çarpıntı ya da halsizlik gibi etkilere neden olabilir� dedi.

Yaralı, bölgesel ve tarihsel gezi ağırlıklı kültür programlarının, fiziksel yorgunluğa neden olabileceğine işaret ederek, dinlendirici ve kalabalıktan uzak sakin yerlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Yaralı, 3-5 saatten fazla süren yolculukların, anne adayının kan dolaşımını olumsuz etkileyebileceğini, hareketsizliğe bağlı alt uzuvlarda derin toplar damarlarda pıhtı oluşma riskinin artabileceğini belirterek, uzun süren yolculuklardan kaçınılması gerektiğini dile getirdi.

Araba ile yapılan seyahatlerde sık sık mola verilmesinin, tren yolculuklarında kısa yürüyüşler yapılmasının faydalı olduğunu ifade eden Yaralı, �Hareketlilik, derin toplar damarlarda pıhtı oluşma riskini azaltır� dedi.

Emniyet kemerinin de mutlaka takılması gerektiğini vurgulayan Yaralı, �Emniyet kemerinin takılı olması, meydana gelebilecek sarsıntıda bebeğe gelebilecek zararları önleyecektir� uyarısında bulundu.

Yaralı, uçak yolculuğunun söz konusu olduğu durumlarda da mutlaka doktorun konu hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, �Uzun uçak ve diğer araçlarla yapılan seyahatlerde derin toplar damarlarda pıhtı oluşma riskini azaltmak için yürüyüşler yapılmalı ve bol sıvı alınmalı� diye konuştu.

ÖNERİLER
Prof. Dr. Hakan Yaralı, seyahate çıkmayı düşünen hamilelere şu önerilerde bulundu:
- Hamileliğin yedinci ayından sonra, uzun yolculuktan kaçınılmalı,
- Aşırı sıcak ve yüksek rakımlı bölgelere gidilmemeli,
- Yurt dışı tatillerinde gelişmiş ülkeler tercih edilmeli,
- Mikrobik ishale karşı sadece kapalı sular içilmeli,
- Besin zehirlenmesine karşı dışarıda hazırlanmış salata, az pişmiş et ve mayonezli ürünler yenilmemeli,
- Bol sıvı alınmalı ve lifli besinler tüketilmeli,
- Gidilecek bölgedeki sağlık kurumlarının telefonları alınmalı,
- Rahat, ince, hava alan giysiler ve alçak topuklu ayakkabıları giyilmeli.