Ülkemiz üzerinde bulutun geçişi sırasında şiddetli yağmur alan Bulgaristan ve Yunanistan sınırındaki Trakya Bölgeleri ile Doğu Karadeniz kıyıları Türkiye'nin en fazla radyoaktif kontaminasyona bağlı kalan bölgeleridir.
Devlet Meteoroloji Enstitüsü' nden alınan Türkiye yağış bilgileri ve ölçüm sonuçları dikkate alınarak; radyoaktif bulutun Türkiye üzerine 1 Mayıs 1986'da Trakya üzerinden ulaştığı, daha sonra Karadeniz kıyı şeridine yaklaşarak 2 Mayıs'ta Sinop üzerinden tüm Trakya ve Batı Karadeniz'i etkisi altına aldığı, 3 Mayıs'ta Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu dışındaki bölgeleri, 4 Mayıs'ta da tüm Türkiye'yi etkilediği, 5 Mayıs'taki bulutun Orta Karadeniz'den başlayarak Doğu Karadeniz kıyı şeridi boyunca Türkiye'nin doğusuna doğru ilerlediği ve 6 Mayıs'tan itibaren etkilerinin azalmaya başladığı değerlendirilmiştir .
Böylece İspanya ve Portekiz dışındaki Avrupa ülkelerinin hepsi Çernobil'den yayılan radyoaktif maddelerin meydana getirdiği kontaminasyondan az veya çok etkilenmiştir. Ancak kazadan SSCB dışında en çok etkilenen ülkeler Polonya, İskandinav Ülkeleri, Avusturya, İtalya'nın kuzeyi, Federal Almanya'nın güneyi, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan olmuştur . Ülkemiz, kazanın meydana getirdiği kontaminasyondan bu ülkelere göre daha az etkilenmiş ve Trakya'nın Edirne çevresi, Doğu Karadeniz şeridi dışındaki bölgelerimizde radyasyon ve kontaminasyon düzeyleri çok alçak seviyelerde kalmıştır.

Çernobil nükleer santral kazasının ilk etkileri 30 Nisan 1986 günü ülkemizin kuzeybatı (Trakya) bölgesi ve Karadeniz kıyılarında çevresel radyasyon düzeylerindeki yükselmeler ile gözlenmiştir. En yüksek radyasyon düzeyi Batı Karadeniz Bölgesi'ndeki Karasu'da ölçülmüştür
Radyoaktif bulutun ülkemize gelişi ilk olarak 30 Nisan günü radyasyon düzeyindeki artışlar ile gözlenmiştir. Buna paralel olarak ÇNAEM'de alınan hava örneklerinin aktivitesinde 1 Mayıs'tan itibaren hızlı bir yükselme gözlenmiş ve bu yükselme 3 Mayıs günü en yüksek değer olan 120 Bq/m3 düzeyine ermiştir . Bu tarihten sonra hava parçacıklarının toplam beta aktivitesi hızla düşerek 7 Mayıs'ta 1,2 Bq/m3 'e inmiş ve Haziran ayı içerisinde normal düzeyine dönmüştür.

Kuzeyden esen rüzgâr ile radyoaktif bulut Balkanlar üzerinden ülkemize gelmiş ve bu esnada yağan şiddetli yağmurlarla hava içindeki radyoaktif maddeler yeryüzüne inmiştir. Bu durum ülkemizin kuzeybatısındaki Edirne bölgesiyle Karadeniz kıyılarında önemli kontaminasyona neden olmuştur.
Sağlık Etkileri

Çernobil kazası sonrasındaki çalışmalar, tiroit kanserinin kazadan sonraki ilk 5 yıl içerisinde görülebileceğini ortaya koymuştur. Kazadan en çok etkilenen ülkelerdeki tiroit kanserleri artışı beklenenden önce görülmüştür .
Kazadan en fazla etkilenen Beyaz Rusya, Rusya Federasyonu ve Ukrayna'da bile lösemi ve diğer kanser vakalarında anlamlı bir artış olmadığı tespit edilmiştir .
Kazadan yirmi yıl sonra, en son bilimsel veriler ışığında, Türkiye geneli için yapılan hesap ve değerlendirmeler .
Yaşam boyu etkin doz değerleri; kentlerde yaşayan yetişkinlerde bölgelere göre ortalama olarak 1.28 mSv ile 3.65 mSv, kırsalda yaşayan yetişkinlerde 1.37 mSv ile 4.49 mSv arasında değişiklik göstermektedir. Bu değerler 3 aylık bebekler için 0.94 mSv ile 2.66 mSv, 1 yaş için 2.31 mSv ile 4.03 mSv arasında değişmektedir.
Yaşam boyu ortalama tiroit dozu değerleri; 3 aylık bebekler için 10.71 mSv, 1 yaş için 37.22 mSv, 5 yaş çocuklar için 14.96 mSv, 10 yaş çocuklar için 7.86 mSv, 15 yaş için 5.89 mSv, yetişkinlerde 4.21 mSv olarak bulunmuştur.
Türkiye genelinde değerlendirildiğinde, radyoaktif bulutun geçişi sırasında yoğun yağış alması nedeniyle Trakya'da Edirne-Eskikadın, İsmailce, Kapıkule ve Büyükdoğanca bölgeleri ile Doğu Karadeniz'de Hopa- Pazar arasındaki kıyı bölgesi en fazla etkilenen yerler olmuştur.
Kişisel etkin doz değerleri, Doğu Karadeniz bölgesinde Fındıklı, Hopa, Arhavi, Pazar, Rize ve Of civarlarında diğer bölgelere göre daha yüksektir. Ancak, bu bölge içerisinde birbirine çok yakın iki nokta dozları arasında bile önemli farklılıklar görülebilmektedir. Edirne bölgesinde, kazayı takiben alınan önlemler ile bölge halkının aldığı dozun, Türkiye'nin diğer bölgelerinin doz düzeyine düşürülmesi sağlanmıştır.

Türkiye genelinde yetişkinlerin yaşam boyu alacakları en yüksek doz değeri ortalaması olarak hesaplanan 4.49 mSv değeri, tek bir akciğer tomografisinden alınan dozun yarısı civarındadır ve ICRP ile IAEA tarafından saptanan ve birçok ulusal yetkili kuruluşlarca benimsenen normal koşullarda halk için izin verilen sınırların altındadır . Halk için yıllık doz sınırı; ardışık beş yılın ortalaması 1 mSv, 5 yıl içerisinde tek bir yılda alınmasına izin verilen sınır 5 mSv'dir. Bu değerler ile karşılaştırıldığında, Türk halkının Çernobil kazası nedeniyle aldığı yaşam boyu doz, halk için izin verilen değerlerin altındadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2854
favori
like
share