Terekeme Fıkraları - Fıkralar
Terekeme-Karapapak Fıkraları

Bes Sen Tanıyırsan

Usub kişi Gence pazarında yağ satarmış. Bir müşteri gelip soruşur: “A kişi, bu yağı hardan almısane Usub kişi elini göğe uzatıp deyir: “O göydeki Allah hakkı öz ineyimin yağıdır.” “A kişi, dağ adamı bilir mi ki, Allah nedire”, “Gadan alım, Allah göydedir, yohsa yerdee”, “Elbette göktedir!”, “Yahşı, onda menim sene bir sualım var. De görüm, Goşgar Dağı mı göğe yakhın olar, yohsa burası mıe”, “Elbette Goşgar Dağı.” “Bes nece olur ki, men dağın başında ola ola Allah'ı tanımıram, sen derenin dibinde olduğun halde Allah'ı tanıyarsane

***************************************************

Üzerine binen herkesi bir hamlede yere atan eşşeğe kimse binmeğe cesaret edemeyince Terekeme şeşelene şeşelene öne çıkar ve:
-Men minerem meni tüşüremmez. Diye iddiaya girer…
Terekeme eşeğin sırtına bindiği gibi kendisini yerde bulur… Bulur bulmasına ama düşüşün etkisi ile kolu ve bacağı kırılmıştır. Acı ile kıvranan Terekeme bir Taraftandan honcikliyerek uzaklaşan eşeğe bakarak:
-Köpöyoğlunun andırına bak ele biler men hele üsdündeyem..!

************************************************

Posgoylunun oğli ilkmektebe yeni başlıyer
Ögretmeni her kesi kaldırıyer tek tek harfleri soriyer ve oturtiyer.
Zabit usdanin oğlu Camaleddini tahtaya galdiran ogretmen U harfini göstererek soriyer:
-Oglim aha bu nedur
-A dur
-Ola balacuğum tekrar soriyerim bu nedur
-Bende söyliyerim A dur.
-Evladum size ogretmedimmi bu U dur
-Olsun ben onun aduni A goymuşim…

********************************************
Behdemir emi yanında isdidacı Behman’nan baravar içeri girdi.
Her zamanki masasına keçen Behdemir emi:
-Ay balam hele kağız getirim Behmen eminiz isdida yazacak
Durdağı:
-Kağız cızgılımı olsun cızgısızmı ay Behdemir emi
-Aye sefih sefih danışma zeten canım burnumdadı, esger meytuvu yazmıyacıyığh burda...
-Behdemir emi seni heç bele hersdi görmemişdim nooldu ecevallah
-Noolacağh öz adamımız bize it yedirdi..!
-Bııııııııy Ay Allah hoysan henceri
-Ay balam dedih her kez tatile gediiir, bizde gedeh. Öz pulumuz özümüzde galsın İydir’e gedeh dedih. Gaşgaçı Alosmanın gaşgasına uşağhları doldurdum. Gece İydir’e geldih. Dedih burdan biz guzu alak keser kavaf yaparıh...
Bir iydir’ri gabağımıza çıhdı Guzu isdedih. Mende var dedi alım gelim gaçganın dalına bağlıyım harda isdiyirsiniz orda keser yiyersiniz. Pulunu verdim Getdi gece garannıhda gaşganın dalına bağladı.
Epey bir yol aldıkdan soora açığhdıh dedih guzuyu keseh.
Mirzeliye dedim ay balam get guzuyu kes kavaf elle
Neyse uzatmıyak yedih işdih gece yattık Savah gağhanda dedim ay Mirzeli guzunun baş eyağını posdunuda al duzda gaçgıya goy.
Mirzeli getti bir hoynan geldiki sorma:
-Ay Behdemir emi Guzunun başı it olufdyu
Ele bunu eşidende domuz gurğuşunuynan vurulmuşa döndüm Demeynen o iydirin deleduzu bize guzu diye iti yedirifdi. İndi onu şikay elliyecem...
-Ay behdemir emi be bu it heç ürümedimi
-Ürümedi
-Niye
-Ay balam bilirsen ittderinde dili vaaar...
Eğer it Ezeri görerse mıy mıy elliyer guyruğunu sallıyar,
Yerri görerse yerri gaçar it goyalıyar,
Terekeme görerse it ürüye ürüye geri geri geder dızığlıyar..
Kürt görerse boğuşallar..
Bu itde bizi bildiği üçün sesini çığharmadı daaa...
-Yaz ay Behmanı “Ağır Ceza ireysdiyi megamına”

*******************************************
Radyo daha Gars’a yeni gelmişdi.
İri iri batarya pilleri, açıldıktan sonra 3-4 dakgada ancak ses veren lambalı radyo...
Behdemir emi Azerbaycan’da galan axrabalarının hesretiynen yanıp tutuşurdu...
Kazımpaşa ceddesinden tükenini açmaya gedendee, yangılı bir mugam gulağına geldi. Ele mum kimi eridi, olduğu yere yığıldı...
Gözderinnen yaşdar axan Behdemir emi tar eşliğinde söylenen Mugam’ı sonuna geder dinnedi ve eyeğa galharak sesin geldiği Goşun’un tükenine girdi. İşte Radyo ile Behdemir eminin tanışması bele olmuşdu...
Fiyet miyet heç önemli değildi Behdemir emi radyoyu nası aldı eve nası geldi özüde bilmirdi.
İçeri girer girmez oğlu Heseneli’ye sesdendi:
-Heseneli Heseneli ay bala gel görüm radyo aldım gurup çalışdırah...
Heseneli ile Behdemir emi epey bir uğraşdıkdan soora radyoyu çalıştırmayı becermişlerdi. Düymeyi cevirdikdiler ve Azerbaycan radyosunu dinlemeye başladılar. Gerçi birez gürültülü ve hışırtılı geliyordu ses, göy gürüllüyende Radyo da gürüllüyürdü, ama olsun o bile evin içinde her kesin pür dikkat dinlemesine engel olmuyordu.
Artık Behdemir eminin evinin içinde Azerbaycan’dan bir ses vardı. Tükeni mükeni unudan
Behdemir emi bir ara arvadı Mesme hanım içeri girende özüne geldiki tükeni açmıyıpdı...
Hızla yerinden kalktı ve eyakkabılarını davanına basarak ayağına keçirip yola goyuldu.
Radyonun gelmesiyle evde bir başka hava oluşmuşdu. Tar sesi iliklere kadar sirayet ediyordu.
Mesme hanım, Heseneli’nin yanına oturup bir terefden radyoyu dinliyor bir taraftandan gözlerinden akan yaşları leceğinin kenarı ile silirdi. O sırada radyodan :
-Danışır Baki dinniyir camahat . Eziz dinniyenner indi xeberreri veririh.
Bu il galhoz ve salhoz isdihsalatında......
sesini duyan Mesme hanım oğlu Heseneli’ye seslendi:
-Ay heseneli gapatginen ahşam baban gelende dinnesin
-Ay ana ele zad deyirsenki gapadanda gonuşmayı durdurmur daaa...
-Men nevlim ay bala ele bildim burdan gapadanda ahşama geder behliyir ahşam açanda aynı yerden danışmaya devam elliyir.
-Olarmı ay ana, birçe teh bizmi dinniyirih....

Eeeeee işte böyle eski günlerden bir kesit yine hatıraları canlandırdı...
Yokluktu, sıkıntılı günlerdi, ama güzellikler ve insan sevgisi o günlerde kaldı maalesef...
:72:

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 5281
favori
like
share
Nehir Tarih: 30.06.2009 11:36
Yeni fıkralar eklendi
CADIKIZ Tarih: 28.06.2009 23:59
Cok guzel yaa:85: