ruj - Rujun Tarihi - ruj hakkinda

Ruj bir çok kadının vazgeçilmez makyaj malzemesidir. Hiç olmazsa bir ruj sürülüp öyle çıkılır dışarıya. Bir renk gelir insanın yüzüne, güzelleştirir bizi. Acaba vazgeçemediğimiz rujun tarihi nasıl başladı? Güzel görünmek için mi yoksa başka amaçlarla mı kullanıyorlardı?

İşte rujun tarihi;

En eski çağlarda kadınlar ruj olarak renkli kili ya da vişne gibi meyveleri kullanıyordu.

İlk çağ kadınlarının ruju daha iyi görünmek için mi yoksa erkekleri korkutup kaçırmak için mi kullandığını bilmiyoruz.

Antik Mısır ’da doğal pigmentler ve hayvan yağları karıştırarak günümüz rujlarının temeli oluşturulmuştu. Kızıl kurşun ve demir oksit renk vermeleri için kullanılıyordu. Ancak bunlar pas kokuyordu. Bu rujları daha iyi kokar hale getirmek için rujlara çeşitli esanslar eklenmişti.

Bazı asitli bitkilerin sularını dudaklarını renklendirmek için kullandıklarından bahsediyor. Bu tür meyvelerin suları kanın dudaklara toplanmasını sağlardı.

Eski dönemlerde soylu Japon kadınların yoğun makyajla kalabalık arasına çıkmasına izin verilmiyordu. Soylu kadınlar makyajlarında beyaz ve siyah kullanıyorlardı.

Okyanusya’da kadınların rujlarının temel maddesini bazı küçük yumuşakçalar oluşturuyordu. Bu yumuşakçalar ruju parlak kızıl yapıyorlardı.

Ortaçağ’da Papa yasakladığı için kadınlar makyaj yapmıyorlardı. Birkaç yüz yıl makyajdan uzaklaşılmış olsa da sonradan yoğun bir biçimde kullanılmaya başlandı.

On yedinci yüzyılda, İngiltere’de parlamento erkekleri koruyan bir yasa çıkarmak zorunda kalmıştı. Evlilik öncesi makyajla güzelleşen kadınların, evlilik sonrası makyajsız halini görüp bunu beğenmeyen erkeklerin boşanmaları kolaylaştırılmıştı. Makyajsız çirkinlik gerçek bir boşanma sebebiydi.

On sekizinci yüzyıla gelindiğinde ruj sadece kadınlar değil erkekler arasında da son derece popülerdi. Fransız yargı sisteminde görevli erkekler carmin ve yağı karıştırarak ruj yapıyorlar ve bunu dudaklarına uyguluyorlardı.

Ruj bildiğimiz biçime ilk kez 1915 yılında geldi. Birkaç yıl sonra günlük alışkanlık haline geldi.

Rujun İçinde Neler Var

Rujlar farklı konsantrasyonlarda mumların, yağların ve pigmentlerin karışımıdır. Örneğin dudakta uzun süre kalması istenen bir rujda yüksek miktarda mum, az miktarda yağ ve yüksek oranda pigment bulunur. Buna karşın düz ve kremli bir görünüm veren rujda az mum ve fazla yağ bulunur.

Rujlarda kullanılan mumlar genellikle balmumu, doğal balmumu (candelila wax), Brezilya balmumu (carnauba mumu), ozokerit mumu, lanolin mumu, ceresin mumu ve diğer sentetik mumlardır. Genellikle arzulanan erime noktasını elde etmek için bu mumların çeşitli karışımları kullanılmaktadır.

Yağ olarak kastor yağı, beyaz mineral yağı, lanolin yağı, hidrojenlenmiş bitkisel yağlar veya oleil alkol kullanılır. Yağların amacı dudaklara uygulamak için birtabaka oluşturmaktır. Yağlar aynı zamanda pigmentin ürün içinde dağılımı için de gereklidir.

Rujlarda farklı tiplerde renklendiriciler kullanılmaktadır. Bulaşmayan renkler ve ruj kalıcılığı floresan, halojenli floresanlardan ve suda çözünmeyen boyalardan oluşan bromo asitlerinin kullanılması ile elde edilir. Diğer pigmentler ise suda çözünmez boyalar ve yatırma boyalardır. Metalik yatırmalar aluminyum gibi metalik bir maddede yatırılmış veya çökertilmiş çözünmeyen boyalardır. Örneğin FD&C Blue No. 1, aluminyumda çökertilmiş bir azo boyasıdır. (Azo boyaları azobenzen türevleridir, genellikle sarı, kırmızı ve kahverenkli olup asit ya da baz özelliklerine sahiptir). Diğer yatırılmış renkler kalsiyum veya baryum tuzları bazlıdır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1071
favori
like
share