Müzikoloji - Müzikoloji Nedir - Müzikoloji Tanımı

Tanım

Müzikoloji müzik bilimidir. En geniş anlamıyla müzikle ilgili her türlü bilgi alanını araştıran bir bilim dalıdır. Bazılarına göre müzikte "icra ve bestecilik dışındaki tüm dalları kapsar" yaklaşımı ek.iktir. Çünkü müzikoloji "icra ve besteciliği" de kapsayan bir bilim alanıdır.
Günümüzde, özellikle Kuzey Amerika'da anlam değişikliğine uğramış ve müzik tarihinin incelenmesi olarak algılayanlar olmuştur. Bununla birlikte genellikle, müzikoloji yani müzik bilimi bilimler sınıflandırmasında bağimsız bir bilim alanının adı olarak kabul edilmektedir. Müzikolojinin alt dalları olan "müzik teorisi", "müzik tarihi" ve "etnomüzikoloji"nin 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren bağımsızlıklarını ilan etme çabaları olmuşsa da, bugün bu üç dal hala müzikolojinin alt başlıkları olarak değerlendirilmektedir. Hatta etnomüzikolojiyi müzik tarihinin içinde görüp ayrı bir araştırma alanı olarak kabul etmeyenler de vardır.

Müzik Bilimi'nin Tarihi

Müzikoloji'nin ilk olarak "müzik bilimi" anlamındaki kelimenin geçtiği Jahrbuch für musikalische Wissenschaft (1863) adlı eseriyle Friedrich Chrysander
Müzikolojinin kurulmasını sağlayan, öncülük eden Germen ülkeleri müzik biliminde önemli eserler hazırladılar. A. W. Ambros (1816-1876) ve H. Riemann (1849-1919), "Guido Adler" (1855- 1941), F. Blume (1893-1975) önemli müzikbilimi eserleri, külliyatlar hazırladılar. Adler müzikolojinin metotları, amaçları, sistematize edilmesi gibi konularda önemli fikirler ileri sürmüştür. XIX. yy. bilginleri arasında August Wilhelm Ambros, Geschichte der Musik (5 cilt, Leipzig 1862-82) adlı geniş çaplı bir eser yazmış ayrıca Bach, Händel gibi bestekarların eserlerini de edite etmiştir. F. Blume'nin yöneticiliğinde yapılan Die Musik in Geschichte und Gegenwart (geçmişte ve günümüzde müzik) adlı eseri Alman müzikolojisinin gurur kaynağıdır.
(1869-1943) modern Fransız müzikolojisinin kurucusu olarak bilinirler. İtalya’da (1913- ) müzik ve müzisyenler sözlüğü ile birlikte ansiklopedi ve kataloglarıyla ünlü oldular. İngiltere'de Oxford ve Cambridge çok zengin müzik arşivleriyle ünlüdürler. Opera tarihi üzerine çalışmalarıyla (1876-1957), bir müzik ansiklopedisi ve müzik tarihine giriş çalışmasıyla (1924- ) burada çalışan büyük müzikologlardır. Fransa'da ilk büyük müzik biyograficisi, bibliyografici ve eleştirmen François J. Fetis'dir (1784-1871). Daha sonra Raphael Kiesewetter'in müzik tarihi, Albert Lavignac (1846-1942) ansiklopedik çalışmaları ile A. PierroG. M. Gatti (1892-1973) İtalyanca müzik sözlüğü, C. SartoriE. J. DentJ. Westrup (1904-1975), müzikoloji eseriyle D. Stevens (1922- ), bir müzik tarihi ile birlikte müzik yazmaları üzerine çalışmalarıyla bilinen G. ReaneyG. Grove'nin (1820-1900) müzik ve müzikçiler sözlüğü ölümünden sonrada yenilenerek bir çok kez basılmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD'ye göçen Alman müzikologlar yeni teknik olanaklarla bilimsel müzikolojiyi ABD'ye taşımışlardır (Randel, The New Harvard Dictionary of Music, s. 522). ABD'de müzikolojinin kurucusu Library of Congress'in müzik bölümünü ve The Musical Quarterly dergisini yöneten Oscar G. T. Sonneck'tir (1873-1928). Amerikan müziği üzerine bibliyografya ve katalog çalışması yapmıştır. Harvard üniversitesi için bir müzik sözlüğü hazırlayan (Randel, The New Harvard Dictionary of Music, s.522) müzikolog Don Michael Randel'e göre ABD'de müzikoloji Cornell Universitesi'nde 1930'da Otto Kinkeldey tarafından kurulmuştur. Amerikalı müzikolog Baary S. Brook bir çok müzikolojik çalışmanın yöneticiliğini yapmıştır.
Bununla birlikte müzikoloji sahasında önemli adımlar atan başkaları da olmuştur. Babillilerin (Sümerlerin) müzik ve çalgılarını Galpin gün ışığına çıkarmıştır. Ortaçağ müzik anlayışını modern zamana göre açıklayan Cousmaker'dır. Müziğin simgeleri üzerinde önemli çalışmaları ve çözümlemeleri Max Schneider yapmıştır. Bütün bu müzikologlar geniş bir kültürle birlikte bilim araştırmalarını seven ve sebep-sonuç ilişkisini sentez yapabilen kişilerdir.
Recep Uslu'nun Müzikoloji ve Kaynakları (İstanbul 2002 basıma hazır) araştırmasında belirttiği gibi XX. yüzyılın başlarına doğru Müzikoloji'nin çalışma alanı yalnızca Avrupa müziği olmamıştır. Doğu müziği, Türk müziği, Afrika müziği de müzikologlar tarafından araştırılmaya başlanmıştır. Ancak evrim teorisinin etkisinde kalan bir kısım müzikologlar bu durumu kabul etmeyip, Müzikolojinin çalışma alanını Avrupa müziğiyle sınırlayıp, diğer müzikleri ilkel niteleyerek, onların müzikolojinin değil yeni bir bilim dalı olarak ileri sürdükleri Etnomüzikoloji 'nin çalışma alanı olarak görmek istediler. XX. yüzyılın ortalarında bu görüş bazı müzikologlarca kabul edildi. Ancak XX. yüzyılın sonlarına doğru yapılan çalışmalar hiçbir müziğin ilkel olarak nitelenemeyeceğini gösterince "Etnomüzikoloji"nin, Avrupa dışındaki diğer müzikleri inceleyen bağımsız bir bilim adı olması ileri sürüldü, etnomüzikologlar kültürel müzikolojiyi araştırma alanı olarak benimsediler.
Bugün gelinen noktada ise genel kabule göre Müzikoloji, bağımsız bir bilim dalıdır. müzik tarihi, müzik teorisi gibi alt dallara müzik mitolojisine kadar varan araştırma alanına sahiptir. Bazıları "Etnomüzikoloji"yi "müzik tarihi"nin içinde bir araştırma alanı olarak kabul etmektedirler. Bununla birlikte Dünya müzikleri, "Karşılaştırmalı müzikoloji", "Kültürel müzikoloji" gibi adlandırılan alanlar da yine müzikolojinin alt dalı olan başlıklardır. Ayrıca bk. Türkiyede Müzikoloji, Müzikoloji Metodolojisi,

Ünlü Türk Müzikologlar
tarafından kurulduğu kabul edilir (Randel, The new Harvard Dictionary of Music, s. 521). Müzikolojinin o sıralarda henüz kendine özgü bir araştırma metodu yoktu. Eski yöntemlerle araştırmalarını yapıyordu. Üniversitelerde, konservatuarlarda ve özel okullarda müzikoloji öğretimi başlayınca kendine özgü bilimsel metotlar geliştirdi. Büyük müzikbilimi okulları yöntemleriyle birbirinden ayrılırlar. Büyük Britanya organoloji, Fransa arşiv çalışmalarına, tarihlemeye, Almanlar daha çok uslup karşılaştırması, biçimsel çözümleme (analiz), estetik ve yayınlar konusuna ağırlık vermişlerdir. Bu şekilde İtalya ve İngilizler gibi diğer Avrupa ülkelerinin de müzikolojik çalışmalara farklı eğilimleri vardır.

* Rauf Yekta
* Suphi Ezgi
* Hüseyin Sadettin Arel
* Cevat Memduh Altar
* Gültekin Oransay
* Mahmut Ragıp Gazimihal
* Ahmed Adnan Saygun
* Yalçın Tura
* Yetkin Özer
* Edip Günay
* Filiz Ali
* Fırat Kutluk
* Ayhan Sarı
* Ayhan Erol
* İbrahim Yavuz Yükselsin
* Yavuz Daloğlu
* Emre Aracı
* Erdoğan Okyay
* Muzaffer Sarısözen
* Murat Bardakçı
* Halil Bedi Yönetken
* Feza Tansug
* Süleyman Şenel
* Ersin Antep
* Türev Berki
* Vural Yıldırım

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1141
favori
like
share
MiSS-FENER Tarih: 29.06.2009 15:19
Kültürel Müzikoloji

Kültürel yapıda ve bu yapı içinde değişimlerle oluşan kavram ve değerlerin saptanmasıyla, toplumsal ve tarihsel değişmenin niteliği ortaya çıkar. İnsanın nasıl düşündüğü, duyduğu, yaptığı, istediği, kendisine nasıl baktığı, özünü nasıl gördüğü, değerlerini, isteklerini nasıl düzenlediği hususları kültürün öğeleridir.

Kültür kavramının tarihçesi uzun bir geçmişe dayanır. İlk yönelimler din ve mitolojiden gelmektedir. Hesiodosun şiirinde değişim ve kültürün zaman içindeki görünümleri üzerine ilk değerlendirmeleri yapmış olması kültür felsefesinin M.Ö.VIII. yüzyıllara götürülmesinde etken
olmuştur. Günümüze dek kültür olaylarını açıklama çabaları devam etmiştir.

Bir kültürel sistemin çözümlenmesi, sistem içindeki anlam ve değerlerin ortaya çıkarılmasıdır. Müzik, kültürün bir parçasıdır. Müzik ve kültürel sistem arasındaki denge ve dengesizliği çözümleme çalışmaları, toplumdaki felsefî temeli, ses sistemini, dil örgüsünü öğrenme ve
öğretmede ışık tutar. Elde edilen bulgular toplumsal ve müziksel davranışları düzenlemede yeni ölçütler oluşturabilir ve müziksel değişme ile toplumsal değişme arasındaki ilişkiyi kavramada katkı sağlayabilir.

Ses, müzik ve konuşma bir davranış oluşturur. Davranış ve konuşma, iletişimi güçlendirir, bir bütün olarak insanları ortak duygu ve düşünce etrafında toplayabilir ya da ayırabilir. Bu özellikler, düşünürlerin ilgisini müzik ve sosyal yapıya çekmiştir. Ancak, bakış açısına göre bazıları müziğinin gücünü, işlevini, etkisini, eğitimdeki yerini, toplumsal yönünü, kişi ve toplum ruhunu ve benzeri özellikleri temel alarak tanımlamaya çalışmışlardır. Kimileri sanat açısından yola çıkarak müziği, yaratı ortaya koyma olarak tanımlamaya çalışmışlardır.
Belli bir yeteneğe erişmiş olma yoluyla, müziğin kendi iç değerlerini, yasalarını, özgürce biçimlemeye ve eserlerle insanı ölümsüzleştirmeye yönelik yaratıcı gücünü temel almışlardır. Bunlar müziğin hem sanat hem de bilim olarak değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Geçen yüzyılın başlarında, sistematik müzikolojinin bir alt dalı olarak başlayan ve antropoloji tarafından geliştirilen kavramları kullanan etnomüzikoloji, bir insan bilimi ( antropoloji) olarak gelişmiştir. Antropolojinin müzikle ilgili dalına ya da müzik bilimlerinin kültürle ilgii alt dalına bugün etnomüzikoloji veya Kültürel müzikoloji adı verilmektedir. Etnomüzikoloji, müziğin anlam ve değeri ile birlikte müzik hakkındaki her şei içerir. Ancak, etnomüzikoloji çoğunlukla, müzik türünün kültür içinde anlamını ve müziksel aktivitenin toplumdaki değerini inceleyen bir bilim dalı sayılır. 1950 yılında karşılaştırmalı müzikolojinin yerini alan etnomüzikoloji bugün de yaygın olarak kullanılmaktadır. Gilbert Chase 1972 yılında müzikolojide sosyokültürel yaklaşım içim kültürel antropolojiyle analoji oluşturan kültürel müzikoloji terimini önermiştir. Kapsamı günümüzde bile tartışılan etnomüzikoloji disiplini için 1998 yılında ABD Etnomüzikoloji Derneğince sosyomüzikoloji terimi önerildiyse de o da benimsenmemiş, ortak ve kesin bir tanım içim uyuşmazlık giderilememiştir.

Ayten Kaplan'dan kısaca alıntıdır..