Mü’min; amene fiilinin ism-i faili olup iman eden kişi demektir. İman; ‘mutlak olarak

tasdik etme, güvenme, verilen bir habere içten inanma’ anlamlarına geldiğinden,

Mü’min ; Mutlak olarak tasdik eden, güvenen, bir habere içten inanan anlamlarına

gelmektedir.

Istılahtaki anlamı ise; Cibril hadisinde Rasulullah’ın yaptığı iman tarifindeki hususlara

inanan kişi demektir. Yani; Alah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret

gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığına inanan, bunları hakkıyla

tasdik eden kişi demektir. Nitekim Hz. Ali (ra) rivayetiyle gelen başka bir hadiste

Rasulullah şöyle buyurmuşlardır: “Kişi dört şeye inanmadıkça Mü’min olmuş sayılmaz:

Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed olduğuma,

beni (bütün insanlara) hakla göndermiş bulunduğuna şehadet etmek, ölüme

inanmak, tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak” (Tirmizi, Kader bölümü)

Kur’an’ı Kerim’de Mü’min hakkında 200’den fazla ayet vardır. Hakeza, Mü’min hakkında

yüzlerce hadis vardır. Mü’min’in çeşitli özelliklerini bildirir ve onu tanıtırlar. Bu ayet ve

hadislere bakıldığında, Mü’min’in sadece inancından yani kalbi durumundan

bahsedilmemekte, aynı zamanda ibadetlerinden ve Salih amellerinden de

bahsedilmekte ve Mü’min, inanç ile ameli birleştiren kişi olarak tanıtılmaktadır.

Bu ayet ve hadislerden birkaç tanesine bakalım.

“Gerçekten Mü’minler kurtuluşa ermiştir; Onlar ki namazlarında huşu içindedirler. Onlar

ki boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Onlar ki zekatlarını verirler. Ve onlar ki

iffetlerini korurlar, ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu hariç. Doğrusu onlar; bunun

için de kınanacak değildirler. Bu sınırları aşmak isteyenler, işte bunlar aşırı gidenlerdir.

Yine onlar ki emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler. Onlar ki namazlarını muhafaza

ederler. İşte varis olanlar, onlardır.” (Mü’minun 1-10)

Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden

hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar

da zalimlerin ta kendileridir. (Tevbe 23)

(Ey iman edenler) Sizin dostunuz ancak Allah, O'nun peygamberi ve namaz kılan,

zekat veren, rükua varan müminlerdir. (Maide 55)

İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkar edenler de tağut yolunda savaşırlar. O

halde siz şeytanın taraftarlarına karşı savaşın. Çünkü şeytanın hilesi zayıftır. (Nisa 76)

Bir hadiste Rasulullah şöyle buyurmuştur : “Mü’min; halkın can ve mallarını kendisine

karşı emniyette bildikleri kimsedir” (Tirmizi, Nesai, iman bölümleri)

Başka bir hadiste şöyle buyrulmuştur : “Bir kimsenin mescide ilgisini görürseniz, onun

Mü’min olduğuna şehadet edin. Zira Cenab-ı Hakk şöyle buyuruyor: "Allah'ın

mescidlerini ancak Allah'a ve ahiret gününe inananlar imar ederler" (Tevbe 18)

(Tirmizi, tefsir bölümü)

Başka bir hadis de şöyledir : Safvan bin Süleym (ra) anlatıyor: “Ey Allah'ın Resulü!

Mü’min korkak olur mu?” dedik. “Evet” buyurdular. “Pekiyi cimri olur mu?” dedik. Yine

“Evet” buyurdular. Biz yeni “Pekiyi yalancı olur mu?” diye sorduk. Bu sefer “Hayır”

buyurdular. (Muvatta, Kelam bölümü)

Şimdi bu ayet ve hadislerde geçen ‘Mü’min’in sıfatları’na bakalım. Bu ayet ve hadislere

göre Mü’minler o kimselerdir ki;

1) Namazlarında huşu içindedirler : Namazlarını yalnız Allah’a kulluk etmek gayesiyle

kılarlar ve namaz esnasında bu ruh haliyle başka şeylerle meşgul olmazlar.

2) Boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler : Allah (cc) ve Rasulünün hoş karşılamadığı

ve içinde hayır olmayan faydasız şeylerle meşgul olmazlar.

3) Zekatlarını verirler : Farz olan mallarının zekatını vaktinde ve tam olarak yerli yerine

verirler.

4) İffetlerini korurlar : Zinanın her çeşidinden ve edep dışı hareketlerden kendilerini

muhafaza ederler.

5) Emanetlerine riayet ederler : Başta yüklendikleri İman ve İslam emaneti olmak

üzere, kendilerine teslim edilen emanetlere riayet eder, bunları korurlar.

6) Ahidlerine riayet ederler : Başta Allah’a verdikleri söz olmak üzere, verdikleri sözlere

ve yaptıkları anlaşmalara uyarlar.

7) Namazlarını muhafaza ederler : Namazlarına devam ederler ve namazlarında ifade

ettikleri şeylerin gereğini yaparlar.

8) Küfrü tercih edenleri dost edinmezler : İsterse bu kişiler onların babaları ve

kardeşleri bile olsun.

9) Allah’ı, Rasulünü ve Mü’minleri dost edinirler : Bunlarla birlik olurlar, bunlarla birlikte

hareket ederler, bunların dostlarıyla dost, düşmanlarıyla düşman olurlar.

10) Allah yolunda savaşırlar : Allah’ın adının yücelmesi için, Allah’ın dininin tesisi için,

İslam ahkam ve adaletinin toplumda yer etmesi için mücadele ederler.

11) Halkın can ve malları konusunda güvenilirdirler : Halkın can ve mallarına zarar

vermezler, bu konuda emindirler. Ancak İslam’a ve Müslümanlara düşmanlık yapanlara

karşı mücadele ederler, fakat bunu yaparken kalleşlik yapmaz ve aşırı gitmezler.

12) Cami ile alakadardırlar : Camileri imar ederler, ayakta kalmalarını sağlarlar, ibadet,

ilim ve sosyal dayanışma gibi asli fonksiyonlarını icra etmesi için onları ihya ederler

13) Yalan söylemezler : Hak ve adaleti bir tarafa bırakarak doğruları gizlemezler. Yalan

ile bunları gölgelemezler.

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 332
favori
like
share
AYIŞIĞI Tarih: 29.06.2009 21:04
Allah Razı Olsun....