Bu Geceden Gafil Kalma - islami şiirler - islami hikayeler


Bir defasında Peygamber efendimiz Receb ayında tutulacak oruçların fazîletini anlatıyordu. Orada bulunanlardan yaşlı ve pîr-i fânî bir zât ayağa kalkıp: “Yâ Resûlallah ben Receb ayının hepsini oruç tutamam dediğinde; Peygamber efendimiz buyurdu ki:
“Sen Receb ayının birinci on beşinci sonuncu günleri oruç tut hepsini tutmuş sevâbına kavuşursun. Çünkü sevaplar on misli yazılır. Fakat sen Receb-i şerîfin ilk cum’a gecesinden gafil olma ki melekler o geceye Regâib gecesi demişlerdir. Zîra o gece gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde bir melek kalmaz hepsi Kâ’be-i muazzama etrafında toplanırlar. Allahü teâlâ onlara hitâben:
“Ey meleklerim dilediğinizi benden isteyiniz.” buyurur. Onlar:
“Yâ Rabbî istediğimiz Receb ayında oruç tutanları mağfiret etmendir.” deyip isteklerini arzederler. Allahü teâlâ:
“Ben Receb ayında oruç tutanları mağfiret ettim buyurur.”
Yine Peygamber efendimiz buyurdu ki:
- Receb ayında bir gün bir gece vardır ki bir kimse o gün oruç tutsa gecesinde namaz kılsa ibâdete devam eylese bir senenin bütün günlerini oruç tutmuş bütün gecelerini ibâdetle geçirmiş sevâbı verilir. O gün Recebin yirmiyedinci günüdür.
Bazıları Regâib Berât ve Kadir gecesi nafile namazları cemâ’atle kılmaktadırlar. Halbuki nafile namazları cemâatle kılmak mekruhtur. Ayrıca Regâib namazı diye bir namaz kılınmaktadır. Regâib namazı Recebin ilk cum’a gecesi kılınan nâfile namazdır. Hicretten dörtyüz seksen sene sonra ortaya çıkmıştır. Birçok âlimler bunun çirkin bid’at olduğunu yazıyor. Çok kimsenin kılmasına aldanmamalı sünnet sanmamalıdır.
Regaib kandilinin Resulullah efendimizin babası Hz. Abdullah’ın evlendiği gece ile hiçbir ilgisi yoktur. Memleketimizde ve birçok İslâm memleketlerinde bir asırdan beri Abdullah’ın evlendiği geceye Regaib kandili ismini veriyorlar. Regaib gecesine böyle mana vermek doğru değildir.
Böyle söylemek Resulullah efendimizin dokuz aydan önce dünyayı teşrif etmiş olduğunu bildirmek olur ki bu da noksanlık ve kusurdur. Her bakımdan her insanın üstünde ve her bakımdan kusursuz olduğu gibi Amine validemizi nurlandırdığı zaman da noksan ve kusurlu değildi. Bu zamanın noksan olması tıp ilminde ayıp ve kusur sayılmaktadır.


Bu mübârek zamanlarda va’dedilen sevâblara kavuşabilmek için her şeyden önce Ehli sünnet itikadında olmalıdır. İlmihal bilgilerini ibâdetleri haramı ve helali öğrenmeli ve yaşayışı bunlara uygun hale getirmelidir. Çok tevbe ve istigfar etmeli kazaya kalmış oruç ve namazları bu günleri vesile ederek hemen kaza etmeye başlamalıdır.
Bir an evvel bu borçlardan kurtulmak için çalışmalıdır. Kaza borcu olanın nafile ibâdetlerle meşgul olması uygun değildir. Nafile ibâdetlerin sevâbına kavuşabilmek için farzları yapmak ve farz borçlarını bitirmek haramdan sakınmak lazımdır.
Fırsatı ganîmet bilmelidir. Bu günlere bir daha kavuşup kavuşamayacağımız belli değildir. Bu günleri fırsat bilerek günâhlara istigfar etmeli Allahü teâlânın affetmesi için yalvarmalıdır. İbâdetleri yapmalı ömrü zayi etmemelidir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 324
favori
like
share