İki Arkadaş - Çocuk Hikayeleri - Çocuk Masalları

Vaktiyle ülkelerden birinde Salim ve Ganim adında iki arkadaş yaşardı Bir gün birlikte geziye çıktılar

Az gittiler uz gittiler

Dere tepe düz gittiler

Gide gide bir çöle vardılar Geniş, engin bir çöldü burası Aç kaldılar susuz kaldılar Güç bela çölü geçtiler

Tekrar düştüler yola

Sonunda yüce bir dağa ulaştılar Eteğinde büyük bir havuz vardı

Çevresi, rengarenk çiçeklerle donanmıştı Ağaçlar yeşilliklerini havuza taşırmışlardı Cennet gibiydi sanki

İki arkadaş nasıl da yorulmuşlardı

Havuzda bir süre dinlenmek istediler
Kenara oturdular Yanlarında getirdikleri azıktan biraz yediler Havuzun suyu oldukça serindi Ellerini yüzlerini yıkadılar

Çevreyi seyrederken gözlerine bir şey ilişti Gidip baktılar Mermer bir levha Üzerine ilginç bir yazı

Okudular Çok şaşırdılar

Şöyle diyordu yazıda:

"Ey yolcu! Bir yolculuğa çıkmak ister misin? Sonuçta seni sonsuz bir mutluluk bekliyor Atılmak istersen eğer bu maceraya, önce havuzu, yüzerek karşıya geç Orada taştan bir arslan heykeli göreceksin

Şayet onu omuzlayıp bir çırpıda şu dağa çıkarabilirsen, sınırsız bir mutluluğa erişeceksin

Fakat çıkacağın yol çok sıkıntılıdır, yorucudur Yokuş diktir Yolda ayağına dikenler batacak, çalılar takılacak Yırtıcı hayvanlarla karşılaşacaksın Onlardan kurtulmak güçtür Bütün bunları yenersen, sonuçta mutlu olacaksın"

İki arkadaş donup kaldılar

Bir süre sessizce durdular Sessizliği önce Salim bozdu:

- Ben , dedi, böyle sonu belirsiz bir maceraya atılmam

Ganim itiraz etti:

- Zahmetsiz bir şeye ulaşılmaz Sıkıntı çekmeden insan mutlu olamaz

Salim, düşüncesinde kararlıydı:

- Hayır, dedi, ben onca tehlikeyi göze alamam

Ganim:

- Sen kabul etmezsen etme, dedi, ben şansımı deneyeceğim

Salim korkmuştu

Arkadaşına acıyordu

- Bari, dedi, senin karşılaşacağın tehlikeleri görmeyeyim

Ve uzaklaştı oradan

Ganim, korkusuzdu Fakat, yine de bir ürperti duymuyor değildi yüreğinde

Bildiği bütün duaları birer birer okuyarak atladı havuza

Yüzmeye başladı Gittikçe güçten düşüyordu Güç bela karşıya ulaşabildi
Havuzun diğer ucuna varınca derin bir nefes aldı Rahatlamıştı Bir süre dinlendi, soluklandı Çevreyi seyretmeye başladı

Taştan yapılmış arslan heykeli karşısındaydı Kuşkulu kuşkulu yaklaştı Gücünü toplayıp heykeli sırtladı

Yine, okuyarak bildiği bütün duaları, dağa yükselen dik yokuşa doğru yürümeye başladı Yokuş soluğunu kesiyordu Oldukça dikti

Omzundaki heykelse sanki gittikçe ağırlaşıyordu Nefes nefese kalmıştı Durup dinlenmek istedi Yokuşta durmanın tehlikeli olacağını düşünüp vazgeçti Anasından emdiği süt burnundan gelmişti

Sonunda dağın doruğuna varmıştı

Oflaya puflaya heykeli taşıdı doruğa
Yere koyar koymaz arslan dile gelip kükredi

Öyle bir kükreyişti ki bu, dört bir yana korkunç bir gürültü halinde yayıldı

Dağın arkasında büyük şehirler vardı

Arslanın kükreyişi kantlere kadar ulaştı
Sesi duyan bir gurup insan Ganim 'in bulunduğu yere doğru geliyordu

Ganim şaşkınlık içindeydi Bir arslana; bir de üzerine doğru gelen kalabalığa bakıyordu Hiç bir şey anlamadı
Kalabalıktan çok korkmuştu

"Aman Allahım, nedir bu başıma gelenler?" diye söylenmeye başladı

Kalabalık gittikçe yaklaşıyordu Ganim 'deki gerilim son sınıra ulaşmıştı

Fakat korkusu boşunaydı Topluluktan birkaç kişi öne çıktı

Ellerinde süslü padişah giysileri vardı Sessizce yaklaştılar

Kaftan'ı Ganim 'e giydirdiler Başına büyük bir kavuk oturttular

Güzel bir Küheylan'a bindirdiler ve şehre doğru yola koyuldular
Ganim, şimdi çok sevinçliydi

"Başıma devlet kuşu kondu galiba" diyordu

Yine de hayretler içindeydi Kalabalıktan birisine sordu

- O gördüğünüz arslan ve havuz tılsımlı şeylerdir, cevabını aldı

Bir başkası:

- Bizim padişahımız ölünce, dağdan arslanın kükremesini bekleriz Arslan kükreyince yeni hükümdarımızın geldiğini anlarız, dedi

alıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 500
favori
like
share
MAVi Tarih: 22.07.2009 01:26
tşk.lerrrrrrrrrrrr