Kars Sözlü Tarih - Kars Yöresi Sözlü Tarihi

Gök bulut Ejderha söylencesi

Söylenceye göre gökte melekler bulutlara binerek onları yönlendirirler.Tanrı yağmur yağsın buyruğu verince bulutlar kamçılanır.(Şimşek çakar).Onlar da aşağı inerek suyu emer.Ağır ağır yeniden göğe yükselirler. Bu su ile göğün kızgınlığını giderir,serinletir. Gök gürültüsü meleklerin kamçıladığı bulutların homurtusudur.Kimi zaman büyük melek bağırınca ,öbür melekler sık sık vurup bulutların canını acıtırlar.Yağmur bu bulutların göz yaşlarıdır.Kimi zamanda vururken ölçüyü kaçıran meleklerin kamçısı,bulutları yararak bize görünür ki bu da şimşektir.Yer demir gök bakırdır.Yer kendi özünden olan gökteki ateşi çektiğinde şimşek oluşur.

Bulutlar arasında barınan ejderhalar da vardır.İlkbaharda bunlardan biri zincirli olarak yeryüzüne indirilir.Kara buluttan ejderhalar koca bir tilkinin kuyruğunu andırır.Melekler zincirle yönetmese yeri yurdu yutarlar.Ejderha yerde neye dokunsa kuyruğuna dolayıp yukarı çeker.

Kimi ejderhalar da cezalı olarak yeryüzünü sallandırır.Sonbaharda yere indirilen ejderha genellikle ilkbaharda göğe çıkar.

kız götürürler:

Günün birinde kentin ileri gelenlerinden Odabaşıoğlu,ölmeden oğlunu evlendirmek ister.Nasılsa bir çaresini bulurum düşüncesiyle toy düğün kurar,oğluna güzel bir gelin alır.Kayın valide gerdek odasını hazırlamıştır.Ocak yakılmış rafa mayalı hamur konmuş yeni doğan kuzuyla anasıda odaya alınarak önlerine su ile taze ot konmuştur.

Bu sırada düğünü duyan Kıllı Orhan hazırlanmış kızı beklemektedir.Gece olduğu halde gelinin gelmediğini görünce öfkelenir.Adam gönderip Odabaşıoğlu’nu çağırtır.Odabaşıoğlu geline karşılık tüm servetini ortaya koyarsa da Kıllı Orhan’ı razı edemez.Odabaşıoğlu nun direndiğini gören kral meydanda asılmasını buyurur.Odabaşıoğlu İdam sehpasının yanında ayağını yere vurarak haykırır "Ey Ani bu zulüm ile yaşayacaksan bat,yıkıl" daha sözü biterken kentin altı üstüne karışır.

Aradan yıllar geçer lV.Murat döneminde Baş Kaptan olan Murat Reis son çıktığı seferden dönmüş Padişah’ın sofrasına konuk olmuştur.Başından geçen ilginç olayları anlatırken Serendip Denizi’nde gördüğü bir ejderhadan söz eder.Ejderha günde üç kez denizden çıkıp ormandaki filleri yutmaktadır.lV.Murat buna inanmaz ve öfkelenir.Murat Reis üzülmüştür.Şehzade ve Sır Katibi’yle aynı yere gidip onlarında olanları gözleriyle görmesini önerir.lV.Murat kabul eder.

Maceralı bir yolculuktan sonra Serendip’e varıp Murad Reis’in anlattıklarının gerçek olduğunu görür.Gördüklerini seyir defterine yazar,mühürler.Oradan ayrılacakları sırada çapayı bir türlü attıkları yerden kurtaramazlar.Murat Reis dalıp ne olduğunu anlamak ister.Biraz derine indiğinde kuru bir düzlük görür.Düzlükte üç katlı bir ev vardır.Çapa evin pencerelerinden birine takılmıştır.Çapayı kurtarırken genç bir adam onu içeri buyur eder.Oda da ocak yanmaktadır.Rafta mayalı hamur,yeni doğmuş bir kuzuyla anasının yanında su ve ot bulunmaktadır.Delikanlı karısına seslenerek konuğa yiyecek getirmesini söyler.Bu arada çok meraklanan Murad Reis,delikanlı’dan gördüklerini açıklamasını ister.Delikanlı Odabaşıoğlu’nun oğludur.Ani alt üst olduğunda kendini karısıyla birlikte bu evde bulmuştur.

Delikanlı’nın hala kıllı Orhan’dan korktuğunu gören Murad Reis,artık böyle bir kişinin yaşamadığını söyler.Bu arada karısı gemidekiler için kırk,padişah için yedi ekmek yapmıştır.Murad Reis bunları alarak gemiye döner.Başından geçenleri anlatır.İstanbul’a döndüklerinde lV.Murad başlarından geçenleri ilgiyle dinler.Murad Reis söylediklerinin kanıtı olarak ekmekleri verir.Ekmekler aradan aylar geçmesine karşın taze ve fırından yeni çıkmış gibi sıcaktır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 469
favori
like
share