Kars Hamamları - Kars Tarihi Hamamları

Cuma Hamamı



Kars il merkezinde, Kars Çayı kenarında, Atatürk Köprüsü’nün solunda bulunan Cuma Hamamı’nın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XVII.yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hamam plan düzeni olarak yakınındaki İlbeğioğlu Hamamı ile benzerlik göstermektedir.

Osmanlı hamam mimarisi üslubunda, dikdörtgen planlı, kesme taştan yapılan hamam soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen soğukluğun üzeri kubbe ile örtülüdür. Buradan bir koridorla geçilen ılıklık ve sıcaklık ikinci bir kubbe ile örtülmüştür. Bu kubbeler kasnaksız olup, içeriden Türk üçgenlerine oturmaktadır.


İlbeğioğlu Hamamı



Kars’ta Taş Köprü’nün yanında bulunan bu hamamın kitabesi günümüze gelemediğinden ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Halk arasında Muradiye ve Balkonlu Hamam isimleri ile tanınmaktadır. Yapı üslubundan XVII.yüzyılın sonu ile XVIII.yüzyılın başına tarihlendirilmektedir.

Osmanlı hamam mimarisi örneklerinden olup, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden oluşmuştur. Dikdörtgen planlı olan hamam, Cuma Hamamı ile aynı plan düzenindedir. Yuvarlak kemerli bir kapıdan girilen soğukluk kısmının üzeri içten Türk üçgenlerinin taşıdığı bir kubbe ile örtülüdür. Sıcaklık bölümü de diğerinden daha küçük kubbe ile örtülmüştür. Hamamın içerisindeki günümüze gelen bezemeler XVIII.yüzyıla tarihlendirilmektedir.

Mazlum Ağa Hamamı



Kars il merkezinde, Taş Köprü’nün solunda bulunan Mazlum Ağa Hamamı’nın ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı, kitabesi bulunmadığından kesinlik kazanamamıştır. Bununla birlikte, Sultan III.Murad (1574-1595) zamanında, Kars’ın onarımı sırasında yapıldığı bilinmektedir.

Osmanlı hamam mimarisi örneklerinden olup, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiştir. Kesme taş ve moloz taştan yapılan hamamın üzeri merkezi bir kubbe ile örtülüdür. Hamam 1918 yılında Ermeniler tarafından tahrip edilmiş, daha sonra onarılmıştır. Yakın tarihlere kadar işlevini sürdüren bu hamam günümüzde kullanılmamaktadır.

Selçuklu Hamamı (I)

Kars Arpaçay ilçesindeki Ani Örenyerinde, Büyük katedralin 30 m. batısında bulunan bu hamam Selçuklu döneminde, XII.yüzyılda yapılmıştır.

Bu hamam yanındaki diğer hamam ile birlikte Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nün 1966-1967 yıllarında yaptığı kazılar sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Bu hamam Ani surlarının şehre giriş kapılarından en önemlilerinden biri olan Aslanlı Kapı’dan Ebü’l Muammeran Camisi ile İç Kale’ye giden yakın bir yerdedir.

Hamamın plan düzeni, su ve ısıtma tesisleri, iç süslemeleri ve mimari özellikleri yönünden Anadolu Türk hamamları ile benzerlik göstermektedir. Kazılar sırasında hamamın sıcaklık bölümü, su sarnıcı, soğuk su depoları bütünüyle, ılıklık bölümü de kısmen ortaya çıkarılmıştır. Dikdörtgen biçimindeki sıcaklık bölümünün köşelerinde birbirlerine eşit dört yıkanma odası, halveti bulunmaktadır. Bu bölüm birbirlerine eşit dört eyvanlıdır. Bu eyvanların birbirlerini dikey olarak kesmesi ile hamam haçvari bir görünüm kazanmıştır. Yıkanma odalarına orta mekandan, diğer kısımlara da köşelerdeki kapılardan girilmektedir. Üst örtüdeki kubbelerin dış kademelerine maden cürufu dökülmüştür. Böylece cürufun ve kubbelerin üzerine serilen kalın toprak tabakası hamam sıcaklığının dışarıya sızmasını önlemektedir. Aynı zamanda bu şekilde içeriye akıntının olması da önlenmiştir.

Selçuklu (Küçük Hamam) Hamamı (II)

Kars Arpaçay ilçesindeki Ani Örenyerinde, Arpaçay ile Tatarcık Deresi’nin birleştiği alandaki Bey Sekizi Kapısı’nın 100 m. güneyinde bulunan bu hamam, XII.yüzyılda, Selçuklular döneminde yapılmıştır.

Selçuklu mimari üslubunu yansıtan bu hamam mimari yönden diğeri ile benzerlik göstermektedir. Bu hamamı 1844 yılında Abiç isimli bir gezgin görmüş ve planını çıkarmıştır. Daha sonra hamamı inceleyen Strzygowski ve Harutyunyan yapının tanımını yapmış ve bunun Ani’deki Ermeni yapılarından ayrıldığını belirtmiştir.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü’nün 1966-1967 yıllarında yaptığı kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmıştır.

Hamam soğukluk, ılıklık ve sıcaklık bölümlerinden meydana gelmiş, kesme taş ve moloz taştan yapılmıştır. Sıcaklık bölümü planı ve ölçüleri bakımından diğer hamamın tam bir benzeridir. Burada Selçuklu ve Osmanlı döneminde sıkça rastlanan haç biçimli, dört eyvanlı ve köşe halvetlidir. Yıkanma odalarına açılan kapılar Selçuklu mimarisinde görüldüğü gibi sivri kemerli, dar ve alçak tonozludur. Odaların üzerleri birer kubbe ile örtülmüştür. Eyvanlara olduğu gibi halvetlere de su taşıyan künkler duvarların içerisine yerleştirilmiştir. Üst örtüde kubbe geçişini sağlayan tromplar birbirlerinden farklı biçimlerde stalaktitlerle süslenmiştir. Tromplarda her halvette farklı stalaktitlerin kullanılması hamam içerisindeki yeknesaklığı ortadan kaldırmıştır.

Arpaçay’da bulunan bu hamamların XIII.yüzyılda kullanıldığı Dikran Honents’in bir yazıtından anlaşılmaktadır. İkinci hamamda görülen trompların birinci hamamdakilere göre daha gelişmiş olmasından ötürü, ikincisinin daha geç bir tarihte yapıldığı sanılmaktadır.

Pars Tuğlacı’ya göre, birinci hamamın, Ani’de Şeddadi Hanedanı’nın il beyi olan Abû Şûca Menûçehr’in onarım çalışmaları yaptığı tarihlerde, XI.yüzyılın sonlarında, 1080-1090 yıllarında yapılmıştır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 890
favori
like
share