Erkekler için ihtişam ve gücün simgesi, kadınlar içinde güzelliğin ve gösterişin timsali olan altının değeri her geçen gün daha da artmaktadır. Savaşların ve servetin ana temalarından biri de altındır. Bazen aşkın, bazende sevginin önüne geçen ve alıcılığıyla insanları kendine çeken elementlerden biri. Dünyada az bulunan maddeler genelde değerlidir. Tabii bu az bulunan madde bir de çekici özelliklere sahip ise değeri iyice artar. Altın işte bu özelliklerin hepsine sahiptir. Çok eski çağlardan beri üretildiği bilinen altın, MÖ 100 yılına kadar dere yataklarından ilkel yöntemlerle elde edilmiştir.

Altın M.Ö tarihte bilinmesine karşın, bir sanayi ürünü olarak üretilmesi 1800'lerin ortalarında gerçekleşiyor. Mısırlılar, bundan tam 3.000 yıl önce altını saflaştırmayı ve işlemeyi biliyorlardı. Aradan geçen onca zamana ve gelişen tekniklere karşın, bu alandaki temel işlemlerde çok büyük değişiklikler olmadı. 1783 yılında İsveç'de Scheele'nin siyanür çözeltisinin altını çözdüğünü keşfetmesinden sonra altın üretiminde çok önemli bir dönem başlamıştır. Altının siyanürle zenginleştirilmesi endüstriyel anlamda ilk kez 1889'da Yeni Zellanda'daki Crown Mine'da gerçekleştirilmiştir. Altın cevherinden altın üretimi için uygulanacak endüstriyel prosesler cevherin mineralojisine bağlıdır. Bu nedenle ayrıntılı mineralojik çalışmalar altın madenciliğinde çok önemli bir yer tutar. Altın, Antikçağ'dan bu yana para olarak kullanılıyor. Ama, günümüzde artık para değil, bir "değer rezervi"... Ülkelerin parasının değeri altın rezervlerine endekslenmiş durumda. 1944 yılında ABD'deki Bretton Woods kasabasında toplanan 44 ülkenin temsilcileri, savaştan sonra uluslararası değiş tokuşları daha düzenli kılmak için "god exchange stardard" denilen bir para sistemine geçtiler. Bu sistemin temel ilkesi şuydu: Her ulusal para, bir başka değerle değiştirilebilir, aynı zamanda altına da çevrilebilirdi. Bu değişimde referans para, Amerikan dolarıydı ve parite şöyle kurulmuştu. Bir ons altın, yani 29 gram altın 35 dolara eşitti. Kısacası, bir kişi, sabit bir kurdan elindeki doları serbestçe altına, altını da dolara çevirebiliyordu. Bu sistem 1971 yılında geçersiz hale geldi. Çünkü, Amerikan devlet başkanı Nixon, aynı yıl, doların altına çevrilebilmesine son verdi. O yıl Amerikan dış borçlar dengesi kırmızı alarm veriyordu ve dünyanın diğer yörelerinde çok miktarda altın hareket halindeydi. Günümüzde altının değeri, belli başlı mali merkezlerde gün gün belirleniyor..Bu merkezlerden en önemlisi, Londra Altın Piyasası... Fiyat, gün boyunca küçük de olsa değişiklikler gösterdikten sonra, öğleden sonra 3'te sabitleniyor. Değişimlerde aracı değer olarak neden altın yerine başka bir değerli maden seçilmedi? Bunun en önemli nedeni, bu madenin asırlar boyunca çok çeşitli halklar tarafından "sağlam ve güvenilir" olarak görülmesi. Bir kere çok büyük rahatlıkla işlenebilen bir malzeme... Birkaç miligram altın ile metrelerce uzunluğunda ince tel üretilebiliyor. Altın, akıl almaz derecede ince malzemelerde kullanılabiliyor. Örneğin, metrenin binde biri olan 0,2 mikron kalınlığında işlenebiliyor. Altının bir başka özelliği ise, iyonik asit ve selenik asit dışında, diğer asitler tarafından etkilenmemesi... Oksijen ile tepkimeye girmeyen, yani paslanmayan altın, çıkarımı her ne kadar kolay değilse de, yeryüzünde yaygın olarak bulunan bir materyal... Öte yandan altın, ender olarak "saf" haliyle kullanılan bir madde. Çoğunlukla bakır, nikel ve çinko ile karıştırılıyor. Bir karışım içindeki saf altının oranı, binde olarak belirtiliyor. Örneğin binde 600 demek, yani karışımın onda birinin altın olması anlamına geliyor. En yaygın tanımlama, 750 ve 900. Bankaların rezervlerindeki altın külçelerinin üzerinde ise, 999 yazıyor. Yani pratikte en saf altın, işte bu bankalardaki külçe altınlar.

Günümüzde Dünya altın üretiminin % 85'i siyanürle yapılmakta iken sadece % 15'lik bölüm diğer fiziksel yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Bugünkü koşullarda, endüstriyel prosesler içinde siyanür yerine kullanılan başka bir kimyasal reaktif yoktur. Alternatif çözücüler ya çok pahalı ya da siyanürden daha toksiktir. Ancak, altın-gümüş madenciliğinde üretim sırasında oluşan siyanür bileşiklerini içeren atık ve atık suların da arıtılması çok önemli ve insani bir zorunluluktur. Gelişmiş ülkeler dahil altın üretimi yapılan pek çok ülkede siyanür arıtma tekniklerinden bir veya birkaçı beraberce kullanılmaktadır. Altın, bütün dünyada olduğu gibi, çok eski dönemlerden beri Türk halkının da en gözde ziynet eşyası ve servet biriktirme aracı olmuştur.

Ziynet eşyası olarak altına verilen önem, bugüne kadar hiç altın madenciliği yapılmayan ülkemizde altın işleme sanatının gelişmesine yol açmış ve altını önemli bir geçim kaynağı haline getirmiştir. Özellikle son yıllarda gelişen turizm hareketlerine bağlı olarak, Türkiye'nin altın ihracatının önemli oranda arttığı gözlenmektedir. 1989 öncesinde, ithalatı yasak olmasına rağmen ülkeye önemli miktarda kaçak olarak altın girişinin olduğu bilinmektedir. 1989 sonrasında ise, piyasanın talebini karşılamak üzere Merkez Bankası tarafından altın ithalatına başlanmasıyla birlikte ithalatın boyutları hakkında doğru bilgi edinilmesi mümkün olabilmiştir. Dünya altın üretiminin %53'ü dört sanayileşmiş ülke ABD, Kanada,Avustralya ve G.Afrikada yapılmaktadır. Türkiye dünya altın üretimi sıralamasında yer almadığı halde dünya altın talebinde beşinci sıradadır. ABD'de işletilen altın rezervlerinin %92.5'i, Avustralya'da % 96'sı ve Kanada'da % 90'ı siyanürleme yöntemiyle üretilmektedir. Dünya altın madenciliği istatistikleri incelendiğinde, mevcut tüm rezervlerin hızla üretime alındığı görülmektedir.

Eski çağlarda bir çok uygarlığın temsilcisi olan eşi benzeri olmayan bu metal, parçası her geçen gün daha da gizlenmeye başlandı. Bir zamanlar ülkelerin para birimi olan altın, şimdi kasalarda saklanmakta. Diğer zenginliklerde olduğu gibi, altın evrende başka gezegenlerde aranıp bulunmaya çalışılıyor. Altın rezervlerinin artması altının yeniden kimlik ve para birimi olarak kullanılması demektir. Fakat bu altının değerinin azalması anlamına gelmemektedir. Bilim adamları, bu yumuşak metali diğer metallerden ayıran en önemli özelliği ise, alınan bilgi kayıtlarının silinmemesi olarak bilinmektedir. Bu özelliğiyle mikrochip arşiv ve kişisel kimlik dosyalarında kullanılmak istenmektedir. Fakat milyarlarca insanın kimlikleri olarak kullanılması altın rezervi bakımından mümkün olmadığı için başka elementlere yönelmiştir. Şayet diğer gezegenlerde ve kolay altın rezervleri bulunması durumunda bu uygulama tüm insanlık için kullanılacağı da iddialar arasında yer almaktadır. Altın tarih boyunca zenginliğini var etti, bundan sonra da var edeceğine ışık yakmış durumda. En hızlı iletken özelliğiyle de bir çok akım projelerinde de kullanılması düşünülüyor. En çok bilgisayar veri aktarım bölümlerinde kullanılmaktadır.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 776
favori
like
share
nuri deniz Tarih: 14.05.2010 01:49
Hanımefendi ; yaptığınız bu çalışmadan dolayı kutluyorum....Paylaşım için teşekkürler....