Cinler İle İlgili Ayet - Ayet Ve Hadis

Cinleri Allah´a ortak koştular. Oysa onları O yaratmıştır. Bir de hiçbir bilgiye dayanmaksızın O´na oğullar ve kızlar yakıştırıp-uydurdular. O, ise nitelendiregeldikleri şeylerden yücedir uzaktır. (6/100)

Böylece her peygambere insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak. (6/112)

Onların tümünü toplayacağı gün: "Ey cin topluluğu insanlardan çoğunu (ayartıp kendinize kullar) edindiniz" (diyecek). İnsanlardan onların dostları derler ki: "Rabbimiz, kimimiz kimimizden yararlandı ve bizim için tesbit ettiğin süreye ulaştık." (Allah) Diyecek ki: "Allah´ın dilediği dışta olmak üzere ateş sizin içinde süresiz kalacağınız konaklama yerinizdir." Şüphesiz Rabbin hüküm ve hikmet sahibi olandır, bilendir. (6/128)

Ey cin ve insan topluluğu, içinizden size ayetlerimi aktarıp-okuyan ve size bu karşı karşıya geldiğiniz gününüzle sizi uyarıp-korkutan elçiler gelmedi mi? Onlar: "Nefislerimize karşı şehadet ederiz" derler. Dünya hayatı, onları aldattı ve gerçekten kafir olduklarına dair kendi nefislerine karşı şehadet ettiler. (6/130)

(Allah) diyecek: "Cinlerden ve insanlardan sizden önce geçmiş ümmetlerle birlikte ateşe girin." Her bir ümmet girişinde kardeşini (kendi benzerini) lanetler. Nitekim hepsi birbiri ardınca orada toplanınca en sonra yer alanlar en önde gelenler için: "Rabbimiz, işte bunlar bizi saptırdı; öyleyse ateşten kat kat arttırılmış bir azab ver" diyecekler. (Allah da:) "Hepsi için kat kattır. Ancak siz bilmezsiniz" diyecek. (7/38)

Rabbinin rahmet ettikleri dışında. Onları bunun için yarattı. Böylece Rabbinin (şu) sözü tamamlanıp gerçekleşmiştir: "Andolsun cehennemi cinlerden ve insanlardan (kafirlerin) tümüyle dolduracağım." (11/119)

Ve Cann´ı da daha önce ´nüfuz eden kavurucu´ ateşten yaratmıştık. (15/27)

De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları,) bu Kur´an´ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler." (17/88)

Hani meleklere: "Adem´e secde edin" demiştik; İblis´in dışında (diğerleri) secde etmişlerdi. O cinlerdendi böylelikle Rabbinin emrinden dışarı çıkmıştı. Bu durumda Beni bırakıp onu ve onun soyunu veliler mi edineceksiniz? Oysa onlar sizin düşmanlarınızdır. (Bu,) Zalimler için ne kadar kötü bir (tercih) değiştirmedir. (18/50)

Süleyman´a, cinlerden, insanlardan ve kuşlardan orduları toplandı ve bunlar bölükler halinde dağıtıldı. (27/17)

Cinlerden ifrit: "Sen daha makamından kalkmadan, ben onu sana getirebilirim, ben gerçekten buna karşı kesin olarak güvenilir bir güce sahibim." dedi. (27/ 39)

Böylece onun (Süleymanın) ölümüne karar verdiğimiz zaman ölümünü onlara asasını yemekte olan bir ağaç kurdundan başkası haber vermedi. Artık o yere yıkılıp-düşünce açıkca ortaya çıktı ki şayet cinler gaybı bilmiş olsalardı böylesine aşağılanıcı bir azab içinde kalıp-yaşamazlardı. (34/14)

(Melekler) Derler ki: "Sen yücesin bizim velimiz sensin onlar değil. Hayır, onlar cinlere tapıyordu ve çoğu onlara iman etmişlerdi." (34/41)

Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Oysa andolsun cinler de onların gerçekten (azab için getirilip) hazır bulundurulacaklarını bilmişlerdir. (37/158)

İnkâr edenler dediler ki: "Rabbimiz cinlerden ve insanlardan bizi saptırmış olanları bize göster ayaklarımızın altına alalım en aşağılarda bulunanlardan olsunlar." (41/29)

İşte bunlar, cinlerden ve insanlardan kendilerinden evvel gelip-geçmiş ümmetler içinde (azab) sözü üzerlerine hak olmuş kimselerdir. Gerçekten onlar ziyana uğrayanlardır. (46/18)

Hani cinlerden birkaçını Kur´an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler. (46/29)

Dediler ki: "Ey kavmimiz gerçekten biz Musa´dan sonra indirilen kendinden öncekileri doğrulayan bir kitap dinledik; hakka ve doğru olan yola yöneltip-iletmektedir." (46/30)

Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım. (51/56)

Cann´ı (cinni) da ´yalın-dumansız bir ateşten´ yarattı. (55/15)

Ey cin ve ins toplulukları eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp-geçmeye güç yetirebilirseniz hemen aşın; ancak ´üstün bir güç (sultan)´ olmaksızın aşamazsınız. (55/33)

İkinizin de üzerine ateşten yalın bir alev ve (bakır gibi erimiş) kıpkızıl bir duman salıverilir de kurtulup başaramazsınız´. (55/35)

İşte o gün ne insana ne cinne günahından sorulmaz. (55/39)

Orada, bakışlarını yalnızca eşlerine çevirmiş kadınlar vardır ki bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (55/56)

Bunlardan önce kendilerine ne bir insan ne bir cin dokunmuştur. (55/74)

De ki: "Bana gerçekten şu vahyolundu: Cinlerden bir grup dinleyip de şöyle demişler: "Doğrusu biz (büyük) hayranlık uyandıran bir Kur´an dinledik" (72/1)

"O (Kur´an,) ´gerçeğe ve doğruya´ yöneltip-iletiyor. Bu yüzden ona iman ettik. Bundan böyle Rabbimize hiç kimseyi ortak koşmayacağız." (72/2)

"Elbette Rabbimizin şanı yücedir. O ne bir eş edinmiştir ne de bir çocuk. (72/3)

"Doğrusu şu: Bizim beyinsizlerimiz Allah´a karşı ´bir sürü saçma şeyler´ söylemişler." (72/4)

"Oysa biz, insanların ve cinlerin Allah´a karşı asla yalan söylemeyeceklerini sanmıştık." (72/5)

"Bir de şu gerçek var: İnsanlardan bazı adamlar cinlerden bazı adamlara sığınırlardı. Öyle ki onların azgınlıklarını arttırırlardı." (72/6)

"Ve onlar sizin de sandığınız gibi Allah´ın hiç kimseyi kesin olarak diriltmeyeceğini sanmışlardı." (72/7)

"Doğrusu biz, göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk." (72/8)

"Oysa gerçekte biz, dinlemek için onun oturma yerlerinde otururduk. Ama şimdi kim dinleyecek olsa (hemen) kendisini izleyen bir şihab bulur." (72/9)

"Doğrusu bilmiyoruz; yeryüzünde olanlara bir kötülük mü istendi yoksa Rableri kendileri için (doğruya iletici) bir hayır mı diledi?" (72/10)

"Gerçek şu ki, bizden salih olanlar vardır ve bunun dışında (ya da aşağısında) olanlar da. Biz türlü türlü yolların fırkaları olmuşuz." (72/11)

"Biz, şüphesiz Allah´ı yeryüzünde asla aciz bırakamayacağımızı kaçmak suretiyle de O´nu hiçbir şekilde aciz bırakamayacağımızı anladık." (72/12)

"Elbette biz, o yol gösterici (Kur´an´ı) işitince ona iman ettik. Artık kim Rabbine iman ederse o ne (ecrinin) eksileceğinden korkar ve ne de haksızlığa uğrayacağından." (72/13)

"Ve elbette, bizden Müslüman olanlar da var zulmedenler de. İşte (Allah´a) teslim olanlar artık onlar ´gerçeği ve doğruyu´ araştırıp-bulanlardır." (72/14)

"Zulmedenler ise, onlar da cehennem için odun olmuşlardır. (72/15)

Ki o, insanların göğüslerine vesvese verir (içlerine kuşku kuruntu fısıldar); (114/5)

Gerek cinlerden gerekse insanlardan (olan her hannas´tan Allah´a sığınırım). (114/6)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3039
favori
like
share
ultimatom Tarih: 06.07.2009 11:44
Emeğine sağlık ...