Trekking Nedir - Doğa Sporları - Trekking - Doğa Sporları - Trekking Çeşitleri




Trekking, doğada yapılan yürüyüşlere genel olarak verilen isimdir.
İngilizce kökenlidir. Esası motorsuz araçlarla ve yük hayvanları ile yapılan iz sürme, patika takibi, dağ ve doğa geçişleri ve yürüyüşleridir. Trekking bir eğlence turu değildir. Belirli zorluklar içerir, konforlu değildir, daha çok spora dayalıdır. Bu sebeple trekkingi turizm turları ile karıştırmamak gerekir. Tur daha geniş kapsamlı bir faaliyettir.

Tarihine de bakıldığında 19. y.y' da beliren naturalist akımla birlikte insanlar özellikle keşfetmek ve öğrenmek için doğaya gitmeye başlamış, bununla da beraber trekking grupları, hatta kulüpler oluşmuştur.

Şehir ve insan hayatının her açıdan gittikçe kirlenmekte olduğu bir gerçektir. Günümüz insanları olarak da şöyle bir hayatımıza baktığımızda; şehrin boğuculuğu içinde bir hayat sürerek yaşamakta, sonuçta doğal güdülerimizden, hislerimizden azar azar uzaklaşmakta olduğumuzu görürüz. Ancak her ne kadar şehir içinde yaşasak da, yine de doğaya olan bir merak vardır içimizde. Doğaya çıkmak, doğanın dinginliğini ve temizliğini görmek insanın içyapısında hissedilen bir ferahlamaya neden olur ve bu tekrarlandıkça şehirden ruhen kopmalar ve kendi iç hissiyatına geri dönüşler başlar. İşte Trekking ya da doğa yürüyüşleri insana doğayı ve kendini keşfettiren, tanıtan ve öğreten bir eğiticidir. Doğa yürüyüşleri işte bu ihtiyaçlarımızı karşılamak için en güzel adımları sağlar bize.

Genelde temiz hava almak, spor yapmak, sağlığımızı korumak, fotoğraflamak, keşfetmek, anlamaya çalışmak, doğa ile iç içe yaşamayı öğrenmek gibi türlü sebeplerle doğada yürüyüşler yaparız. Bu yürüyüşleri doğa ile uyum içinde yapılan geziler olarak algılamalı ve yeni bölgeleri keşfetmek için yapmaya devam etmeliyiz. Sadece bir hedefe varmak için yapılan yarış gibi değerlendirmek, trekking ruhuna uymamaktadır.

Trekking özellikle, doğanın yakından görülerek, detaylı incelenerek, sürekli güç sarf edilerek, irade gösterilerek yapılan bir yürüyüş ve keşif aracı olduğu için, araçlarla yapılan doğa turlarına göre daha üstündür. En önemli özelliği de kişinin iradesini ve dayanıklılığını kuvvetlendirmesidir.

İnsanın sağlığını korumak, kendine olan güvenini kaybetmemek, doğaya olan sevgisini artırmak için uzun seneler zevkle yapacağı yegâne spordur. Araştırmalar düzenli, tempolu ve devamlı bir yürüyüş yaşantısının önce fizyolojik ve akabinde psikolojik değerinin olduğunu kesin olarak göstermektedir. Ortalama 1 saatlik bir doğa yürüyüşü 500 kalori yaktırmaktadır. Kasları güçlendirir ve endorfin miktarını çoğaltıp strestesin azalmasını sağlar.

Trekking özel bir yetenek gerektirmez. Yediden yetmişe sağlıklı olan herkes yapabilir. Batı ülkelerinde ihtiyarlar tarafından daha fazla rağbet görmektedir. Trekkinge grup olarak veya yalnız gidilmek isteniyorsa bu işi yapan seyahat acentalarına başvurarak çeşitli trekking gezilerine katılmak mümkün. Yok eğer acenta kanalı istenmiyorsa en azından kampçılık deneyimi olan ve bölgeyi bilen bir kişinin rehberlik ve liderlik yapması doğru olur ( Yine de trekking eğitimi almak doğru olanıdır ). Çeşitli trekking tipleri ve bunlara bağlı zorluk dereceleri vardır.


Trekking Çeşitleri


Trekking ismi genel olarak kullanılsa da farklı çeşitleri ve yan stilleri vardır. Klasik ve asıl trekking yürüyüşünün içinde rehberin yanı sıra yardımcı rehber, yük hayvanları veya dağcılıktaki sherpa gibi taşıyıcı insanlar ve aşçı bulunur. Burada yürüyüşçüler sadece yürümektedir. Bu tip doğa yürüyüşleri dünyada ve ülkemizde bazı yerlerde halen yapılmaktadır. Ama daha çok yapılmakta olan ( bence de olması gerektiği gibi ) trekking, yürüyüşçünün yükünü tamamen kendisinin taşıdığı, meşakkatine de kendisinin katlandığı türdür. Çok yapılmayan iki trekking türünün de birincisi keşif/macera yürüyüşleri, ikincisi de daha çok zorlu çıkışları içeren devamlı yükselerek yapılan dağcılık gibi olan trekkingdir.

Dayhiking : Günübirlik doğa yürüyüşleri. Genelde orman patikalarında yapılmaktadır.
Hiking : Genelde yaylalarda yapılan, gerektiğinde konaklama da yapılan sırt çantalı orta yürüyüşler.
Backpacking: Konaklamalı, genelde dağcılık maksatlı sırt çantalı uzun yürüyüşlerdir.

Ormanda Trekking

Ormanda yapılan trekkingler çoğunlukla vadi tabanına yakın yerlerde ve patikalarda yapılırlar. En çok yapılan trekking yeridir. Ormanda dikkat edilmesi gereken en önemli şey sık bitki örtüsü içinde kaybolmamaya çalışmaktır. Patika veya izleri kaybetmeden gitmeye dikkat etmek gerekir. Sık ve alçak bitki örtülerinin içine girmemeli ve önde giden yürüyüşçü ile aradaki mesafeyi 2 m .nin üstüne çıkarmamalıdır. İyi bir rehberin orman yaban hayatını ve bitki örtüsünü de bilmesi beklenir.

Çölde Trekking

Çölde trekking sık yapılmamaktadır. Özellikle ülkemizde çöl trekkingi olarak yapılacak bir bölge mevcut değildir. Yüksek gelir grubu genelde Afrika kıtasındaki çöllerde safari tarzı trekkingler düzenletmekte veya olan organizasyonlara katılmaktadırlar. Çöl trekkinginin temel ulaşım vasıtası genelde deve ve at olmaktadır. Nadiren çöl araçları kullanılmaktadır. Çöl trekkingini en çok düzenleyen ülke Fransa’dır. Çölde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, sıcak çarpması, su kaybı ( dehidrasyon ) ve kondisyondur. Çölü iyi tanıyan rehberler gerekmektedir.

Dağlık Alanda Trekking

Zaten genelde dağcılığa girmektedir. Kondisyona ve malzemeye dayalı bir spordur. Kayalara, çarşak bölgelere, yükseklerdeki soğuğa, hipotermiye ve düşmemeye dikkat etmek gerekir. Rota ve bölgeyi iyi bilen bir dağcının veya mihmandarın rehberliğinde yapılmaktadır.

Açık Alanda ( geniş yayla ve ovalarda ) Trekking

Yaylalar arası geçişler ve yürüyüşlerdir. Çoğunlukla kamplıdır. Dikkat edilmesi gerekenler genelde çoban köpekleri ve açık hava şartlarıdır.

Kanyon veya Dere Yatağında Trekking

Oldukça zorlu, özellikle kanyon geçişlerinde daha fazla teknik bilgi gerektiren, kondisyon ve efor sarf ettiren, malzemeye dayalı bir aktivitedir. Dikkat edilmesi gerekenler düşebilecek kayalar, suların sürükleyip sıkıştırdığı kütükler, ıslak kaya ve zeminler, çatlaklar, yarıklar ve uzun süre ıslak kalma durumunda oluşabilecek üşütmedir.

Rotalı Yürüyüşler

Belirli bir güzergâhı ve rotası olan, harita, pusula, GPS gibi navigasyon malzemelerinin kullanıldığı, uzun, konaklamalı, keşif maksadı da taşıyan, ormanlık ve dağlık arazide yapılan yürüyüş tipidir. Dikkat edilmesi gerekenler kaybolmamak, rotayı doğru okumak ve kondisyondur. Harita ve arazi bilgisi yüksek bir rehberin olması gerekir.

Rotasız Keşif / Macera Yürüyüşleri

Özellikle ormanlık ve dağlık alanlarda yapılan, belli bir rotası olmayan, keşfe dayalı, kamp donanımı gerektiren süresi sınırlandırılmamış, yüksek dikkat, efor ve kondisyon isteyen yürüyüşlerdir. Rehber bile nelerle karşılaşacağını bilmez. Dikkat edilmesi gerekenler yaralanmamak ve malzeme kaybına neden olmamaktır. Hazırlığın çok iyi yapılması ve ruhen hazırlanılması gerekir. İlkyardım kiti her yürüyüşçüde ayrı ayrı olmalıdır. Rehberin orman bilgisi, hayatta kalma ve avcılık deneyimlerinin olması faydalıdır.

Kış ( kar ) Yürüyüşleri

Kış yürüyüşleri biraz daha fazla efor ve malzeme gerektirir. Kışın vücut, kar üzerinde yürüyüşte daha çok yorulur, bunun nedeni taşınan malzemelerin ağırlığının artması ve soğuğun vücudu daha çok zorlamasıdır. Soğuk, ıslak ve kar kışın yapılan doğa yürüyüşlerine en fazla etki eden etmenlerdir. Kalorisi yüksek karbonhidratlı yiyecekler yemeli ve terleme olayına çok daha fazla dikkat etmelidir. Kışın yapılan yürüyüşler çok daha iyi plânlama ve zamanlama gerektirir.

Trekking sporuna yeni başlayacak olanların en düşük zorluk derecesinden başlamaları salık verilir. Kondisyonları iyi de olsa işin alışkanlığı ve hissiyatı açısından bu gereklidir. Hatta ara vermiş olanlar bile ne kadar zor parkurlar geçmiş olurlarsa olsunlar, hatırlamak için ısınma parkuru niyetine seviyelerinin bir iki derece gerisinden başlamaları faydalarınadır. Kimi zaman bu durum, işine ara vermiş rehberler için bile gereklidir.

1 den 6 ya kadar sınıflandırılmış zorluk dereceleri vardır:

Zorluk Derecesi 1: Yürüyüş eğimi azdır. Yükselme yani çıkış çok az yapılmaktadır. Çıkışlar 100 mt.yi geçmez. Patikalar geniştir. Toplam yürüyüş süresi 2 saati geçmez. Yürüyüşlere yeni başlayanlar ve sağlık problemleri olmayan herkes katılabilir.

Zorluk Derecesi 2: Yürüyüş eğimi azdır. Toplamda 300 mt.yi geçmeyen hafif çıkışlar içerir. Zorluk derecesi 1 olan parkurlardan farkı genelde süresidir. Toplam yürüyüş süresi 3,5 saati geçmez. Birkaç hafif yürüyüşe katılmış herkese uygundur.

Zorluk Derecesi 3: Yürüyüş eğimi artık artmaktadır. 500 mt.yi geçmeyen çıkışlar içerir. Daha dar patikalardan, bazen sık ormanlık alanlardan daha çarşak bölgelerden geçmek gerekebilir. Islak geçişlerde yoğunlaşmaktadır. Toplam yürüyüş süresi 5 saati geçmez. Yürüyüşler kondisyonu iyi olan ve yürüyüş deneyimi de olan herkese uygundur.

Zorluk Derecesi 4: Yürüyüş eğimi fazlalaşmaya başlar. Çıkışlar 700 mt.yi bulmaktadır.Patikalar iyice bozuktur, bazı yerlerde yoktur. Ormanlık alan varsa daha sık olmaktadır. Daha kayalık ve çarşak arazide yol alınmaktadır. Toplam yürüyüş süresi 6,5 saati geçmez. Sportif ve kondisyonu iyi olan kişilere uygundur.

Zorluk Derecesi 5: Yürüyüş eğimi artık zorlu ve fazladır. Çıkışlar 1000 mt.yi de geçmeye başlar. Sert yapılı, taşlık, kayalık ve patikasız alanlardan gidilmektedir. Ormanlık alanları oldukça zorludur. Islak geçişler de mevcuttur. Rehberin oldukça deneyimli olması gerekir. Toplam yürüyüş süresi 8 saati bulmaktadır. Teknik çıkışlar içermemesine rağmen bu zorluk derecesi yüksek yürüyüş sportif, tecrübeli ve kondisyonu iyi deneyimli yürüyüşçüler için uygundur.

Zorluk Derecesi 6: Bol eğimli, çıkışları ve inişleri fazla olan, çıkışları 1500 mt. yi bulabilen, uzun süreli rota takibi gerektiren. Zorlu arazi şartlarında ilerlenen yürüyüşlerdir. Gerektiğinde konaklama yani kamp yapılabilmektedir. Yürüyüş süresi 8 saat ve üzeri olmaktadır. Deneyim, dikkat, kondisyon, bilgi ve disiplin gerektirir.


Trekking aslında tüm sene boyunca yapılabilir. Bunu alışkanlık ve kendine bir branş sporu haline getirenler mevsim gözetmezler. Onlar için yaşamlarının bir parçasıdır. Trekkingin tüm zorluklarından da zevk almaktadırlar. Ancak devamlı bir spor yerine arada bir zindelik kazanmak ve temiz hava almak için yapanlara, iklimin güzelliği, ferahlığı ve fotoğrafik manzara vermesi açısından İlkbahar ve Sonbahar mevsimleri, Mart, Nisan, Mayıs ve Eylül, Ekim, Kasım ayları tavsiye edilir.


GerekliEkipman


Çok derin açıklama ve detaylara girmeden Trekking sporunda kullanılacak malzemeleri bir tanıyalım. Daha fazla bilgileri doğa sporları ile ilgili faaliyet veren kuruluşların, derneklerin sitelerinde ve piyasadaki eğitim kitaplarında bulabilirsiniz.

Her faaliyetin, her sporun kendine göre malzemeleri vardır. Bu malzemeleri mevsim ve bölge gözetmeden olmazsa olmazlar, mevsim ve yere göre de gerekecek malzemeler olarak ayırarak kullanırız.

Malzeme seçiminde dikkate alınması gereken en önemli husus; malzemelerin maksada uygunlukları, çok amaçlılıkları, sağlamlıkları ve hafifliklerinin göz önünde bulundurulmasıdır.

Malzemelerde doğru olanı kullanmak kadar akılcı olarak da seçim yapmak gerekir.

Trekkingde öncelikli malzeme giyimdir. Bunun nedeni yürüyüşte en önemli şeyin vücut sağlığı olduğudur. Vücut sağlığını bozmayacak rahatlıkta ve ferahlıkta giyim malzemeleri gereklidir.

Trekking de konaklama, yani kampta yapabileceğimiz için kamp malzemeleri de gerekmektedir. Açıklamasını yaptığımız tüm kamp malzemeleri kampçılığın temel ABC malzemeleridir. Standart malzemeler olarak ele aldık ancak konfor isteğinize ve şartlarınıza göre çeşitlendirmek sizin elinizde. Kitabın sonunda tam liste verdik faydalı olacaktır.

Şimdi önem sırasına göre malzemelerimizi tanıyalım.

Standart ( Olmazsa Olmaz ) Malzemeler :

* Aşağıda listesi bulunan malzemeler olmadan doğada yürüyüşe çıkmayın ve bu malzemeleri kullanmakta ustalaşın.

Yürüyüş için ortopedik, ayağa ve yere iyi tutunan yürüyüş botu ( mevsime göre bot seçilmelidir. )

Yazlık botun çok iyi havalandırma sağlaması, bileği koruması ama hafif ve yumuşak olması gerekir. Gore-Tex botlar yazın uygun değildir, botun tozdan ve kirden özel membranı zarar görür. Güneşin zararlı ışınları da Gore-Tex astar için zararlıdır.

En iyi yazlık trekking botları cordura kumaş ve süet deri olarak üretilenlerdir. Kışın yapılacak yürüyüşlerde kullanılacak botların da suya dayanıklı, tabanları sağlam ve dişli olması tercih edilmelidir. Gore-Tex botlar tercih edilmelidir. Pahalı bulanlar deri botlarını Wax’layarak su geçirmez hale getirebilirler.

Su şişesi veya matarası ( alüminyum olmalı )

Yanınızda taşıdığınız su bitebilir, temiz bir su kaynağı bulduğunuzda sağlam bir su kabına ihtiyacınız olacaktır. Her zaman bir matara sahibi olmak pet şişe ile su götürmekten daha iyidir. Pet şişenin kendini çöp gibi göstermek ve attırmak özelliği bilinen bir gerçektir.

Size tavsiyem plâstik veya alüminyum askeri mataraları kullanmayın. Boş halde bile ağır olurlar. En iyi seçim, SIGG marka veya muadili alüminyum su şişeleri ile NALGENE marka koku yapmayan ve extreme ısı farklılıklarına dayanıklı Lexan plâstikten yapılmış geniş ağızlı su mataraları olacaktır.

Düdük

Gruptan kopabilirsiniz, kaybolabilirsiniz, bir yere yuvarlanıp bir yerinizi yaralayabilirsiniz. Ne ile diğer yürüyüşçüleri uyarıp, yerinizi belli edeceksiniz? Düdüğün tiz sesi sizin sesinizden üstündür ve daha uzaklardan duyulabilir. Bulabilirseniz bir tarafı termometreli bir tarafı pusulalı modelleri tercih edin ve düdüğünüzü kesinlikle bir iple boynunuza veya gömleğinizin düğmesine asın, asla da kaybetmeyin.

Çakı

Her zaman gerekli olmaktadır. Hayatta kalma durumuna girildiğinde bir çakı ile barınak yapılabilmekte ve bir geyik bile avlanabilmektedir. Tercihiniz daima av çakısından veya bir doğa sporcusu için daha da iyisi çok maksatlı penselerden yana olsun.

Pusula ( büyük veya küçük fark etmez )

Basit bir yürüyüşte yürüyüşe hangi istikametten başladığınızı bilmeniz gerekir. Yönünüzü muhafaza etmek için gereklidir. Tam bir pusula almak istiyorsanız, tercihiniz her zaman SILVA tip veya mercekli askeri pusulalar olmalıdır. Pusulasız doğa sporcusu olmaz.

Şapka

Yaz/Kış gereklidir. Bir şapka ile güneşin altında en az iki saat daha fazla kalabilirsiniz. Çok soğuk bir ortamda da ısı kaybınızı asgari düzeyde tutabilirsiniz. Geniş kenarlı şapkalar Yaz/Kış idealdir.

Ateş başlatıcı malzeme ( kibrit, çakmak, varsa magnezyum çubuğu v.b. )

Yürüyüşte suya düştünüz, hava güneşli ama esinti fazla veya akşam karanlığında kayboldunuz. Ateş en büyük kurtarıcıların başında gelir. Suya dayanıklı veya ıslanmaya karşı önlem alınmış malzemeler kullanın. Normal bir kibriti balmumuyla veya üzerine mum eriterek su geçirmez hale getirebilirsiniz.

Rüzgârlık veya yağmurluk

Molalarda terli halde esintide kalabilirsiniz, böyle bir durumda bir rüzgârlık hayat kurtarıcı olacaktır. Hava bir anda döner ve sağanak verebilir, yanınızda getirdiğiniz yağmurluk hele hele en iyisi bir panço sizi koruyacaktır. Pançolar çadır olarak bile işlem görebilir. Doğada garanti diye bir kelime yoktur. Garantinizi siz sağlamaya çalışın.

Sırt çantası

Yazın daha ufak, kışın biraz daha büyük çanta kullanılır. Yazın içine koyulacak malzeme miktarı kışa göre biraz daha az olduğu için 35 Lt. lik bir çanta yeterlidir. Kışın ise 40 Lt. den başlayan çantalar sağlıklıdır. Çantalarınızın yanlarında mutlaka su şişesi veya matara cebi olmalıdır. ( Kamp malzemeleri bölümünde biraz daha detaylı açıklanmıştır )

Ek gıda ve İlk yardım kiti

Dönüş yoluna kadar yemeyi en sona bırakacağınız küçük bir konserve yeterlidir.
Ufak sıyrıklarda bile doğada enfeksiyon kapmak mümkündür. Mutlaka ufak bir ilk yardım paketi taşıyın. Yara bandı ve sargı bezi dahi kâfi gelmektedir. ( İlkyardım kısmında daha detaylı anlatılmıştır )

Mevsim ve Bölgeye Göre ( Gerekecek ) Malzemeler:

( Duruma ve ihtiyaca göre kullanılan malzemelerdir. )

Bere, eldiven, balaklava ( maske )
İç giyim
Orta giyim
Dış giyim
Baton
Tozluk
Mayo, şort
Spor ayakkabısı, sandalet
Dudak kremi, güneş kremi
Güneş gözlüğü
Alın veya el feneri

Kamp Kurma Durumunda Kullanılacak Malzemeler:

Kamp malzemelerinin ABC ( temel ) listesini önem sırasına göre sıralayacak olursak;
Uyku tulumu
Mat
Sırt çantası
Çadır
Kamp mutfak seti
Kamp ocağı



Giyim


Doğa yürüyüşçüsü ve sporcuları aktivite süresince vücut ısılarını dengede tutmalı ve korumalıdırlar. Vücudun Hipotermiye ( vücudun aşırı soğuması ) ve Dehidrasyona ( vücudun aşırı su kaybı ) uğramasına izin vermemek gereklidir. Ani değişen hava şartlarına çabuk tepki göstermek gerekir. Bu yüzden özellikle doğa sporları ile ilgilenenler giyimlerini katmanlar halinde uygulamaya dikkat etmelidir. Bu tarz giyim vücut için regülatör görevi görecektir. Önem sırası içten dışa doğrudur. İçten dışa doğru katmanlar halinde giyinmesinin nedeni; Vücut ısısı yükseldikçe kademe kademe soyunarak yükselen ısıyı azaltmak ve terlemeyi kontrol altına almak, vücut ısısı düştükçe de kademe kademe giyinerek düşen ısıyı yükseltmek ve soğumayı kontrol altına almaktır. Sonuçta vücut ısısı dengede tutulmaya devam edilmiş olacaktır. İç çamaşırı üzerine giyilmiş kalın bir kazağı terlediğinizde çıkarmanız gerektiğinde çok çabuk üşüyeceksiniz ve tekrar giymek zorunda kalacaksınız, tek katınız bu olduğu sürece hastalık peşinizden ayrılmaz. Ancak ince ama fazla katlar halinde giyindiğinizde ısınızı istediğiniz gibi dengeleyebileceksiniz.

Doğada giyimimizi iki duruma göre daha ayarlayabiliriz; Birincisi “Hareket Halinde Giyim”, ikincisi “Mola Anındaki Giyim”

Vücudumuzun yürüyüş sırasındaki ısınmasından dolayı teleme ve yorgunluk oluşur. Bunu kontrol altına alacak bir giyim tekniği uygulamamız gerekir. Buda katları teker teker çıkarmaktır.

Molalarda da, kan dolaşımımız yavaşlayacağı için vücut ısımız süratle düşmeye başlar burada da bunu önlemek gereklidir. Çıkardığımız katları teker teker giymek gerekir.

İç katman giyim, orta katman giyim ve dış katman giyim olarak üç kısma ayrılır. Katmanları inceledikçe daha detaylı anlayacaksınız.

İç Katman Giyim: Ana kattır. Vücudumuzu kuru tutacak asıl katman budur. Son derece sağlıklı iç giyimi kullanmamız gerekir. Önemli olan iç katman giyimin ter buharını vücuttan uzaklaştırarak, vücudun kuru kalmasını sağlamasıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta iç giyimin vücudumuzu sıkmayacak ama saracak şekilde uygulanmasıdır. Bundan da sebep, teri daha çabuk vücuttan uzaklaştıracak şekilde tene temas etmesi gerekliliğidir. İç giyime; İç çamaşırları ve bunların üzerine içlik dediğimiz uzun kollu ve paçalı giyim girmektedir. İç çamaşırlarınızda sentetik kullanacaksınız anti-alerjik olanları tercih edin. İçliklerinizde de özel üretilmiş sentetik ürünler kullanmaya dikkat edin.

Orta Katman Giyim: Vücudumuzu sıcak tutacak katmandır. Isı yalıtımı ve temiz kuru hava sirkülasyonu yüksek olmalıdır. Sık kullanılan adı Polar olan Fleece kumaş veya sentetik yün karışımı kumaştan giyimler tercih edilmelidir. Islandıkları zaman ısı yalıtım özelliklerini çabuk kaybetmeyen malzemelerdir. Vücuda sıkmayan, rahat ve bol şekilde giyilmesi hem kan dolaşımı açısından, hem de ısı yalıtımına katkı açısından gereklidir. Polar tip kazaklarda fermuarlı olanları tercih edin. Fazla ısındığınızda çıkartmadan sadece önünüzü açmanız bile şaşılacak kadar fark ettirecektir, polar malzemenin özelliğini daha iyi anlamanızı sağlayacaktır.

Yazın yapılacak yürüyüşlerde de kalın keten kumaştan safari tip gömlek ve pantolonları tercih edin.

Dış Katman Giyim: Vücudumuzu rüzgârdan, alt giyimimizi de ıslaktan koruyacak giyimdir. Su ve rüzgâr geçirmeyen ama ter buharını da dışarı veren, yani solunum yapabilen giyim tercih edilir. Yoğunlaşmaya neden olduğu için Nylonu sadece sağanak yağışta kullanmaya tercih edin.

Örnek Yürüyüş Giyimleri:

İlkbahar ve Sonbahar Mevsiminde ;

- S-Shirt, polar anorak, sentetik pantolon, rüzgârlık, yağmurluk, şapka.

Yaz Mevsiminde ;

- T-Shirt, keten safari gömlek, keten/pamuklu safari pantolon, rüzgârlık, şapka.

Kış Mevsiminde ;

- S-Shirt, polar anorak, su geçirmez parka, yağmurluk, bere, eldiven.

Asla Kullanılmayacaklar:
Kot pantolon ( pamuklu olup çabuk ıslanır ve kuruması çok zordur ve sert olduğu için rahatsızlık verir )
Pamuklu çorap ( çabuk nem toplar ve zor kurur. Üşütmeye başlar )
Mokasen ayakkabı ( Komik ve sağlıksızdır )
Kalın yün kazak ( Fazla ısındığınızda çıkardığınız zaman üstünüzde başka bir şey olmayacaktır. Tek başına kalın bir yün kazak yerine birkaç kat ince giysi giymeniz daha doğru olandır )
Deri eldiven ( Çok su tutar ve kuruması zordur )

Giyimde Gereken Temel Özellikler:

- Hafif olması ve az yer kaplaması
- Sıcak tutması
- Az nemlenmesi ve kolayca kuruyabilmesi
- Ter buharını dışarı verebilmesi
- Rüzgar ve yağmura karşı koruyucu olması
- Rahat ve hareketleri kısıtlayıcı olmaması
- Giyilip çıkartılmasının kolay olması

- Aşınmaya dayanıklı olması

* Pamuklu kumaş çabuk nem toplar ve kuruması uzun sürer. Üşütür. Bu yüzden doğa sporlarının dışlanmış kumaşıdır.

* Doğa sporlarında kullandığımız kumaşlar genellikle; Meraklon (polypropylene), polyamid,polar ( Fleece ) ve yün olmaktadır.

BATON:

Kayakçıların ana malzemelerindendir ancak bugün daha değişik modellerde ( uzatılıp kısaltılabilen teleskopik ) üretilenleri artık dağcıların ve yürüyüşçülerin de sık kullandıkları destek malzemeleri olmuştur. Sırt çantalı veya sırt çantasız yürüyüşlerde, özellikle uzun mesafeli yürüyüşlerde yorgunluğu azaltan, vücudumuzun yükle olan ağırlını dengelemeye yardımcı olan ve artık gerekli olmaya başlayan bir yardımcıdır.

Yorulma durumunda dayanılan, travers geçişlerde ( yan yamaç yürüyüşü ) emniyet desteği veren, vücuda binen ağırlığı dağıtan faydalı bir alet.

Kayak batonlarına çok benzer, farkı iç içe geçirilerek teleskopik özellik kazandırılmış olmasıdır. Bundan amaç sırt çantamızda gereksiz uzunluk yapmaması ve baton kullanılamayacak yerlerde uzunluğuyla engel teşkil etmesin diye taşıma kolaylığı sağlamaktır. Karbon oranı yüksek hafif alüminyumdan üretilmişlerdir. Kayak batonlarından biraz daha hafiftirler. Uzatılınca geçme noktaları sıkıştırılabilecek şekilde içeriden yiv ve setlendirilmiştir.

Uçları sert bir metal alaşımından ( en iyisi tungsten ), sap kısmı rahat bir kavrayış yapabilecek şekilde ergonomik ve avuç içi terlemede kaymayacak şekilde kaliteli sünger gibi bir malzemeden imaldir.

Özellikle, yüklü bir sırt çantası ile eğimi yüksek bir yamaç veya sırt çıkışında ( veya inişinde ) fazlaca güç sarf edilir ve kimi zaman yükün ağılığından dolayı denge bozulur. Yükün dengemizi bozması kaymalara, düşmeler neden olabilir. (Yürüyüşçü 65 kg .)+ (Sırt çantası 20 kg .)= toplam ağırlık 85 kg . olur. Bacaklarımızın ( tahmini ağırlığını (2x10 kg.) hesaba katmazsak ) taşıyacağı üst vücut ve çantanın toplam ağırlığı ortalama 65- 70 kg .dır. 20 kg . ağırlığa sahip sırt çantası 1 saat sonra iki katı ağırlığa ulaşmış hissi verecektir. Bu da kasların yorulmasından kaynaklanmaktadır. Sonuçta bacaklarımıza 85 kg . toplam + 20 kg . hissi ağırlık= 105 kg .a ulaşan bir ağırlık yüklenecektir. Bacaklarımız bu ağırlığı taşımaktadır ve her adım atışta tek bir bacak iki bacağa etki eden bu ağırlığı, kaldırılan diğer bacağın ağırlığıyla birlikte tek başına taşıyacaktır. Yani, tek bir bacağa düşen yük ortalama (105+10)=115 kg. olacaktır. En ufak bir kaymada düşmek kaçınılmaz olacaktır ve sırt çantası ile düşmeler daha tehlikelidir.

Batonların Teknik Olarak Faydaları;
Toplam ağırlığı ( Yürüyüşçü + Yük ), kollarımız aracılığı ile dağıtacak ve yere aktaracaktır ( iki batonla takriben yükün 1/5 ağırlığını ) bu da önemli bir orandır.
Her adım atmada da yükün ağırlığının tek bacak üzerine kısa süreli binmesinde bacağa destek olacak yine yükün ağırlığını dağıtacak ve yere aktaracaktır ( iki batonla takriben yükün yine 1/5 ağırlığını ) yalnız bu sefer batonlara ve kollara daha fazla yüklenilecektir.

İniş daha acılıdır yükün ağırlığı en az 200 kiloya denk olacaktır. Burada batonlar toplam ağırlığın 2/5 sini karşılayacaktır. Ayrıca batonlar denge bozulmasında muhtemel düşme noktamıza dayanak olacaktır ( Dört ayaklıymışız gibi )

Ayrıca, ayakta dinlenme anında masaya dayanmış gibi batonlara yüklenerek, fevkalade fark edecek kısa bir dinlenme sağlanabilecektir. Bacaklarımızın taşıdığı toplam ağırlığın bu sefer de 3/5 kısmını yere aktaracaktır. Yine çıkışlarda asılırcasına tutamaklarımız olacaktır.

Tozluk:

Özellikle kar içi yürüyüşlerde botumuzun içine kar girmesini ve pantolon paçamızın ıslanmasını engelleyen bir malzemedir. Tozluk çalılık ve fazla tozlu alanlarda da işimize yarar. Botumuzla pantolon arasında kalan bilek kısmını korur, içeriye çalı çırpı ve toz girmesine mani olur. Ayak bileğini çok az aşan sığ sulardan hızla geçmek şartıyla da yine botun içine su girmesini büyük oranda önler.

Su geçirmeyen, sık dokulu, cordura kumaştan mamul olanlarını tercih etmelidir. Gore-Tex kumaştan olanlar pahalıdır. Cordura kumaşa özel sıvılar sayesinde daha fazla su geçirmezlik kazandırılabilinir. Fermuarlı olanlar arıza yapabilmektedir. Velcro / Amerikan Fermuar ( cırt bant ) olanlar tercih edilmelidir. Yıprandıkça değiştirilmeleri daha kolaydır.

Mayo – Şort:

Trekking yaparken ıslak geçişler dediğimiz dere, ufak nehir ve sığ göletlerden de geçilebilir. Buralarda ( emniyetine ve derinlik durumuna göre ) yüzmek istenebilir. Yanınızda götüreceğiniz mayo ve şortunuz bu eğlenceyi, serinliği zevkle yaşamanıza olanak verecektir.

Spor Ayakkabısı – Sandalet:

Islak geçişlerde ıslanacak botlarınızı doğal olarak yürüyüş sonrası çıkartacaksınız ya da uzun süren yürüyüş sonrası yorulan ayaklarınızı tozlu ve nemli, içinde sıkıldığınız yürüyüş ayakkabısından kurtarmak isteyeceksiniz yanınızda getireceğiniz spor ayakkabısı zorlanan ayaklarınız için gerekli olacaktır.

Sandalet ıslak geçişi bol olan yerlerde, su içi geçişlerde botlarınızı çıkartmak zorunda kalabilirsiniz. İşte buralarda sandalet faydalı olmaktadır.

Dudak Kremi – Güneş Kremi:

Güneşin yakıcılığı yanında zararlı UV ışınlarına da maruz kalınmaktadır. Bu sıcaklığın kurutuculuğundan ve UV ışınlarının zararlı ışınlarından en az oranda etkilenmek için dudaklarımızı ve cildimizi UV koruyuculuğu yüksek kremlerle korumamız gerekir. Yürüyüşte terleyeceğimiz için vücudumuzda, özellikle yüzümüzde biriken ter damlacıkları mercek görevi görerek tutundukları yerde kahverengi cilt lekelerini oluşturabilirler. İşte UV koruma faktörü yüksek dudak ve güneş kremleri bunu en aza indirecek hatta oluşumunu önleyecektir.

Güneş gözlüğü

Yürüyüş güneşin altında da, karın içinde de olsa gözleriniz için yorucu olacaktır. Güneş ve kar hem gözleri alarak yorar, hem de zararlı UV ışınları yayar. Nerede olursanız olun yürüyüşlerinize güneş gözlüklerinizi mutlaka götürün. Yorulan gözler başınızı ağrıtmaya ve sizi yormaya başlayacaktır. Güneş gözlüğünüzü koruma faktörü en yüksek olanlardan seçin.

Bir de tavsiyemiz polarize etkili güneş gözlüğünü pek kullanmayın, pilotlar bulutun ilk oluşumunu tam göstermediği için, yani fazla polarize ettiği için bu gözlükleri çok fazla kullanmamaktadırlar. Bazı ufak parlamalara doğa sporlarında ihtiyacımız var. Camını kahverengi olanlarda seçerseniz renklerdeki ayırımı daha iyi görebilirsiniz. Mesela yeşilin daha canlı, daha keskin ve kahverengi cisimlerin yeşilliğin içinden daha iyi seçilmesi gibi özellikler.

Alın veya El feneri:

Yanınızda mutlaka bir el feneri götürmeye çalışın, kamp kuracaksanız zaten mecbursunuz. Yedek pillerini de unutmayın. Alın feneri tercihimizdir. Çünkü ellerimizin boşta olması öncelikle iş görme rahatlığı ve emniyet gereğidir.

Geceye kalabiliriz ve yürümeye devam etmek durumunda olduğumuz da bir elde el feneri diğer elde baton olmaz. Düşme eğiliminde iki ele de boş olarak ihtiyaç olacaktır.

Pillere gelince:

Normal piller, çabuk tükenirler ve fazla rağbet görmezler.

Alkalin piller, daha fazla dayanırlar ve enerjileri yüksektir. Ancak soğuk havalardan etkilenir ve bittikçe ışık verme enerjileri hızla düşer.

Nikel Kadmiyumlar, en az 500 kez rahatlıkla şarj edilebilirler. Soğuğa dayanıklıdırlar, fazla etkilenmezler. Ancak enerjileri daha düşüktür.

Tercih etmeniz gereken malzeme; xenon veya krypton ampullü kafa fenerleri olmalıdır. Yanınızda da hem alkalin, hem de nikel kadmiyum pillerden taşımanız doğru olur.


Kamp Malzemeleri


UYKU TULUMLARI:

Uyku tulumları kamp ortamındaki yatağımız, yorganımızdır. O an çadırınız olmasa bile uyku tulumunuz olmalıdır. Bir mağarada da geceleyebilirsiniz. Ama uyku tulumu olmadan olmaz.

Uyku tulumları şekil itibari ile mumya tip ve kare tip olmak üzere ikiye ayrılır. Yapı itibari ile de kuş tüyü ve sentetik olmak üzere ikiye ayrılır. Burada uyku tulumlarına çok kısa değineceğiz. Kumaş ve dolgu maddelerinin tüm detaylarına girmeyeceğiz.

Uyku tulumu alırken tek bir seçenek belirlemek zordur. Bunun nedeni de uyku tulumlarını kullanacağımız ortamların ve iklim şartlarının çeşitliliğidir. Her şart ve iklim için ortak, tek bir uyku tulumu belirleyemeyiz. Sadece tek bir mevsimde sınırlı sayıda faaliyete katılacaklar için seçim, mevsimine uygun tek bir uyku tulumu olacaktır. Ama tüm sene faaliyetlere katılacaklar için yazlık ve kışlık en az 2 adet uyku tulumu olması gerekir. Yazın pike, kışın yorgan gibi. Ekstrem faaliyetler yapmadığınız sürece uyku tulumu seçimleriniz kolay olacaktır. Uyku tulumu alırken genellikle tolerans değerini üst değer kabul edin )

Mumya Tip: Baş kısmı dar, omuz kısmı geniş, ayak kısmı dar olacak şekilde dizayn edilmişlerdir. Isı yalıtımı ve muhafazası yüksektir.

Kare Tip: Uzun bir dikdörtgen şeklindedir, köşelerinin 90 derece oluşundan dolayı kare tip diye anılırlar. Isı yalıtımı ve muhafazası mumya tipe nazaran biraz daha aşağıdadır. Yalnız içinde hareket serbestliği daha fazladır.

Kuştüyü ( Kaz Tüyü ) Uyku Tulumları: Yüksek oranda sıkışabilir, hafiftir ve ısı yalıtımı mükemmeldir. Ancak ıslandığında ısı yalıtımını tamamen kaybeder. Pahalıdırlar.

Sentetik ( Elyaf ) Uyku Tulumları: Daha az sıkıştırılırlar, ağırdırlar ve ısı yalıtımları iyidir. Islandıklarında ısı yalıtımlarını kolay kolay kaybetmezler. Pratik ve ucuzdurlar.

İlgili mevsimlerde tercih edilecek uyku tulumu ısı faktörleri ( Değerler dağlık alanlar dışındaki yerler içindir ):

1- İlkbahar mevsimi ( +5 / 0 / -5 C )
2- Yaz mevsimi için ( +10 / +5 / 0 C )
3- Sonbahar mevsimi için ( 0 / -5 / -10 C )
4- Kış mevsimi için ( -10 / -15 / -20 )
5- Extreme şartlar için ( -20 / -25 / -30 C )

Uyku tulumlarının ısı koruma faktörleri;

Konfor – Tolerans ( Geçiş ) – Koruma

Örnek: +5 (Konfor noktası) / 0 (Tolerans noktası) / -5 (Koruma noktası)

Konfor: Rahat ettiğimiz ısı noktasıdır. Bu derecede hiçbir problem yoktur.

Tolerans: Soğuktan koruyan geçiş noktasıdır. Bu derecede soğuktan korunuruz. Konfor derecesine yakın bir rahatlık sağlar, biraz daha serin kalırız.

Koruma: Donmadan koruyan noktadır. Donmayız ancak oldukça üşürüz.

Dikkat : Uyku tulumu üreticileri ısı faktörlerini belli bir standarda yakın söylerler. Ancak Uyku tulumlarının üzerinde yazan koruma faktörleri, kişinin metabolizmasına ve fizik yapısına göre değişiklik gösterecektir. Yatmadan önce yenen yemeklerin kalori miktarı ve yatmadan önce giyilen giysi bile uyku tulumundaki konforumuzu ve tulumun koruma faktörünü etkileyecektir. -10 C konfor derecesi bulunan bir uyku tulumunda rahat bir gece geçiren kişi, ertesi gece uyku tulumunda aç olarak, uygun olmayan bir giyim ile ve yorgun olarak yattığında üşüyebilir.

Uyku Tulumu İle İlgili Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Uyku tulumunuzu kılıfına asla ıslak veya ter nemli olarak koymayınız.
Gerdirerek, ince oklava yaparak veya katlayarak kılıfına asla koymayınız. Tıkınız. Devamlı gerilen ve katlana aynı yerler yıpranır.
Uzun süre kullanmayacaksınız asarak veya hurç tipi büyük çantalar içinde kabartarak koyunuz.
Uyku tulumunuzu ne şekilde taşırsanız taşıyın, yani çanta içinde veya dışında kendi kılıfına koymadan önce gerçekten su geçirmez bir kılıfa daha koyun.
Uyku tulumu alırken fermuarlarının iç ve dıştan elyaflı kumaş ile yalıtılmış olmasına dikkat edin.
Uyku tulumunuzda asla şort ve T-Shirt ile veya çıplak olarak yatmayın. Uyku tulumunun iç kumaşı direkt olarak teninizle temas etmemeli. Ter buharımızın yanı sıra vücudumuzdan yağ da çıkar ve bu uyku tulumunun iç kumaşının gözeneklerinin tıkanmasına akabinde ısı yalıtımı için gerekli olan solumanın azalmasına neden olur.

MATLAR:

Matlar doğada yataklarımızdır. Uyku tulumunun altına serdiğimiz şiltelere mat denir. Yerden gelen soğuğu vücudumuza iletmeyip, bizim ısımızı da tutarlar.

Kapalı hücre dolgulu dediğimiz köpük matlar ve hava ile şişirilerek kullanılan şişme matlar olarak iki tiptirler.

Şişme matlar pahalıdırlar ve kullanımı daha dikkat gerektirir. Delinebilir. Bir dezavantajları, vücut ısımızla ısınan içerisindeki hava hareket halindedir ve soğuduğunda vücuda iletebilir. Bence tek özellikleri taşıma kolaylığı sağlaması ve çanta dışında ekstra bir çıkıntı vermemesidir. Köpük matlar daha ucuzdurlar 11 – 12 mm . olanlar tercih edilmelidir.

SIRT ÇANTALARI:

Faaliyetlerimizde kullandığımız malzemeleri taşımak için sırt çantalarına ihtiyaç duyarız. Sırt çantaları aktivite çeşitlerine ve aktivite sürelerine göre sınıflandırılıp, ölçülendirilirler. Dağcılık ve Trekking sırt çantaları aslında ayrıdırlar. Aralarında ufak tefek farklar olmasına rağmen birbirlerine benzemektedirler. Ancak dağcılık sırt çantaları daha fazla rağbet görmektedir.

Dağcılık amaçlı çantalarda teknik malzeme monte bağlantıları olmasına karşın, trekking amaçlı çantalarda baton ve su şişesi bağlantı ve cepleri mevcuttur. Dağcı çantalarında daha az, trekkingci çantalarında daha çok cep bulunur.

Çanta alırken, dayanıklı kumaş ve sağlam dikiş teknikleri ile dikilmiş olmasına, mutlaka iç iskelet dediğimiz alüminyum profillerin bulunmasına, ağırlığı kalçaya veren sırt ve bel sisteminin olmasına, bel için enli ve kalın, omuz için yumuşak kolonlara sahip olmasına, çanta içinin fermuar veya büzgü ile birbirinden ayrılan iki bölümlü olmasına ve suya dayanıklı olmasına, çantayı küçültecek sıkıştırma perlonlarına sahip olmasına dikkat etmek gerekir. Dış iskeletli yani metal iskelet üzerine takılan çanta sistemi denge ve emniyet problemleri meydana getirdiğinden tercih edilmemelidir. Zaten bu tip eski çantalar artık üretilmemektedir.

Sırt çantasının büyüklüğü, kullanıcının boyuna da uygun olmalıdır. Boya göre litre.

Yani: 1.70 cm . boya 65 litre çanta idealdir. ( Ancak yinede aktiviteye göre ölçüye dikkat etmek gerekir ).

Yazın günlük yürüyüşlerde : 25 lt.

Kışın günlük yürüyüşlerde : 35 – 40 lt.

Yazın bir gecelik kamplarda : 50 lt.

Kışın bir gecelik kamplarda : 60 – 70 lt.

Özel Ekspedisyonlarda : 70 ve yukarısı.

Sırt Çantasını Yerleştirme :

- Malzemeleri yerleştirirken poşetleme sistemi uygulanmalı.
- Ağır malzemeleri sırta ve alta yakın, hafif malzemeleri de çantanın dışına ve üstüne

doğru yerleştirmeli.
- En son kullanılacak malzeme çantaya önce konulmalı.
- Acil kullanımı olan malzemeler çantanın üst kısmına ve ceplerine konulmalı.
- Ocak yakıtları şişeleri içinde ama aynı zamanda torba içinde çantanın en dış ceplerine yerleştirilmeli.

ÇADIRLAR:

Çadırlar doğaya götürdüğümüz evlerimizdir. Dikkatli seçmemiz gerekir. Çadır seçiminde ilk göz önünde bulundurmamız gereken şey, sağlamlılığı ve hangi maksat için ne tip bir çadır olacağıdır.

Çadırları aktiviteye ve ortamına göre yani, dağcılık, kampçılık, plâj ve kamping bölgesi maksatlarına uygun seçmek gerekir. Plâj çadırı ile dağa, dağ çadırı ile de plâja gidemeyiz.

Çadırlar kullanım alanları gibi yapıları ile de farklılıklar gösterirler. Yapı olarak, üçgen tip, dome denilen kubbe tip, çok kenarlı geodesic dome tip ve kanvas kumaştan yüksek tavanlı sahra tip olmak üzere farklı dizayndadırlar.

Birde kumaş ve sağlamlık açısından ayrılırlar; 3 mevsim, 4 mevsim, 5 mevsim ve extreme şart çadırları olarak. Buradaki olay kumaş kalınlıkları ve su geçirmezlik oranlarıdır. Mevsim rakam oranı yükseldikçe çadırın ortam sağlamlığı ve ağırlığı artmaktadır. Kâğıtların gramajı gibi.

Çadırımızı Nasıl Seçeceğiz:

Öncelikle ne maksatla kullanacağımıza, kaç kişilik olacağına ve ne sıklıkla kampçılık faaliyeti yapacağımıza karar vermemiz gerekmektedir.
Sonra tipine karar vereceğiz.
Malzemesinin kalitesine ve su geçirmezlik durumuna bakacağız. Su geçirmezlikte bakmamız gereken en önemli nokta dikişlerin ısıl sistemle arkadan yalıtılmış olması. Polyester naylon karışım çadırlar iyidir.
Çadırın içine bağdaş kurup oturduğumuzda başımızdan 20 cm . yüksek olmalıdır. Pollerin ( direkler/iskelet/omurga ) alüminyum olanlarını tercih edin. Çadırın içinde de el feneri, düdük, kitap gibi malzeme koymak için cepler olmalıdır.
Çadırı çift kat seçin, yani iç çadır ve dış tente olarak. Tek kat çadırların iç duvarı, gündüz/gece farkından (sıcak/soğuk farkı) ve nefes buharımızdan dolayı yoğunlaşma neticesi terlemekte, yani nemlenmekte ve tabanına akan damlacıklardan sırılsıklam olmaktadır. Çift kat çadırlarda iç çadır hava geçirgen bir kumaştan mamuldür ve tek özelliği nemlenmiş olan dış kattan sizi uzak tutmasıdır. Ayrıca çift kat çadırlar tek kat çadırlara nazaran biraz daha sıcak tutarlar.
Tek kişilik çadırda tek kişi, iki kişilik çadırda iki kişi sadece rahatça yatabilirler. Eşyaların tümüne yer kalmaz. Bu yüzden tek kişi iseniz çift kişilik, iki kişi iseniz üç kişilik çadırlar seçmeniz daha konforlu bir ortam oluşturacaktır
Çadırlarda birde hol veya bagaj dediğimiz, eşya, ayakkabı veya köpeğimiz için bir boşluk olmalıdır.
Tavsiyemiz iki kişilik, dört mevsim, çift katlı, su geçirmez, hollü, dome tip bir çadırdır.

Çadırların Bakımı:

Çadırlarınızı kılıfına asla ıslak ve çamurlu koymayınız. Acil ayrılmak için koysanız bile eve dönüşte çadırınızı açıp, mutlaka kurun ve sadece yumuşak bir sünger ve su ile fazla ovalamadan yıkayın. Deterjan kullanmayın çünkü çadırınızın su geçirmezliğini ortadan kaldıracaktır. Daha sonra da açık vaziyette çadırınızı kurumaya bırakın.

Çadırın gövdesinde olan yırtılmaları tamir ederken yırtık yerlere yamayı dikmeyin, özel yapıştırıcıları ile yapıştırın. Dikişler çadırın gergin gövdelerini yıpratırlar. Hem yapıştırıcının etkisi zamanla yok olsa bile yama rahatlıkla yenilenebilir. Ama üst üste yapılacak dikiş çadır kumaşını parçalayacaktır.

Bu sporun yürüyüş maliyeti genelde organizatör seyahat acentasının belirlediği fiyattır. Hizmet paketi standart olarak; Ulaşım, rehberlik ve kumanya ücretinden oluşmaktadır. Bunun dışında eğlence ve malzeme desteği gibi ekstra hizmetlerde bulunabilmektedir.

Trekking sporuna gönül verenler için maliyet alacakları malzemelerden dolayı doğal olarak artacaktır. Burada net fiyat veremeyeceğiz çünkü malzeme fiyatları dövize bağlı değişmektedir. Ancak çok pahalılardan seçilmemek suretiyle alınması gerekli olan yürüyüş botu, sırt çantası, pusula ve baton dörtlüsünün şu anki ortalama maliyeti 350 – 400 YTL. yi bulmaktadır.

Trekkingi tanıyıp, bu sporu devamlı yapmak isteyecek kişinin kaliteli malzemeler alması tavsiye edilir. Ömrünün ilk yürüyüşü için harcayacağı toplam maliyet de; Acenta Yürüyüş Ücreti + Malzemedir.( Daha sonra harcayacağı tek para yürüyüş ücretleridir)


Malzeme Listesi


YÜRÜYÜŞ VE KAMPÇILIK MALZEME LİSTESİ

* Teknik malzemeler ( dağcılık maksatlı ) liste dışı tutulmuştur.

Giyim Malzemeleri:

. Yürüyüş botu

. Sandalet

. Sentetik özellikli yanları cepli pantolon

. Safari gömlek

. T-Shirt

. S-Shirt

. Kazak

. Elyaf dolgulu anorak

. Çok maksatlı yelek

. Alt/Üst yağmurluk veya panço

. Rüzgârlık

. Parka

. Alt/Üst uzun termal özellikte iç çamaşırı

. Şapka

. Balaklava ( maske )

. Bere

. Badana

. Eldiven + Tek parmaklı/dört parmak bir eldiven

. Tozluk

. Çoraplar

Ana Kamp Malzemeleri:

. Uyku tulumu

. Sırt çantası

. Mat ( 11–12 mm. İdealdir.)

. Çadır ve tamir seti

. Bel çantası

. Kamp küreği

. Kamp ocağı


Kamp Mutfak Malzemeleri:

. Tencere, tava, çaydanlık

. Çatal kaşık, bıçak

. Termos kupa

. Termos

. Baharat, tuz, şeker

. Mutfak malzeme

. Katlanır su bidonu

. Bulaşık süngeri ve bezi çantası

. Plâstik kupa

. Su şişesi

Yürüyüş Malzemeleri:

. Baton

. Hedik

Kampta Kullanılan Aksesuarlar ve Yardımcı Malzemeler:

. Harita, pusula, GPS

. El feneri ve yedek pilleri

. Kafa feneri ve yedek pilleri

. Düdük

. Dürbün

. Telsiz ve pilleri

. Termometre

. 10 m . 8 mm . Kanyon ipi ve iki adet kilitli karabina

. Şahsi eşyalar ( bel çantası, fotoğraf makinesi, radyo )

. İlk yardım çantası

. Temizlik malzemeleri: diş macunu ve fırçası, havlu, tuvalet kâğıdı, sabun, traş malzemesi

. Sudan etkilenmeyen kibrit ve çakmak

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2487
favori
like
share
sevil1903 Tarih: 08.07.2009 11:35
Beslenme


Doğa yürüyüşlerinde, kamplarda, dağda, hatta tüm doğa aktivitelerinde yanımıza alacağımız yiyeceklerin taşınması kolay, pratik, çabuk pişen, yüksek enerji veren, kana çabuk karışan ve hazmının kolay olmasına dikkat etmeliyiz. Nedeni de en az ağırlıkla en uzun yolu yürürken en çabuk yoldan enerjimizi kazanmamız mecburiyetidir.

Doğa faaliyetinde bir sporcu ortalama 3000 kalori yakmaktadır.

Enerji vermesi açısından karbonhidrat, kana çabuk karışması için de glikoz yönünden zengin gıdalar seçmeli. İçeceklerin de mineral yönünden kuvvetli olanlarına dikkat etmeli.

Enerji verecek yiyeceklere örnek olarak, kuru üzüm, fındık içi, ceviz, kuru kayısı, çikolata gibi olanlar.

İçeceklere örnek olarak, limonlu ve portakallı mayhoş içecekler ve kahve gibi uyarıcı olanlar.

Besleyici hazır gıdalara örnek olarak, ton balığı konservesi, hazır makarna, soya etli hazır sebze yemeği gibi olanlar.

Yükseklerde atmosfer basıncı düşüktür. Bu durum suyun kaynama derecesini düşürüp, kaynama süresini de artıracaktır. Doğal olarak yiyecekler geç pişecek ve pişirmek için daha fazla yakıt ve enerji harcanacaktır. Deniz seviyesinde, yani 0 m .de suyun kaynama 100 C’de gerçekleşir. Bir gıda deniz seviyesinde 1 birim sürede pişerken, bu sefer 3000 m .de 95 C olan suyun kaynama derecesinde gıda 3,5 birimde pişecektir. Doğal olarak bu durumlar göz önüne alındığında pişirmesi kolay hazır gıdalar en doğru seçimdir. Sizce askerler neden konserve taşımaktadırlar ki?

Soğuk susuzluk, yorgunluk ta tokluk hissi verir. Buna aldanmamak enerji depolarını dolu tutmak gerekir. Faaliyete başlamadan iyi beslenerek enerji depolamaya, faaliyet bitiminde de mantıklı bir beslenme ile vücudun eksilenlerini tamamlayıp, yıpranmaları onaracak gıdalar almaya dikkat etmek gerekir.

Faaliyet Beslenmelerinde Dikkate Alınması Gerekenler:

Asla alkol alınmamalı. Alkol doğa sporlarında ve doğada son derece yanlış bir olaydır. Kan dolaşımını artırır ve damarları genişletir. Sıcakta alındığında kalp yetişmez. Soğukta alındığında da ısı kaybını artırır. Kampta alkolü fazla kaçırıp, daha sonra tuvalet ihtiyacına gidenler bir yerlere düşüp kalabilirler.
Sabahleyin kahvaltıda içilecek kahvedeki kafein, karbonhidrat emilimini yavaşlatacağından enerji ihtiyacımızın uzun süre karşılanmasına olanak vermesi açısından faydalı olacaktır.
Faaliyet öncesi kahvaltının mutlaka çok sıkı yapılması gerekir. Bu sayede faaliyet sırasında tüm gıdalarımızın çabuk tüketilmesi yavaşlatılmış olacaktır.
Tükenmeleri önlemek için tuzlu, enerji almak içinde şekerli gıdalar almalıdır.
Çikolata ve benzeri gıdaları faaliyet başlangıcında ve sırasında almalı, faaliyet bitiminde almamaya dikkat etmelidir. Çünkü yorgunluk neticesinde vücutta olacak enerji kaybı fazla protein ve yağ ile hızlı bir şekilde giderildiği takdirde bu hem kalbi yoracak, hem de harcanan enerjinin iki katıyla geri alınmasına ve enerji için yağ birikmesine neden olacaktır.
Faaliyet sırasında yemek yendikten sonra mutlaka sıvı alınmalı. Alınan gıdalar vücutta yanmak için vücuttan sıvı harcarlar. Buna izin verilmemeli.

Bazı Gıdaların Kalori Düzeyleri:

100 gr.da bulunan kalori miktarı.
GIDA ADI
KALORİ

Ceviz
650

Fındık
634

Badem
598

Çikolata
550

Sucuk
452

Salam
450

Kaşar peynir
413

Soya eti
403

Fasulye
340

Kuru üzüm
290

Ton balığı
249

Makarna
85

Kahve
1
sevil1903 Tarih: 08.07.2009 11:34
Yürüyüş Teknikleri


Yürüyüş sağlığımızı üç kısımda incelememiz gerekir. Birincisi “Yürüyüş Teknikleri”, ikincisi “Yürüyüşte Vücutsal ve Psikolojik Sağlık”, üçüncüsü de “Beslenme”.

YÜRÜYÜŞ TEKNİKLERİ:

Düz Yürüyüş: Yol gibi düz zeminde yapılmaktadır.

Zik-Zak Yürüyüş: Bu teknik yamaç çıkılacağı zaman uygulanmaktadır. Yürüyüşçünün daha az enerji harcaması ve kaslarının daha az yorulması için "S" ler çizilerek yapılan yürümedir.

Dik Çıkış: Yamaç arazilerde yolu kısaltmak amacıyla daha fazla enerji harcanarak yapılan yürüyüştür. Sırt çantalı yürüyüşlere uygun değildir.

Yan Kesme: Yamaca yan olarak, yani vadi tabanına paralel olarak yürüme tekniğidir. Bu yürüyüşte ayağın alacağı pozisyon şu şekilde olmalıdır; vadiye bakan ayağın içine, yamaca bakan ayağın dışına basılmalıdır. Zaten basılan zemin ayağınıza doğru talimatı verecektir.

Hareketli Zeminde Yürüyüş: Hareketli zeminde yürüyüşte ayak tabanı tam olarak basılmaktadır. Ayakaltındaki hareket durduktan sonra ağırlık aktarımı yapılmalı ve diğer ayak değiştirilmelidir.

İniş: Çıkışta olduğu gibi inişte de zik-zak, düz, dik ya da yan kesme şeklinde inişler yapılmaktadır. Ancak en çok tercih edileni zik-zak ve düz inişlerdir. İnişte, ayak tabanı zemine tam olarak ve hafif yan basılmalı yük ayak tabanlarına aktarılmalıdır. Çıkıştaki bütün kurallar inişte de geçerlidir. Ancak iniş daha çok dikkat gerektirmektedir. Enerji tükenmesi ve dikkatsizlik yüzünden inişte daha çok kaza olmaktadır.

Dinlenme Adımı Tekniği: Bir adım atıldıktan sonra gerideki ayak sürüklenerek çekilir ve pasif olarak yukarı kaldırılır. Sonra diz kilitlenir. Yük kilitlenen bu bacağa verilir çok kısa bir an böyle durulur ve dinlenen öteki bacakla adım atılır ve bu ayak kilitlenir. Bu böyle sürüp gider. Amaç enerji harcamamaktır.