Müzik Yazısında Nispet Ölçüsü - Müzik Yazısında Kıymet Ölçüsü

Müzik sanatı kulağa ses unsurlarıyla çizilebilen bir ölçüm sistemi gibidir. Müzik, kalbin atışı gibi düzenli ve ölçülü çalışacak bir işleyiştir. Ölçü, zaman ve hareket, laboratuar kıvam ve dozları kadar incelikle işleyen bir tartı hassasiyeti gösterirler. Tabiattan esasın bir denklik ve armoni dairesinde doğan sesler daimi bir dirilik ve disiplin içinde akıp gideceklerdir. Böylesine ince ve hassas ölçülerle düzenleyici bir varlık olan müzik sanatının yazısı da göz için mümkün olduğu kadar bir sismograf hassasiyetiyle işleyerek süre derecelerini berraklık içinde gösterebilmelidir.


Nota kıymetleri şeklen gerçi benzeşmezlerse de portede adlandırdıkları zamandaki sesleri tam kendi kıymetleri miktarında sürmelidir. Yani, her nota taşıdığı kıymet kadar uzar. Kıymetler, parça içinde, usûle göre en muntazam bölüntülerle ölçülür. Ölçülü parçalar ölçülü hareket ve tempolarla icra edilirler. Müzik yazısındaki işte bu tartıları muayyen birer ölçüm nispeti dairesinde belirtmeye çalışacağız.

Nota kıymetlerine göre mesafelendirmede dikkat edilecek oranlar şöyle olur (Şekil 21).

Bu mesafelendirme işinde gerçi kesin birer uzunluk ve ölçüm bahis konusu olamazsa da, bir ikilik açısı eğer “a” misalindeki kadarsa, öbür kıymetler şemada noktalarla gösterilen farklar kadar olmalıdır. İkilik mesafesi veya aynı satırdaki en küçük kıymet açıklığı biraz büyük veya kısa alındığı zaman, öbür kıymetler arasındaki farklarda şekildeki nispetler manzumesine uygun ölçülerde olmalıdır.

Yalnız, bir müzik parçasının her satırında hep aynı notalar bulunmaz. Bunun için, yazıdaki nispetler düşünülürken (eseri baştan sona her zaman aynı nispetlerle yazmak mümkün olamayacağından) müziğin her satırı için cüzi farklarla baştan birer oran tahmin etmek gerekir. Parçanın baştan sona kadar aynı nispetlerle yazılması mümkün olacaksa, o taktirde en uygun şekil pek tabiidir ki zaten mevcut demektir.

Yukarıdaki “a” şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. şeması görüldükten sonra şöyle bir soru akla gelebilir. İkilik bir nota dörtlüğün bir misli fazlası olduğuna göre, uzaklıkta neden aynı mesafenin yarısıyla gösterilmesin? Gerçi bu yerinde bir düşüncedir ama o hesabı kabul edecek olursak pek küçük kıymetleri taksime imkân kalmaz. Küçük kıymetlerin arası o kadar daralacaktır ki, notaların git gide adeta üst üste yığılışacakları görülür Noktalı notalarda mesafeler, kıymetler arasındaki açıklıklara uygun düşmek suretiyle, noktasız hallerinden biraz daha uzun olmalıdır Trioleler hangi kıymetlerle yazılı olursa olsunlar, notaları arasındaki mesafe, trioleli olmadıkları zamandaki kadar olmalıdır. Meselâ, iki sekizlik arasında ne kadar mesafe varsa, sekizlik triolelerin notaları arasındaki uzaklıkta o kadar olmalıdır. Diğer kıymetlerle yapılan üçlemelerde aynı kurala uymalıdır

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 491
favori
like
share