Mehmet Coşkundeniz Kimdir - Mehmet Coşkundeniz Resimleri - Mehmet Coşkundeniz Biyografisi - Mehmet Coşkundeniz Hakkında


Mersin’de doğdum. Bu yüzden portakal çiçeklerinin nasıl koktuğunu bilirim.
İlk çocukluk aşkına tutulduğumda yedi yaşındaydım.
Adı Melek’ti, melek gibiydi. Ya da bana öyle gelirdi.
Yaramazdım. Habire ayağıma çivi batardı, tetanos aşısı olurdum.
Bahçelere girer, meyve çalardım. Yakalanır, bahçe sahibinden dayak yerdim. Uslanır mıydım? Tabii ki hayır...
Ertesi gün bu kez bir başka bahçede bulurdum kendimi.



Yüzmeyi ne zaman öğrendiğimi hatırlamam.
Kendimi bildim bileli hep denizle haşır neşir oldum.
Bu yüzden tutkunumdur maviye.
Bu yüzden aşkın da mutluluğun da rengi mavidir benim için.
En çok baharları severdim Mersin’i.
Okuldan kaçar, bisikletlerimize atlar, kilometrelerce pedal çevirirdik.
Nereye gittiğimizin hiçbir önemi yoktu. Bütün yollar denize çıkardı ve biz sonunda bir kıyıda durup soluklanır, oltaları çıkarır o güzelim çipuraları, lagosları tutup sonra da çalı çırpı yakar, bir güzel ziyafet çekerdik kendimize. Ne kadar kaygısızdık... Kızlara uzaktan bakardık...
Hele ben... Dışarıdan bakıldığında ağzı lâf yapan, arsız çocuk, bir kızın karşısına geçtiğimde konuşmayı yeni öğrenen bir bebeğe benzerdim, içimde beslerdim duygularımı da bir türlü söyleyemezdim... İlk gerçek aşkı tattığımda onyedi yaşındaydım. Ay parçası kadar güzeldi ve hep gülümserdi. Herkesin herkesi tanıdığı Mersin’de onun elini bile tutamazdım; ama, bu bile bana yeterdi. Sonra üniversite ve İstanbul...
Bu kentte öğrendim hayatta hiçbir şeye şaşırmamayı.
Bu kentte öğrendim, insanların nasıl ikiyüzlü olduklarını.
Bazen oyunu kuralına göre oynadım, bazen içimdeki o saf, o çekingen, o Mersinli çocuğu ortaya çıkardım. Aşka düştüm, terk edildim, ağladım, aldatıldım. Ama en büyük heyecanları, en büyük mutlulukları yine aşkla yaşadım. Bu yüzden aşktan hiç şikayetçi olmadım. Aşktan, balıktan, rakıdan, denizden ve maviden hiç vazgeçmedim. En kötü alışkanlığım sigara, onunla da çok zor günlerimi paylaştım. Şimdi, şairin dediği gibi “Dante gibi ortasındayım ömrün...” Geriye dönüp baktığımda pişman olduğum çok az şey var. Ama ben pişman olduğum şeyler için de “İyi ki yapmışım,” diyorum. Çünkü asıl pişmanlığın yapılmayan şeyler için duyulduğunu çok iyi biliyorum. Yıllar yüzüme birçok çizgi ekledi; ama, bir tek şey eksilmedi... Aydınlığın izi...

Üniversiteyi kazanıp İstanbul'a geldi. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler bölümü'nü bitirdi.

Gazeteciliğe 1987 yılında Güneş gazetesinde stajyer muhabir olarak başladı. Ardından polis muhabirliğine terfi etti. Çeşitli gazetelerde muhabirlik yaptıktan sonra 1994'te televizyonculuğu denedi. Çalıştığı programlarda muhabirlik, metin yazarlığı yönetmen yardımcılığı yaptı. Yazmayı sevdiği için tekrar gazeteciliğe döndü. 1995'te Posta gazetesinde gece sorumlusu olarak işe başladı. 1997'de aynı gazetenin Haber Müdürü oldu. Halen bu görevini sürdürüyor.

1999'un başında Posta gazetesinde Cumartesi köşe yazıları yayımlamaya başladı. Yazılarında aşkı, sevgiyi ele aldı. Yazılar kısa sürede büyük ilgi çekti. Aşk Doktoru sayfasını hazırlamaya başladı. Bu sayfada, aşkın her haline değindi, okuyucuların sorularını yanıtladı. Aşk Doktoru'nu radyoya taşıdı, 2003 Nisan-2004 Haziran tarihleri arasında aynı adla Radyo D'de program yaptı.

Köşe yazılarını derlediği Aşk Bize Yakıştı adlı ilk kitabı Mart 2003'te yayınlandı ve olağanüstü ilgi gördü. Sen Git Aşk Bana Kalsın Eylül 2004'te yayınlandı. İlk baskısı birinci hafta tükendi. Yazarın diğer kitapları: Aşk Yakalar Seni, Seni Seviyorum Çünkü, Bana Bir Aşk Borçlusun, Aldatan Kadınlar Anlatıyor.

http://www.main-board.com/unluler/242812-mehmet-coskundeniz-resimleri.html

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1595
favori
like
share