İnsanlar kuşku duymaksızın haklı olduklarına inandıkları zaman, belki de onların en korkutucu oldukları andır. LAURENS VAN DERS POST

İnsanoğlu her zaman haklı çıkmak ister ,dünyalarca yanlışımız olsa bile kendimizi haklı çıkarmak için bir tek şey bile bulsak, ona sarılır ,tek bize göre doğru olanla ,haklılığımızı ispatlamaya çalışırız.Beyin filtrelerimiz bizi haklı çıkarmak için çalışır,dış dünyadaki olayları kendimizi haklı çıkartacak şekilde alır işimize gelmeyen bölümlerini silerek ,çarpıltır sonra kendi işimize gelecek şekilde yeniden dizayn edip ,birde bizi haklı çıkarsın diye genelleyip tüme yayarak,iç dünyamıza alırız..Neden?Çünkü ego hep haklı çıkmak,acıdan kaçmak ,hazza ulaşmak isterde ondan .Böylece egomuzu haklı çıkartmış ,kendimizi rahatlatmış oluruz.

Diyor ki New Nlp ne kadar güzel konuşursanız konuşun,diksiyonunuz ne kadar iyi olursa olsun ,eğer karşınızdakinin egosuna uyumlu değilse ,sizi ,söylediklerinizi asla kabul etmez.

İletişim ,iki zihin arası,ikna ise iki ego arası ilişkidir.Dolayısı ile yaşanan iletişim problemleri ,iki egonun arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır Zihnimiz çok kolay ilişki içine girer,her zaman iyi ve doğru seçeneği bulur ve her zaman en iyi seçeneği seçer,ancak iş kabul etmeye gelince işte o zaman problem başlar çünkü ,bunun bizim egomuza uygun olması lazımdır.Yani bir başka deyişle çıkarlarımıza uygunluğu önemlidir,aksi taktirde beynimiz inanır ve doğru olanı bulur ,ama egomuza (çıkarımıza) uygun değilse bunu kabul etmeyip inkar ederiz.

Aslında insanlar zihinlerine göre hareket etseler birbirlerini çok iyi anlarlar ,ancak işin içine ego denen mekanizma girince ,işlerine gelmeyen konuları inkar ederler.Çünkü bundan fayda görmeyip acı görüyorsak ,bize söylenen şeyler doğru bile olsa ,biz şu anda onları yapamayacak durumda isek çıkarlarımıza uygun değilse,zihnimiz buna doğru dese bile ,egomuzdan dolayı kabul etmeyip inkar ederiz.

Eğer söylenenleri mantığım kabul ediyor ,ancak egom kabul etmiyorsa ,bu benim için yeterlidir,rahatça inkar edebilirim,gömemezden gelebilirim,burada önemli olan ,egonun mu zihni yönettiği ,yoksa zihnimizin mi egomuzu yönettiğidir.Ne kadar çok zihin egoyu yönetiyorsa ,o kadar doğru ve isabetli kararlar verebilir,diş dünyada ki olayları o kadar az çarpıl tarak iç dünyamıza alabilir ,yanlışları silip doğruları görmeye başlarız.Zihin her zaman en iyi seçeneği seçer ,eğer egomuz bizim zihnimizi yönetiyorsa, yanlış olduğumuz konuda , o anda bir şeyler yapmak bizim işimize gelmiyorsa ,içimizdeki ses doğru olanı söylese dahi inkara gideriz.Genelde kısa süreli hazlar peşindeyizdir,ama unutmamak gerekir ki anlık hazların sonunda ,sürekli ve büyük acılar yaşanabilir.İnsanları ikna etmenin yollarından biri , o konudaki egolarının çıkarlarını değiştirmektir.İnsanlar sürekli mutlulukları için ,anlık hazlarından vaz geçmeleri gerektiğini bilmelidirler ,çünkü anlık keyif veren her şeyin sonunda yoğun acı vardır.

Büyüklerimizin uyarıları genelde hoşumuza gitmez ,çünkü onlar bizim zihinlerimize doğru olan şeyleri söylerler, egomuza uygun olanı değil ,bu yüzdende bizler genelde zıttını yaparız ,çıkarımıza uygun olmadığı için ,doğru yerine hazzı seçeriz.İnsanlar biz doğru anlatıyoruz diye değişmezler ,eğer hata yaptığının farkına vardıysalar ,yönleri doğru yola dönükse ,işte o zaman ikna olmaya başlarlar ve zihinlerini dinlerler ,tabii sizin uyarılarınızı da!

Hepimiz yaptığımız hataların farkı vardığımızda ,amma da aptalca davranmışım ,şimdiki aklım olsa asla yapmazdım demedik mi?Yaptıklarımızdan pişmanlık duyduğumuz an!İşte ikna burada başlar ,doğru yöntemi görüp,anlık hazlar yerine faydaya odaklandığımız an Gerçek iknada davranış değişikliği olması gerekir..Kumarı bıraktıktan sonra ,ne rezil adammışım önceden diye, kendimizi eleştirdiğimiz an..Aksi taktirde eğer karşımızdaki kişi ,biz bir şeyler anlatırken AMA diye söze başlıyorsa ,konuşmaya devam etmemizin pekte bir anlamı kalmayacaktır.Çünkü bizim anlattıklarımız doğrudur ancak onun işine gelmiyordur,egosu ikna olmak istemiyordur.Biz on tane şey anlatırız ,o bir tanesine takılı kalır ve o bir tane ile haklı çıkmaya çalışır,peki ne oldu anlattığımız dokuz şeye?O bir tane ile kendini rahatlatmak derdindedir ve bizi dinlemiyordur.N e zaman onun,o konudaki yanlış hazları yerine, faydayı kişiye gösteririz, işte o an ikna olmaya ,ya aslında doğru söylüyor olabilirsin demeye başlar.Zor olan kabul etmektir.egonun çıkarını değiştirmektir.Egosunu kontrol edemeyen kişi anlık çıkarlara ,dolandırıcılığa,ucuz kurnazlıklara yönelir.Hep daha çok ister ,doymak nedir bilmez ve her zaman dünden daha çok şeye ihtiyacı olur.Doğru karalar mı vermek istiyorsunuz ?O zaman egonuzu kontrol altına alın ve zihninizin egonuzu yönetmesine izin verin ,anlık hazlar yerine ,faydaya odaklanmak ,doğru olanı daha rahat görmemize ,kendimize ve çevremize daha faydalı olmamıza anlık hazlar yerine ,sürekli mutluluğu yakalamamıza olanak sağlayacaktır.

Sabah doğru yolu hisseden birisi akşam pişmanlık duymadan Ölebilir. KONFÜÇYUS

Ayşe Esendal

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 660
favori
like
share