Sırlar Dünyası - Şehitlik sırlı bir olaydır - hikayeler - menkıbeler




Dinimiz şehitliğe özel bir anlam verir. Anadolu’nun her köşesinde ilginç hikayeler vardır. Bu gizemli hikayeleri, insanları güzelliklere sevk etmek için kullanmak önemlidir.
Bedir Savaşı’nda Müslümanların karşısındaki düşman üç misliydi, askeri ve savaş hazırlığı ile zorlu idi. Peygamber Efendimiz (sas): “Allah’ım, zafer vaadini gerçekleştir. Bu cemaat helâk olursa artık yeryüzünde Sana ibadet edecek kimse kalmayacak.” diye dua etti.

Bununla ilgili olarak Cenab-ı Hak şöyle buyurdu: “O vakit siz Rabb’inizden yardım istiyordunuz. O da, ‘Ben size peş peşe gelecek bin melâike ile imdat edeceğim.’ diye duanızı kabul buyurdu.” (Enfal Sûresi, 9) “O vakit sen müminlere: ‘Rabb’inizin, indirdiği üç bin melek ile size imdat göndermesi yetmez mi?’ diyordun. Evet, eğer sabreder ve itaatsizlikten sakınırsanız, -düşmanlarınız da hemen üzerinize geliverirlerse- Rabb’iniz, formalı formalı tam beş bin melek göndererek size yardım edecektir. Allah bu imdadı sırf size müjde olsun ve kalpleriniz bununla müsterih olsun diye yaptı. Nusret ve zafer ancak aziz ve hakim olan Allah tarafından gelir. Evet, Allah Teâlâ kâfirlerden ileri gelenleri imha etmek veya onları baş aşağı ederek ümitsiz bir hale düşürmek için size bu imdadı gönderdi.” (Âl-i İmran Sûresi, 126-127)

Cenab-ı Hakk’ın müminlere, bilhassa zorda kalıp kendisine dua edenlere böyle imdatları olduğu gibi kendi yolunda şehit olanlara ayrı lütufları vardır. Şehitlere, “Allah yolunda katledilenleri asla ölü zannetme! Bilakis onlar hayatta olup, Rabb’lerinin katında rızıklanırlar.” (Âl-i İmran Sûresi, 169) Âyetin işaret ettiği gibi dünyevî hayatlarını hak yolunda feda ettikleri için dünya hayatına benzer; fakat kedersiz, zahmetsiz bir hayatı kabir hayatında onlara ihsan eder. Onun için şehitler kendilerini ölmüş bilmiyorlar. Hatta şehitlerin efendisi Hz. Hamza (ra), pek çok olayda kendine sığınanları muhafaza etmiştir ve onların dünyevî işlerini görmüş ve gördürmüştür. Bu gibi çok vaka ile bu hayat tabakası ispat edilmiştir.

Kur’an ve hadislerde Hz. Hızır’dan bahsedilmektedir. Bir derece serbest olan hayat tabakası itibarıyla Hz. Hızır, bir vakitte pek çok yerde bulunabilir. Tevatür derecesinde ‘ehl-i şuhut ve keşîf’ denilen velîlerin Hz. Hızır ile mâcerâları meşhurdur. Abdülaziz Debbağ ve Muhyiddin-i ibn-i Arabî gibi meşhur velilerin Hz. Hızır ile ilgili pek çok kıssa ve menkıbeleri mevcuttur.

Her toprağın kendine mahsus bir güzelliği vardır. Buğu buğu maneviyat tüten Anadolu toprağı, böyle güzelliklere ve sır kapılarına çok müsaittir. Hem bunlar, bu mübarek toprakların güç kaynağıdır.

İşte bu güzel ülkenin insanlarının mazhariyetlerini, Sırlar Dünyası, Beşinci Boyut gibi dizilerle anlatmaya çalışan Samanyolu TV gerçekten çok büyük hizmet veriyor...

Bu duyguların daima uyanık tutulması gerekir. İnsanımızın bu duygulara çok ihtiyacı var...

Bizi asırlarca Haçlı saldırılarına karşı ayakta tutan işte bu şehitlik inancıdır. Vatan müdafaasında şehitliğe inanmayan ve edilen niyazlara karşılık veren kudreti her şeye yeten bir Yaratan’a itimat etmeyen nüfusça az olan insanların, kendilerinden kat kat büyük güçlere karşılık verip muzaffer olması mümkün değildir. Çünkü Haçlı savaşları aslında bir dünya savaşıdır. Yalnız bütün Avrupa devletlerinden meydana gelen bir cepheye karşı sadece bir tek bizim atalarımız vardı. İşte milletimizi motive eden böyle bir manevî gücün içimizde canlı tutunabilmesi için böyle programlara cidden insanlarımızın ihtiyacı var.

Maddenin cidarları arasında sıkışıp kalan maneviyat fakirlerinin bunları anlaması da oldukça zor olsa gerek. Onun için o cepheden ara sıra savrulan itirazlara hiç önem verilmeden doğru bilinen yolda yürümek gerekmektedir...

Bilhassa Avrupa’da bizim varlığımız, ancak bu türlü güzel programlarla korunabilecek ve ayakta kalabilecektir. Biz biliyoruz ki, onları zamanında seyredemeyenler, gece tekrarlarını kaçırmamak için uykularını fedâ etmektedirler.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1643
favori
like
share