Ey sevgili,
Senede bir ay zuhur etsen de bildim sen hep varsın
Aklımdan fikrimden, kalbimden hiç çıkmadın ki

Bu kadar iyiliğe, bu kadar cömertliğe, bu kadar derinliğe, bu kadar ruhaniliğe, lahutiliğe alıştırınca beni, eskiye dönüşü, sensizliği kim ister ki…

Seni tanıyıp seni bildikten ve seninle yaşadıktan sonra başka bir hayat tasavvuru olur mu hiç…

Daha dün hasretle yollarını gözlüyordum ki, geldin ve şimdi gidiyorsun

Gelişin vuslattı

Ya gidişin…

Ey sevgili;

Sana gönlümü açalı bunca yıl olsa da her gelişin yenidir bana

Sen gelince beni heyecanlı bir telaş alır, duyup hissettiğim şeyleri ifade edecek söz bulamam

Bilirim ki diriliş muştusuyla gelirsin

Nasıl karşılanmalısın, sana ilk söz, ilk bakış ne olmalı bunu hiç öğrenemedim

Gelip kapımı çalalı, kalbime dokunalı yine bir ay oldu

Lahuti ikliminle beni malayani ve fuzuli hallerden, söz ve davranışlardan arındırdın, inşirah ve felaha davet ettin

Ben yine sana tutkun, yine senin tesirin altında vaat edilmiş müstesna bir zamanı yaşadım

Kalp sana ayarlı, gözler senden başkasına kör, dil senin öğrettiklerini tekrar ediyor…

Aşkın insanı değiştirme gücü bir kere daha belirdi

Ben sonuçları değil süreçleri istiyorum senden

Çünkü aşk bir süreçtir, insanı hamken pişiren, yakıp olduran aşkın süreçleridir

İşte ben senden o süreçleri istiyorum…

Seni beklerken beklemenin bütün acılarını, hazlarını, ümitlerini, heyecanlarını, korkularını, vuslatı ve rüyayı doya doya yaşamayı

Açlıktan kurtuluş yolunu, bencillikten arınmayı, bütün varlığa muhabbet duymayı, ama en çok insanı sevmeyi sen öğrettin

Aşk yolunda günahın, isyanın, umursamazlığın, duyarsızlığın, düşüncesizliğin, ilgisizliğin, vefasızlığın, kadr-ü kıymet bilmezliğin yeri olmadığını da bildirdin…

Ey sevgili;

Hep aşkla geldin, aşkın hakikatini vaaz ettin, çeşitlerini gösterdin, duygumu, düşüncemi, müşahedelerimi değiştirdin

Seninle bereketlendi günlerim, seninle aydınlandı gecelerim…

Seninle unuttum açlığı,

Senden öğrendim tokluğu,

Aşka tercüman olan efsunlu beyanı da senden duydum

Yağmur oldun, rahmetler getirdin

Sürprizlerle dokundum yüreğime, eskimez, solmaz, tükenmez hediyeler bıraktın

Önce esaretten kurtardın, ardından kendine meftun ettin beni

Şimdi bende bir sevgi istidadı varsa o sendendir

Ey sevgili,

Hayvaniyetten çıkıp cismaniyeti terk ederek kalp ve ruhun derece-i hayatına yükselme ufkunu da gösterip gidiyorsun…

Ey sevgili;

Gelişin gibi gidişin de yenidir bana

Ne mümkün varlığına alışmak, ne mümkün yokluğuna alışmak

Muhteşemdi gelişin,

Huzurda huzura ermekti,

Gidişin hüzün dolu…

Şimdi buruk bir veda anı,

Şimdi yalnızlıkla baş başa kalıp seni hayallerde yaşamak vakti,

Şimdi rıhtımda gözyaşı dökme mevsimi…

Şimdi yeniden geleceğin günü beklemeye başlamanın heyecanı…

Ey sevgili;

Musibet zamanı uzundur denir ya,

Sensizliği musibete dönüştürmeden yaşamanın yolunu da gösterir misin giderken…

Biliyorum gidiyorsun, bende bıraktığın izlerin ve bir de füsunlu hatıraların var

Rayihaların, seslerin ve fısıldadığın sırların tap taze,

Vaat ettiğin bütün haller aklımda olacak

Seninle yaşayacağım, sen yokken de, yani sen dönüş yolundayken…

Ey sevgili;

Seni düşünmek yüceltir beni

Seni beklemek bekleyişlerin en güzeli

Geleceğini bilmek, geldiğini idrak etmenin işareti

Sen gelince kainat susar, sözüne kulak kesilir bütün varlık,

Güller açar, gönüller aşkla çoşar,

Mevsimler değişir, kara bulutlar dağılır,

Kurumuş dallar yeniden filizlenir,

Çöller hayat bulur,

Her şey aşka durur,

Kainat topyekun dirilir,

İnsan kabına sığmayacak hale gelir ve varlık gayesinin kutlu yoluna koyulur

Çünkü sen aşksın, aşkla gelensin

Ey sevgili;

Aşk değiştirir bizi…

Aşkın değiştirdi bizi

Sen aşk dedin, rahmetle geldin, merhamet oldun, iyilik getirdin, ab-ı hayat sundun, varlığıma mana kattın, gönlümü mamur ettin…

Artık söz senden açılır, söz seni söyleyince değer kazanır,

Göz seni arar,

Kalp senin için atar,

Ey sevgili;

Kalbim otağındır, lütfedip kabul eder misin…

Yolunu gözleyen maşukunu arada bir nazar edip de üns esintilerinle beni saran gafleti dağıtır, varlığını derinden hatırlatır mısın

Yolunu hasretle gözleyip aşkla yaşayabilmem için bana tesir eder misin…

Sevgi nasıl izhar edilir, aşk nasıl ilan edilir bilemediğim gibi ayrılık anında neler söylenir, dil ne kadarına muktedirdir onu da hiç bilmiyorum

Vuslatın olduğu gibi ayrılık vaktinin de acemisiyim

Ey sevgili;

Varlığın iyice idrak ettiğim söylenemez, fakat sensizliğin yokluğuna da hiç ikna edemedim kendimi

Yeniden geleceğin vakte ayarlı kalbim…

Vefa gösterip yine çalar mısın kapımı, yine dokunur musun gönlüme, sevdadan söz eder misin yeniden…

Ey zevgili;

Seni düşünmek yüceltir beni

Aşk dediğin sabırla beklemesini de öğretir insana…

Beklerken öylesine hem hal olursun ki, neredeyse geldiğini bile fark etmezsin…

Seni beklemek bekleyişlerin en güzeli…

Sen geldiğinde özlemle, iştiyakla, aşkla bekliyor olacağım burada

Ey sevgili;

Sen hep varsın,

Hiç gitmedin ki…

Şimdi seni görecek büyük bir istidat bana da lütfedilir mi ki…

İhanet etmezsem bu aşka bana yeter,

Ey sevgiliden en sevgiliye ulaşabilmem için…


MEHMET GÜNDEM

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 390
favori
like
share
CiCeGiM Tarih: 16.10.2009 19:45
Ey sevgili;

Sen hep varsın,

Hiç gitmedin ki…

Şimdi seni görecek büyük bir istidat bana da lütfedilir mi ki…

İhanet etmezsem bu aşka bana yeter,

Ey sevgiliden en sevgiliye ulaşabilmem için…

çook güzel bir yaziydii
tesekkür ederim