Şekerden Sevgiler - Tuba Bulgur
Bir kız; kaderin karasını eline yüzüne çalmış ama nafile güzelliğini örtememiş, gelmesi muhtemel geleceğin ışığını gizleyememiş, beyhude karalar. Zifte batsa ne ki, yaldır yaldır sevdalar başta parlarken.
Her iyilik ceplerine doldurulmuş şekerleri, hiç bitmeyen, mmm nefis. Paylaştıkça daha da çok, daha da renkliler. Kabına sığmayan umutlar külah külah, abart, olsun, bulaşsın birazda dondurma gibi eline yüzüne, kime ne. Nanik yap somurtkan yüzlere, ama içinden, örselemesinler, kristal kalbini, zaten melekler iyiliklerin kalkanıyla korur onu. Hiç endişelenme. Kuşlara öpücük attım, askıntı bile olmadılar, onları çok seviyorum, göz kırptı bir tanesi, o kadar.
Çiçeği dinlerim ben şarkıyı görürüm, güneşi de koklarım, oh sefam olsun. Eşeğe deh desem de, bülbülüm şakır kalbimde. Bunları duyan kader kızıyor bir parça, kız çocuğuna, ama elden ne gelir, kadere nanik yapan birine ne kadar kara çalınabilir? Ben demiş kader, "çoktan ümitsizlik tutkalını sürüveren ümitsize süreyim boyalarımı, ondan hiç çıkmaz" diyor. Geçip gidiyor o ara.
Oh diyor, kız çocuğu tekrar sırada kim var, nankör mü, çuvalını başına geçir olsun bitsin. Ne var ki bunda, şöyle yandan yandan yürü, uzak dur, o kadar.
Sihirliymiş bu hikaye, o yüzden okuyan herkes kendi hayatına uyarlayabiliyormuş. Konusu da belirsizmiş bu yüzden.

"Sırada kim var caniler, yamyamlar mı?" demiş kız. Kaderin ağzı açık kalmış. Akıllı zanneden deliyle uğraşılırmış ama, kendini deli zanneden akıllıyla uğraşılmazmış. Kader de gülmüş en sonunda.
Herkes birbirini çok sevmiş.


Tuba Bulgur

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 292
favori
like
share