Emzirme Teknikleri
Ve
Meme Verme Yöntemleri

Yaşamın ilk 4-6 ayında bebeklerin sadece emzirilmeleri en üstün beslenme şeklidir. Emzirmenin etkili bir şekilde başlaması ve sürdürülmesi için en ideal ve doğal olanı ;
• Doğumdan hemen sonra bebeğin çıplak olarak annenin çıplak göğsüne konması yoluyla tensel temasın sağlanması ve emmeye hazır olduğunu belli eder etmez emzirilmesidir. Bu mümkün değilse en geç 1 saat içinde anne göğsüne konarak aynı şekilde emzirilmesi sağlanmalıdır ( bebeğin emmeye en istekli olduğu ilk 1 saat geçirilirse bebek uzunca bir süre isteksizlik duyar ve ilk emzirme çok gecikebilir ).
• Anne memesinde kalma süresi bebeğe bırakılmalıdır.
• Bebekle annenin devamlı bir arada aynı odada kalmaları sağlanmalıdır.
• Bebeğin canı her istedikçe gece-gündüz sık olarak istediği sürece emzirilmelidir.
• Bebeğe tıbbi bir zorunluluk olmadıkça emzirme başka hiçbir şey verilmemesi, eğer tıbbi zorunluluk nedeni ile ek besin verilecekse ilk olarak kolostrumu emmesinin sağlanmalıdır.
• Anneye bebeğinin sağlıklı ve harika bir bebek olduğunun müjdelenmesi varsa kaygılarının giderilmesi, yanında cansıkıcı konuşmalar yapılmaması, kalabalık ziyaretlerin önlenmesi ve ziyaret sürelerinin kısa tutulması sağlanmalıdır.
• İlk 2-3 gün sütün miktarının az olacağı, bunun kolostrum olduğu ve bebek için çok özel anlamlar taşıdığı, daha sonra sütün bollaşarak geleceği, bebeğin doğumdan önce kendisinde hazırlanan su ve yağ rezervleriyle bu süre içinde hiçbir sorun yaşamıyacağı ayrıca bebeğin metabolizmasının bu dönemde çok özel olduğu, bu sürecin doğadaki tüm memelilerde aynı şekilde yaşandığı vb açıklamalarla annenin kendine ve emzirmeye güveni sağlanmalıdır..
• Biberon emziğinin tekniği çok farklı olduğu için tıbbi zorunluluk nedeniyle ilave bir şeyler verilecekse kaşıkla verilmelidir.
• Anne ve babanın, en kısa sürede, hiç değilse birkaç dakikalığına da olsa yenidoğan bebekleriyle odada başbaşa bırakılmalarının sağlanmalıdır.
• Doğum öncesi yazılan reçetelere; biberon, emzik, hazır mama gibi kafa karıştırıcı ve yanlışa yönlendiren şeyler asla yazılmamalıdır.
• Doğum odaları, koridorlar, hemşire deskleri, lohusa odaları, duvarlar vb gibi yerlerde mama reklamına yönelik ve mamayı çağrıştıracak hiçbir döküman bulundurulmamalıdır.
• Mama firması elemanlarının annelere, broşür, numune mama ve hediyeler vermesine engel olunmalı, evlerine hediye adı altında tanıtıma yönelik materyal göndermelerinin önüne geçmek için hiçbir firmaya veya elemana doğum yapanların ev adresleri verilmemelidir.
• Gelişimi normal süren bir bebeğe yaşamın ilk 4-6 ayında başka hiçbir ek besin (su dahil) verilmemelidir.
Doğru Emzirme Tekniği Nasıl Olmalıdır?
Emzirmenin başarı ile sürdürülmesi için emzirme sırasında :
• Annenin sakin gürültüsüz bir ortamda rahat oturması sağlanmalıdır. Fiziksel rahtlama süt salınması refleksinin işlerliği için gereklidir.
• Bebeğin kollarının ağız-meme temasını önlememesi sağlanmalıdır.
• Emzirmeye başlamadan önce bebeğin burnunun açık olup olmadığı kontrol edilmeli, açık değilse temizlenmelidir.
• Anne, meme başını bebeğin yanağına dokundurarak arama refleksini uyarıp bebeğin kendisinin meme başını bulmasını sağlamalı.Bebeğin başını memeye doğru iterek veya meme başını zorla ağzına vererek emzirmeye çalışmak bebeğin sinirlenerek emmeyi reddetmesine neden olabilir.
• Emme sırasında meme başının tamamı ve areolanın ( meme başı çevresindeki koyu renkli bölge ) büyük bir kısmının bebeğin ağzında olması sağlanmalıdır. Anne serbest olan elinin baş ve işaret parmağı üstte areola kenarında diğer üç parmağı areolanın altında olacak şekilde memeyi tutmalı ve hafifçe bastırarak hem sütün kanallara akışını kolaylaştırmalı hemde bebeğin burnunun memeye gömülmesini engelleyerek rahat nefes almasını sağlamalıdır.
• Emzirme sonunda memeyi zorlayarak bebeğin ağzından çekmek meme başına zarar verebilir. Anne küçük parmağını yandan bebeğin ağzına doğru iterek emmeyle oluşan negatif basıncı ortadan kaldırırsa memeyi rahatça çekebilir.

Emziren Anneler Meme Bakımını Nasıl Yapmalılar? Nelere Dikkat Edilmeli?

Bebeğinizi emzirmeyi seçseniz de seçmeseniz de, hamilelik memelerinizi etkiler. Bazı kadınlar, hamileliğin dördüncü ayı gibi erken bir zamanda, meme uçlarının çevresindeki (areola olarak bilinen) bölgeyi sıkarak bile memelerinden sıvı çıkarabilirler (sıvı akışını başlatabilirler).Vücudunuz emzirme sürecine kendini doğal olarak hazırladığı için, sizin yapmanız gereken çok az şey vardır. Bununla birlikte, meme bakımı ve beslemeyle ilgili olarak, ufak tefek sorunların önlenmesine ya da düzeltilmesine yardımcı olabilecek birkaç püf noktası vardır.
Bebeğinize memenizi vereceğiniz zaman, bebeğin daha kolay kavraması için areolayı iki parmağınızın arasında sıkıştırın. Bebeğiniz memenizi ağzında sıkıca tutmakta hala zorluk çekiyorsa, size yol göstermesi için doğum hemşirenize ya da doktorunuza danışın.
Gevşerseniz ve kendinize güven duyarsanız sütünüz daha rahat akacaktır. Sakin bir yerde sırtınızı iyi destekleyen rahat bir sandalyeye oturup, bebeğinizi yüzü tam size bakacak ve düzgün emebilecek şekilde tutarak ve huzur verici bir müzik parçası dinleyerek emzirmeniz, doğru tavrı kazanmanızı teşvik edebilir.
Doğumdan sonra acıkır acıkmaz bebeğinizi emzirmeye başlayın. Bu, memelerinizin gerilmesinin rahatsızlık verebilen aşırı dolgunluğun önlenmesine yardımcı olur. Bir miktar dolgunluk kesinlikle normaldir, ama önleme en iyi tedavidir.
Eğer dolgunluk problem yaratıyorsa, az miktarda süt çıkarmak için elinizle memenizi nazikçe uyararak bunu azaltabilirsiniz. Meme ucunda sütün varlığı bebeği de emmeye teşvik edecektir. Emzirmeden önce ılık suyla ıslatmanız da elle süt çıkarmaya yardımcı olabilir.
Elle süt çıkarmak için, baş parmağınızı ve işaret parmağınızı areolanın iki yanına koyun. Bebeğin çenesinin hareketlerine benzeyen ritmik bir hareketle göğsünüze doğru bastırın ve sonra parmaklarınızı birleştirin.
Meme uçlarınız içe dönükse, onları emzirme için önceden hazırlamanız gerekecektir. İki parmağınızla areolaya bastırdığında meme ucunuz dışa doğru çıkıntı yaparak dikleşmiyorsa, meme ucunuzun içe dönük olduğunu anlarsınız. Doğumdan birkaç ay önce takılan ve bu problemin düzeltilmesine yardımcı olabilen özel bir meme kalıbı kullanın.
Bebek malzemesi satan mağazalarda ya da eczanelerde bulunan meme kalıbı, memeye takılan ve meme ucunun hizasında küçük bir deliği olan plastik, kubbe şeklinde bir araçtır. Bu aracın areolaya yaptığı hafifbaskı meme ucunun delikten dışarı çıkmasına neden olur. Bu sonuç zamanla kalıcı hale gelir. Emzirmenin en iyi şekilde yapılabilmesi için bir hemşire ya da emzirme danışmanı ilave tavsiyelerde bulunabilir.

Emziren Annelerde Sütyen Seçimi Ve Meme Ucu Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Gebeliğin oluşmasıyla birlikte, memelerde emzirmeye hazırlanmaya başlarlar.Sağlıklı bir emzirme için uygun ve kullanışlı olan “emzirme sütyeni” kullanımı çok önemlidir. Anneye kolaylık sağladığı gibi meme konforunun ve bakımının “meme ucu petleri” ile birlikte en önemli yardımcılarından biridir.Aşırı sıkı olmayan destekleyici bir sutyen takın.Özellikle Emzirme sütyeni size yardımcı olacak ve rahat süt vermenizi sağlayacaktır
Memelerinizde rahatsızlık hissederseniz, dönüşümlü olarak sıcak ve soğuk kompres uygulayın hangisi size en fazla rahatlama sağlıyorsa. Sutyeninizi ıslanır ıslanmaz değiştirin. Sızıntı probleminiz varsa, meme pedi kullanın ve sık sık değiştirin.
Meme uçlarınızda çatlama ya da acıma oluyorsa, onları kuru ve ılık tutmak için mümkün olan her şeyi yapın. Ilık, kuru sıcaklık uygulanması acımayı rahatlatabilir.Plastik emzirme pedleri kullanmayın (bunlar nem tutar) ve mümkün olduğunda memelerinizi havalandırın. Ayrıca, birazcık süt çıkarıp meme uçlarınızın üstünde kurumaya bırakabilirsiniz. Bu, çatlakların kapanmasına katkıda bulunabilen koruyucu bir tabaka oluşturacaktır.
Emzirmeye Hazırlık, Süt Yapımı Ve Akması Nasıl Olmaktadır?
Gebelik süresi ilerledikçe süt bezleri ve süt kanallarının sayısı artar, memeler irileşir, meme başlarının ve çevresinin rengi koyulaşır, meme başı boyları uzar. Anne gebelik süresince gövde ve bacaklarında yağ depolar. Böylece emzirme dönemi için gerekli enerji sağlanmış olur. Doğuma yakın memelerin kan akımı hemen hemen iki katına çıkar. Doğumdan sonra emme ile uyarılan süt salgılanmasında iki refleks vardır.
1. Süt üretimi refleksi ( prolaktinle uyarılır ),
2. Süt sağılması refleksi ( oksitosinle uyarılır ).
Her iki reflekste doğumdan önce gebelikte artmış olan estrojen ve progesteron hormonlarıyla engellenir. Doğumdan hemen sonra bu engel kalkar. Bebeğin emmesi ile meme başları uyarılır bu sinirler vasıtasıyla beyine iletilerek hipofizden oksitosin ve prolaktin salgılanması sağlanır. Prolaktin süt üretimini başlatır ve oksitosin süt bezlerinde yapılan ve kanallarda bulunan sütün meme başına doğru sağılmasını sağlar. Bebeğin emerek memeyi boşaltması süt yapımını daha fazla uyararak emzirildiği sürece süt salgılanmasının devamlılığı sağlanmış olur. Bebeğin her istediğinde emzirilmesi süt yapımından sorumlu prolaktin düzeylerinin devamlı yüksek kalması için esastır. Bu düzeyler giderek artar ve 3-4. üncü günlerde süt salgılanması artar ve emzirmeye devam edildiği sürece yüksek kalarak sütün yeterince salgılanmasını temin eder. Prolaktin geceleri daha çok salgılanır ve bu hormon anneyi rahatlatarak daha iyi uyumasını ve çabuk dinlenmesini de sağlar. Bu nedenle gece emzirmeleri hem süt yapımını arttırır hemde anne gece emzirse bile iyi dinlenir. Oksitosin ise doğumdan sonra rahmin toparlanmasını hızlandırarak rahimle ilgili yaşanan problemlerin sıklığını azaltır. Her iki reflekste annenin duygu, düşünce kaygı ve algılamalarından etkilenmektedir. Annenin bebeğini görmesi, ona dokunması, onunla beraber olması, sessini duyması bu reflekslerin normal çalışmasına katkıda bulunur. Tersi olumsuz durumlar bu refleksleri baskılayıp sütün akmasını engeeller. Bebek bir memeyi fazla emerse o meme daha büyük olur ve daha fazla süt salgılar. Bebek bir memeden emmeyi keserse o memede süt yapımı durur. Her emzirmede her iki meme emzirilmeli, en etkili uyarıyı ilk emzirilen meme aldığından bir sonraki emzirme diğer ğöğüsten başlatılmalıdır. Böylece her iki göğüs eşit olarak uyarılmış olur. Annenin meme büyüklüğü süt bezleriyle ilgili olmayıp yağ dokusunun miktarına bağlıdır. Bu nedenle meme büyüklüğü ne olursa olsun tüm anneler yeterli süt üretebilirler. Ayrıca bir annenin sütü ikiz, üçüz doğumlarda da tüm bebeklere yetecek kadar üretilir. Yeterki buna inanarak hiç kaygılanmadan emzirsin ve çevresi tarafından da bu yönde motive edilip desteklensin.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1134
favori
like
share