Kuraklık Nedir Kuraklığın Sınıflandırılması Ve Tipleri - Kuraklık Nedir - Kuraklığın Sınıflandırılması - Kuraklığın Tipleri

Kuraklık

Bir bölgede nem miktarındaki geçici dengesizliğin o bölgedeki su kıtlığı ile ilişkisi olarak kabaca tanımladığımız kuraklık doğal bir iklim olayıdır ve herhangi bir zamanda herhangi bir yerde meydana gelebilir. Kuraktan nemli iklim tiplerine kadar her yerde görülebilir. Bununla beraber kurak iklimler nem eksikliğinden ve yüksek değişkenlikteki yağıştan dolayı kuraklığa karşı daha hassas konumdadırlar. Ekstrem olaylar içinde kuraklık genellikle yavaş gelişir, sıklıkla uzun bir süreklilik gösterir ve atmosferik tehlikeler içinde tahmini en az olanı olması ile birlikte etkileri çok geniştir.
Kuraklık tabiatın gizli bir tehlikesidir. Genellikle herhangi bir mevsim veya bir zaman diliminde yağış miktarındaki azalmadan dolayı meydana gelir. Kuraklık hesaplamalarında bir bölgedeki yağış ve evapotranspirasyon (buharlaşma+terleme) arasındaki dengenin uzun süreli ortalaması göz önünde bulundurulmalıdır. Kuraklık zamanla (yağış mevsiminin başlamasında gecikmeler, ürün büyüme mevsimi- yağış zamanının ilişkisi) ve yağışların tesirleri (yağış yoğunluğu, sayısı) ile ilşkilidir. Yüksek sıcaklık, şiddetli rüzgar ve düşük nem miktarı gibi diğer değişkenler bir çok bölgede kuraklıkta etkili olur.
Kuraklık yalnızca fiziksel bir olay veya bir doğa olayı olarak görülmemelidir. Onun, insan ve faaliyetlerinin su kaynaklarına olan bağımlılığı nedeniyle toplum üzerinde çeşitli etkileri vardır. Uzun süreli kuru hava nem azlığı yaratarak bitki, orman ve su kaynaklarında azalmaya sebep olur ve neticede ciddi çevresel, ekonomik ve sosyal problemlerin ortaya çıkar.

Kuraklığın Sınıflandırılması ve Tipleri



Bugüne kadar kuraklık; meteorolojik, tarımsal, hidrolojik, coğrafîk hattâ sosyal ve ekonomik yönden farklı biçimlerde tanımlanmış ve farklı, isimler altında değerlendirilmiştir. Bu tanımlar bir değişkeni ya da birçok değişkeni içerdiği gibi, bunların za rarlı etkilerini de içeren çok sayıda kritere göre yapılmaktadır. Yani yağış, sıcaklık, nem, buharlaşma, terleme, toprak nemi, rüzgâr gibi değişkenler ile bunların eksikliği veya fazlalığıyla ilişkili olarak ortaya çıkan tehlikeli olaylar da göz önüne alınmaktadır.
Genel olarak aşağıda özetlenen dört esas kuraklık türünden söz edilebilir:

1. Meteorolojik kuraklık
Bir yerde, belirli bir sürede ortalamaya göre yağıştaki azalmanın kriter olarak alındığı kuraklıktır. Meteorolojik kuraklığın belirlenmesinde her bölgeye, hattâ ülkeye göre değişik istatistiksel yöntemler ve yağış için farklı sınır değerleri kullanılmaktadır. Örneğin; bazı yerlerde 21 günlük yağış toplamı, normali nin 1/3'ünden daha az ise, ya da orada 15 gün yağış olmamışsa, bu durum meteorolojik kuraklık olarak değerlendirilmektedir (Türkeş, 1990).

2. Tarımsal kuraklık
Bitkiler ile meralar, çayırlar ve diğer tarımsal işletmelerin su ihtiyaçlarının karşılanamaması olayıdır. Bu durum, meteorolojik kuraklığın devam etmesi hâlinde görülür. Kuraklıktan en fazla etkilenen sektör, tarım sektörüdür.

3. Hidrolojik kuraklık
Yer üstü ve yer altı sularındaki azalmanın ölçü olarak alındığı kuraklık olup hidrolojik açıdan yeterli suyun bulunmasıdır. Hidrolojik kuraklık ve şiddeti, su ortamlarının (akarsu, göl, baraj, yer altı suyu vb) gözlenmesi ve yapılan seviye ölçümleriyle tespit edilmektedir.

4. Kıtlık
İnsanların sosyal ve ekonomik her türlü etkinliklerini olumsuz yönde etkileyebilecek, ölüme kadar götürebilecek nitelikteki gıda eksikliğidir. Özellikle yaşanan su sorunu ile üretimde görülen azalmaya bağlı olarak yaşanan kıtlık, açlık, bu tip kuraklığa örnek olarak verilebilir. Bu kuraklık tarımsal kuraklığın bir ektsrem tipi olup sosyo-ekonomik kuraklık olarak da adlandırılır.

Dünyadaki hava olaylarını ve iklimi yönlendiren iklim etmenleri (güneş ışınlarının geliş açısı ve enlemsel değişikliği, karaların ve su kütlelerinin dağılımı, okyanus akıntıları, hâkim rüzgârlar, alçak ve yüksek basınçların yerleri, orografi ve yükseklik) çok sayıda iklim tipleri ile iklim bölgelerinin ve kuşaklarının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dolayısıyla yeryüzünde bu etmenlere göre çok sayıda yarı nemli, nemli, yarı kurak, kurak ve çöl bölgeleri olarak adlandırılan alanlar oluşmuştur. Bu alanların doğal dengesinin korunması, bu bölgeleri temsil eden iklim koşullarıyla doğrudan ilişkilidir. İklimde görülebilecek dalgalanmalar, buralarda doğal afete dönüşebilecek beklenmeyen tehlikeli olayları doğurabilmektedir.
Nemli, yarı nemli ve yarı kurak bölgelerde belli bir süre içinde görülen yağış yetersizliği kuraklığa neden olurken, kurak bölgelerde ve çöl bölgelerinde yaşanan yağış azlığı daha da ağır yaşam koşullarına neden olabilmekte ve çöller genişlemektedir.
Bilindiği gibi atmosferdeki hava kütleleri ve parselleri sürekli hareket halindedir ve genel dolaşım adı verilen bu hareket bir düzen içinde sürmektedir. Ekvatoral enlemlerdeki enerji fazlalığı ile kutuplardaki enerji açığına bağlı olarak gelişen bu hareketin önemli boyutta normalinden sapması, yağış koşullarını etkilemekte, bazı bölgeler için yağış fazlalığı, diğer bazı bölgeler için de yağış azlığı söz konusu olabilmektedir.
Yağıştaki azalma belli bir süre devam ettiği takdirde o yerde kuraklık söz konusu olmaktadır. Ortalama yağışın azalmasında ve kuraklığın daha da büyük boyutlara ulaşmasında insanların bazı etkinliklerinin de büyük rolü olduğunu söylemek gerekir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4243
favori
like
share