Tuvalimdeki Koyu Gölge - Merve Çatak
Minik bir sandalye üzerine oturdum.Sadece ama sadece önümdeki tuvali seyrediyordum.Her gün saat 12’de bu kocaman ama içi boş odada tuvalim ve sandalyemle toplantı yapıyorduk.Düne ,bugüne,yarına dair her şeyi konuşuyorduk.

Saat tam 12 idi.Hızlı hızlı merdivenlerden aşagı indim.Önümde hemen beyaz bir kapı belirdi.Kapıyı ,elimdeki anahtarla usulca açtım.Ancak adımımı atacak cesareti kendimde bulamıyordum.Beynimde binbir türlü karabulutlar geziyor,kalbim her an yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor,vücudum zangır zangır titriyordu.Ya tuvalimde,acı,hüzün,hayalkırıklıgı,gözyaşıyla bezenmiş ,koyu gölgelerin hakimiyet kurdugu bir resim varsa,ya mutluluk beni hiçbir zaman bulamazsa.Sorular,sorular,sorular…Beynimde fırtınalar kopuyordu.Adeta sesime ses degse çıglık ,feryat olacak bir haldeydim.Ama attıgım çıglıklar sessiz olacak,,etrafı degil de kalbimi inletip,bütün vücudumu ele geçirecekti.

Korkunun ecele faydası yoktu.Tüm cesaretimi toplayıp gerçege ilk adımımı atmıştım.Artık geriye dönüş yoktu.Sadece ilerisi vardı.Birkaç adım attıktan sonra ruhum kadar kara sandalyeme,kalbim kadar beyaz tuvalime yaklaştım.Ama hala kalp çarpıntılarım dünyayı yok edecek şekilde çarpıyordu.Bunlar artçı depremlerdi.Ruhumu ,kökten yıkacak kadar şiddetli degillerdi.
Allah’ım ben nasıl bir ressamdım?Ressam dedigin tuvaline,fırçasına,renklerine hakim olur.İstedigi resmi,parmakları arsında tuttugu binbir çeşit fırçalarla tuvaline aksettirir.Arkasını her döndügünde,canından bir parça olan tuvalinden her uzaklaştıgında,geriye dönüşünde bir sürprizle karşılaşmayacagını bilmenin memnuniyetiyle,yüzünde kocaman bir gülücükle odadan ayrılır.

Ancak ben ne elime minik bir fırça almıştım, ne de bembeyaz tuvalime fırçamla dokunabilmiştim.Tuvalime hakim olan ben degildim.Tek hakim zamandı ve bana sadece beklemek düşüyordu…


Merve Çatak

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 380
favori
like
share