İlk göz ağrıma...

Ey Gül-i Rana:
Bir su gibi susadım sana,
Sevmekten ne mana?
Cana ve Kana!

Başkaları sen varken bir hiç benim için
Aylar ve yıllar an gibi geliyor seninle. Niçin?
Boşuna dememiş saki “mey için! ”
“İçin, için ki kendinizden geçin,
Gönül tarlasını yârin aşkı ile biçin! ”

Sen gelince aklıma, düşer bir damla yanağıma,
Ermez sensiz firaklar vuslata,
Gündüzler akşama, geceler sabaha,
Bedelsin sen benim için tüm dünyaya.

Uzaktasın ve hiç çıkmıyorsun aklımdan,
Öpe sim geliyor seni al yanağından,
Bir gül, bir mey kopardım dalından,
Bil ki mahrum ettin beni iki cihandan.

Ey ozan! Vur sazının bam teline!
Aşksız olanın gam neyine?
Ona vasıl olamayacağını bile bile,
Düştü bu mecnun bu derde.

Son adımda, cananın yanında,
Yürek kafeste, kan damarda,
Durmuyor O’nun yanında,
İşte buldum ya, karşımda!
Hülyamın son anında, tadında.

Ben(bir) mecnunsam,
Seni serap sansam,
Sana koşsam, sana varsam
Seni sarsam, sana doymasam,
Şu güzel rüyadan uyanmasam!

Yürek kafeste; gönül firarda,
Şu mecnun ki ondan uzakta hep darda,
Hayatta en dayanılmaz anlarda.
Yârim halimi anlar da!
Yalnız koymaz beni buralarda,

Hicranla yanar gönlüm her dem.
Ah ki sensiz ben ne edem?
Fiz an’a mı yoksa izaha mı gidem?
Anla artık sensiz olmuyor dide-m.

An gelir suda süzülen iki kuğu,
An gelir guruptaki iki kuş oluruz.
Fırat ve Dicle gibi önce hemhâl olur;
Sonra, akar akar duruluruz.

Ey Gül-i Rana:
Değersin her tatlı ana,
Yeter bu hasret bana,
Gel artık Ey Gül-i Rana

Yunus Bursevi

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 719
favori
like
share