Bu Nasıl Bir Korku Ki - Akif Mutaf

Doğmadan önce sesten korktu bir cenin,doğduktan sonra ışıktan.Günlerce gözü kapalı ağladı bundan sebep.Emeklerken,hep o ilk adımını atmaktan korktu,adımlarını sıralarken ise düşmekten...Yelkovan akrebin başını döndürdü,cezbetti,aktı zaman,gecenin habercisiydi her gündüz,küçük çocuk her gece karanlık şehrin hükümranlığından korktu.Gök gürültülerinin eşliğinde ikindi yağmurları yağardı,o her şimşek çakışında annesinin kucağına sığındı.Kor parçası elini yaktığında ateşten,tuzlu su genzine kaçtığında denizden,sevdiklerini birer birer kaybettiğindeyse geçen zamandan korktu.Bir umut “acaba”dedi,“kurtulmuş muyumdur?” diye.Küçük çocuk o günse arkasına bakmaktan korktu!..

İlkin akrofobiyle tanıştı küçük çocuk,adı yükseklik korkusu.Balkondan bakarken yoldaşı korkuluklara tutunurdu,o şekilde dindirdi korkularını,yine de fazla kalamaz,aşağı inmek isterdi.Bir gün sordu kariye:
-Asansörle inilebilir mi?
“Hayır!”dedi kari.
-Neden?
-Ya kapalı kalırsak içinde!
Evham kokardı kelimeler,ruhuna işlerdi sahiplerinin.Neyse ki merdivenler vaat ederdi açık alanı.

İşte,temiz hava,kana kana içine çekiyor küçük çocuk,fakat neden nefesi daralıyor?Agarafobi koşa koşa gelip,tanıştırıyor kendini.Küçük çocuğu alıkoyuyor kalabalıklardan,sinemalardan,otobüsten,çarşıdan,meydanlardan...Merdivenler eve meylediyor bu sefer.Evde kimse yok!Sessizliğin içinden kalbine püskürüyor yalnızlık korkusu.Ne yapmalı?Yine korkuluklara mı sarılmalı yahut aynasının cadısıyla mı konuşmalı?O gün şunu anlıyor ki kararsızlık doğuruyor korkuyu.Menekşeye dokunamıyor,zehir damlıyor yapraklarından.Çiçeklere bile yaklaşamıyor artık,meşin kaplı kamus aktarıyor sakındıra sakındıra;antofobi adı!..

Anahtar,kepenk,sürgü sesleriyle çınlıyor sokaklar.kapanıyor kapılar bir bir.Korku sağanağına tutulmuş şehir,eminliği kovuyor kendinden.Evlere meylediyor ayaklar.Zeytincinin küreğinden kese kağıdına dökülüyor zeytin taneleri,tıpkı korkunun elinden karanlığa akan insanlar gibi...

Kapanıyor pencereler,sürgüleniyor kapılar.Kediler ilk defa korkuyor sahibi oldukları karanlıktan.Kuşlar kara şarabın içinde çırpınıyor,bulamıyorlar kanatlarını.Cellat istifasını sunuyor dar ağacında.İlmeği bu sefer kendi canına talip oluyor..

Derken işte bir adam görünüyor,dikkat kesiliyor kari,dikkat kesiliyor herkes.Tek başına yürüyor sokakta,tek başına eziyor kaldırımlar,tek başına bakınıyor etrafına bir mum ışığı görebilmek için.Fakat susuyor tüm pencereler,fersiz son ışık huzmelerini de boğuyorlar kendi zifiri karanlıklarında.Celladın halini görse de çıkmıyor kimsenin sesi.Şahit olmak kaçınılmaz,şahitlik tehlikeli.Görüp de haleti okumamak kaçınılmaz,nasılsın demek tehlikeli...
-Nasılsın?
Bu soru sorulmadı,suale cevap verilmedi.Heeey,duyuyor musunuz?Yalnız adam bir ışık gördü vahada.Sarıya çalan çöl mavisiydi bu pencereden sızan. Bu soru birazdan sorulacak,cevap birazdan alınacak,bedevinin tatlı rüyası değilse,cam birazdan vurulacak.

Yalnız adam nefes nefese yaklaştı cama,ayaklarını sürüte sürüte.Kanayan ayaklarını unutarak,Camdan damlayan mavi ışığın karpuz suyu misali çenesinden damladığını düşünerek,büktü parmağını,tıklattı cama.“Kim o?”diyecekler şimdi.“Tanrı misafiri ”diyecek.
Fakat kapı duvar tanrı misafirine,derken bir yazı süzülüyor pencereden.
-Hoş geldiniz korkunun hükümranlığındaki şehrimize
-Çok şükür,hoş geldiniz diyorlar bana
-Kartınızı yuvaya sokunuz.
-Kart mı?Demek her yuvaya giriş için bir kart gerekiyor.Pekala.
-Şifrenizi yazınız.
-Misafir yazsam.Hayır,dört haneli şifre kabulu.
-İşleminizi seçiniz.
-İşlem?Eylem yani Ne yapacağıma mı karar vermeliyim?Allah’ım,Yine mi kararsızlık!Tamam o zaman,korkulardan korunmanın var mı bir yolu?

Meşin kaplı kamus savruluyor rüzgarda “k” harfine gelene dek,bilgisizliğin korkusundan,korkunun bilgisine adım atana dek, “her gözün karasındaki o aydınlığı” görene dek.“KORKMAK>KO-RI-MAK(KORUMAK)”Demek korkmak ve korumak aynı kökten kelimelermiş.

Bu nasıl bir korku ki içinde eminliği barındırıyor,demek insan korkularıyla korunabilirmiş korkularından.Ne güzel demiş Mevlana:“Korkuda yüzlerce eminlik gizli.Gözün karasında bunca aydınlık var.Ey temiz adam,korkuda gizlenmiş emniyeti gördün,ümitte gizli korkuyu da gör.”


Akif Mutaf

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 334
favori
like
share
mfmutaf Tarih: 15.03.2011 23:28
insan bi izin alır di mi
CiCeGiM Tarih: 13.07.2009 23:27
orkuda yüzlerce eminlik gizli.

emin olmali her $ey için buda kolay degil çokk güzel bir yaziydi