Evcilik mi, Evlilik mi?
Aşkın evlenmemiş çiftlerde yansıması, fiziksel çekim, tutku gibi duygulardan oluşurken; evlilikte bunlar yerini taahhüt ve şefkate bırakır. Evlilik aşkı öldürüyor fikrine katılmıyorum ancak evlilik aşkı dönüştürür diye düşünüyorum...
Aşkın sürekliliği elbette hepimizin hayatında en çok istediği şeylerden biridir. Ancak diğer yandan bakılırsa, aşkın insan üzerinde yarattığı biyolojik değişim, süreklilik halinde zarar verici ve yorucu bir hal alabilir. Bu yüzden aşkın hep aynı hız ve ritim içinde olmasını değil, dönüşümünü kabullenerek yeni haliyle yaşamasını öğrenmek gerekir.
Yeni evliler, ilk yıllarında bir takım korkular yaşarlar. Bunların içinde en sık görüleni ise, her tartışmada yol ayrımına geldiklerini zannetmeleridir. Oysa tartışmak, ilişkinin sağlıklı davranış biçimlerinden biridir. İki yabancı insan, farklı yaşam tarzları, alışkanlıklardan çıkıp, ortak bir hayata geçerlerse, birbirlerini tanıma süreci geçirmeleri son derece doğaldır. Bu süreç içinde zaman zaman anlaşmazlıkların olması da çok tabiidir. Önemli olan, hemen havlu atmamak, ilişkinin bittiğini düşünerek umutsuzluğa kapılmamaktır.
Erken yaşta ve birbirini tanımaya zaman bulamadan evlenen çiftlerde gözlenen durum, iki tarafında evlilik kurumunun ciddiyetini fark edememiş olmalarıdır. Onlar için evlilik, tıpkı evcilik oyunu gibidir. Sanki bir zaman sonra bu oyun bitecek ve herkes evine gidecek gibi davranırlar. Aile evinden çıkıp, ciddi sorunluluklar altına bir anda giren genç çiftler için zorlu bir yoldan geçtiklerini söylemek mümkündür. Hayatta belirli şartları olgunlaştırmış, biraz yaş almış kişilerin bile, evlilik kurumu içine girdikten sonra bocaladıklarını düşünürsek, erken yaşta evlenenlerin kendilerini çıkmazda hissetmeleri normaldir. Belirli yaşa gelene kadar, kişi karakterini, mesleğini, hayat felsefesini, önündeki yolun nasıl gideceğini belirlemekle meşgul olmalıdır. Eğer bu süreçleri tamamlamadan evlilik yaşanırsa, bütün bu zorluklara bir de evliliğin sorumlulukları ekleneceği için, daha çok yıpranacaklardır. Bu yüzden, evliliğin tüm gerekliliklerini yerine getirecek olgunluğa ulaşmadan yapılan evlilikler, evcilik oyunundan öteye geçemez.
Evliliğin yürümesi ve uzun yıllar ayakta kalması için, sevgiden fazlası gerekmektedir. Empati kurmak ve kendileri için geçerli olacak iletişim dilini oturtmak, biraz zaman gerektiren ancak olmazsa olmaz kuraldır. Önyargılı, sabit fikirli ve iğneleyici konuşmalar, evlilikte yara verici tavırlardır. Dış dünyada çevrenize karşı nasıl davrandığınız sizi ilgilendirir ama evliliğin içinde hassas ve duygulu ve duyarlı olmak zorundasınız. Hayatınızda size eşlik edecek bir yol arkadaşı istiyorsanız, biraz çabalamanız, taviz vermeniz ve ortak yaşamın kurallarını öğrenmeniz gerekir. İçinde sevgi, saygı, anlayış ve fedakarlık barındırmayan bir evlilik, parçalanmaya mahkumdur. Evlilikte iki yol vardır, hangisini tercih edeceğiniz tamamen size kalmış. Ya bu devevi güdersiniz, ya bu diyardan gidersiniz!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 391
favori
like
share
Sylar Tarih: 13.07.2009 20:03
"...ortak yaşamın kurallarını öğrenmeniz gerekir..."

Belki de en lazım olanı. Bireysellik olmamalı.