Siz Kim misiniz?

Hani, çocukken hep olsun diye beklediğimiz bir şeyler vardı. Sabırla özlemle bakardık annemizin gözlerine. Ah bir olsun derken içimiz sızlardı.

Bazen merhaba demekten çok mutlu olurduk bazılarına. Hani onu görmek bir anda ve umulmadık bir zamanda çözüverirdi kafamızda ki her şeyi.

Hani yolda yürürken arkamızdan dokunan bir elin, yıllardır özlemini çektiğimiz bir sevgilinin eli olduğunu gördüğümüz andaki mutlu oluşumuz vardır. Yıllarca unutamayız, hatta unutmak istemeyiz bir türlü. Ayrı olduğumuz zamanlarda hayallerimizi, hatta rüyalarımızı süsler.

Hani ıssız bir yolda korkularımızla ,ıslıklar çalarak korkumuzu yenmeye çalışırken, ağaç dallarının hışırtısı ya da bir gece kuşunun kanat çırpışı ile irkildiğimiz korku anlarında güven veren bir dostla karşılaşırız ya. Varlığı ile bir anda bütün korkularını unutur gideriz.

Hani kaybettikten sonra bulunduğunda sevindiğimiz, sanki yeniymiş gibi bağrımıza bastığımız hatta sıkı sıkı sarıldığımız, sevinciyle yaşadığımız üzüntüyü unuttuğumuz ; kalemimiz, tarağımız, telefonumuz, kolyemiz, sevgilinin verdiği kuru gül parçası ya da babamızdan kalan bir kol düğmesi.

Hani bazı dostlar vardır. Yokluğunda özler, varlığında kırmaktan vazgeçemezsin. Zamana aldırmadan rahatça arar ve güveni yaşarsın onda.

Hani seni senden iyi tanır ya. Senin seni unuttuğun anlarda o seni hep hatırlar ya.

İşte "O" sizsinizzzzzz.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 335
favori
like
share
hallavye Tarih: 16.08.2005 17:14
Hani kaybettikten sonra bulunduğunda sevindiğimiz, sanki yeniymiş gibi bağrımıza bastığımız hatta sıkı sıkı sarıldığımız, sevinciyle yaşadığımız üzüntüyü unuttuğumuz ; kalemimiz, tarağımız, telefonumuz, kolyemiz, sevgilinin verdiği kuru gül parçası ya da babamızdan kalan bir kol düğmesi
bence çok doğru ellerine sağlık