Sıra Arkadaşım - Selcan Aktaş
Öğrenciliğin geçtiği yıllara hiç özlem yaşamamıştık galiba.Okul formalarının ütüsü bitmeden daha,tahta başı beyaz önlüklerin,takım elbise ve kravatların ütüleneceği yazılıydı her ikimizin de kaderinde.
Her sabah yeşile çalan yazı tahtası ve kahverengi çivileri çıkmış sıralarla karşılaşmak yaşadığımız hayatın bir parçası haline gelmiş,gülümseyen yüzümüze gülücükler bahşetmişti masum yüzlü haylazlarımız.

Her sabah kaderimi yeniden seninle yaşamak için koşarak geldiğim okul bahçesinde ellerimi ısıtırdım ağırbaşlı selamınla.
Ve ondan sonrası günün telaşlı belki,belki biraz yorucu ama mutlu geçerdi tebeşirle yazdığımız kelimelerin bile sırt sırta verip birbirine destek olduğu saatlerde.Okul çıkış zamanlarında,
çocukları yatırmış da bir solukluk sohbet edebilecek vakti bulmuş ebeveynler gibi fındıklı
kahvelerin siyah fincanlara ışıltısını yaydığı zamanlarda varırdık sohbetin tadına.

Vakit nasıl da çabuk geçer,insan soğuklarda nasıl da içini ısıtır nefret ettiğini sandığı sigara dumanlarında en çok o zaman anlardık.Eve dönüş vaktinin akşamla elele tutuşacağı saatler yaklaştıkça,fincanlar sabaha değin öksüz bırakılır,sohbetin her karakteri kendi kaderine yol alırdı;bir sonraki günün umudunu serperek yüreğine.

Ağlandı,gülündü,dertleşildi,dedikodu edildi,çekiştirildi,kavga edildi,terslendi belki bir kaç stresli zamanda o küçücük sınırları olan odada birileri ama kimse gitmemezlik etmedi her güne ışıyan günün sabahında kirpikleri donarak.

Her yol kadere giderdi elbet...

Sırtını sıvazladığımız,derdine eş olduğumuz,yemeğimizi,çayımızı,kahvemizi paylaştığımız,hatta uzun bir yola çıkmadan önce son bir kez sarılıp vedalaştığımız ,dostlarla sevdiklerimizle paylaştığımız mekan...
Şimdi yine kahkahalarla çınlıyor mu duvarların?
Fındık kokulu kahvelerin buğusu sindi mi camlarına?
Dost sohbetlerin içini ısıtıyor mu?
Aşka ve hüzne aynı anda şahit olan her hücren yokluğumuzda yas tutuyor mu?

Gidenler ve kalanlardan ibaret yaşamlarda ,unutulmayan sıra arkadaşlarım,
Acep her seferinde dönüp dönüp de hatıraları yadediyor mu?
Gözbebeklerini bir gülümseme,içlerini bir ferahlık ve ardı gelmez keşkeler dolduruyor mu?

Selcan Aktaş

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 422
favori
like
share