ittihat terakki zihniyetinin politik devamı olan cumhuriyet halk partisi, tarihinin hiçbir döneminde solcu olmamıştır, olmayacaktır.

chp, devlet ve asker kökenli bir parti olarak kurulmuş, sırtını halka dayamamış, dayanak gücünü işçi ve köylülerin oluşturduğu emekçi kesimlerden değil, egemenlerden ve elitist burjuvaziden almıştır.

dünya çapında hem 'devletçi' hem 'milliyetçi' olup kendisini solcu ve sosyal demokrat olarak tanımlayan başka bir parti, örgüt ya da yapılanma yoktur.
pardon vardır; ip ( işçi partisi ), dsp ( demokratik sol parti ) gibi partiler de chp ile aynı yoldadır...

bu üç parti, mevcut sistem tarafından sosyalist devrime giden yolun önüne konulan barikatlardır. oligarşinin "kimilerini sağcı yapamadık, hiç değilse devrimci de olmasınlar" mantığına hizmet etmekten başka bir şeye yaramamaktadırlar. bu hesapta, deniz baykal, zeki sezer ve doğu perinçek gibi insanlar, oynadıkları rolü ve rolün gereklerini de gayet iyi bilmektedirler; hiçbiri masum, cahil, bilgisiz ve saf insanlar değildir!

bir ek not olarak: cumhuriyet halk partisi'nin üye olduğu sosyalist enternasyonal'in gerçek 'sosyalist enternasyonal' ile bir alakası yoktur. bugünkü sosyalist enternasyonal(!)e üye olan avrupalı liberal partilere baktığımızda, bunu kolaylıkla anlayabiliriz.

biraz sadeleştirirsek: herhangi bir sosyoloji sözlüğünü açıp
karışımından elde ettiğimiz sonuca = "faşist" demek
abartılı olmayacaktır.

türkiye tarihi boyunca, kapitalist sistem tarafından işçi ve köylülerden oluşan emekçi halkların önüne "solcu" sıfatıyla sürülen erdal inönü, bülent ecevit, doğu perinçek, deniz baykal, zeki sezer gibi insanlar, halkın solu ve solculuğu: "halktan ve sınıf mücadelesinden kopuk, elitist ve adeta uzaydan gelmişçesine halka ve yurduna yabancı bir olgu" olarak kavramasından başka bir amaca hizmet etmemişlerdir.

oysa ki bu insanların ve içinde oldukları yapıların hiçbiri, ne politika ne söylem ne de duruş olarak diğer sağ partilerden farklı değildir. zaten mevcut egemen sistemin kendisi de sağ ve sol arasında böylesine bir farksızlık ve kimliksizlik oluşturmak istemektedir. bu partiler, halkın oyları ile grup oluşturabildikleri parlementoda kendi çıkarları gereğince sağ ya da sol(!) partilerden milletvekilleri transfer edebilirler. bununla birlikte, bu sol(!) partilerin çatısı altına giren milletvekilleri de kolaylıkla kendi şahsi çıkarları doğrultusunda sağ partilere geçiş yapabilirler. bu açıdan: chp, akp, mhp, dsp, sp, dyp, anap gibi düzen partileri arasında hiçbir fark yoktur. bu siyasi oluşumların hepsi, birbirilerinin varlığı sayesinde varolabilmektedirler. biri olmaz ise diğeri de olmaz. biri diğerinin varlık gerekçesidir. 2007 genel seçimleri sonucunda oluşan mevcut parlemento yapısına baktığımızda, chp'nin içerisinde yer alan ve kökeni sağ olan birçok milletvekili; bunun en yalın ispatıdır.

*** *** *** *** *** *** *** *** *** *** *** ***
------------------------------ 2 ------------------------------
--- BAZI NOTLAR ---

*** bilin bakalım deniz baykal, AKP'nin 22 temmuz 2007 genel seçimleri öncesinde oy alabilmek için halka dağıttığı odun kömür hakkında ne demiş? = "kömürü, poşeti ananızın ak sütü gibi helaldir, alın; ama oyunuzu sakın vermeyin"...

anlaşılan o ki, deniz baykal'ın, sistemin kendisi tarafından yoksullaştırılan bir halkın yoksulluğunun yine sistemin kendisi tarafından aşağılanması gibi bir sorunu yok. o denli yok ki, insanları rüşvet almaya yönlendirecek kadar!

*** 22 temmuz 2007 seçimleri öncesinde, basın ve medya tarafından AKP'ye karşı;
"sağcılar MHP'ye, solcular CHP'ye oy versin" propagandası yapıldı.
bu, "MHP=CHP" demenin örtülü şeklidir.

*** 10 temmuz 2007'de şırnak'ın silopi İlçesi'ne bağlı rıbehi köyü'nden geçen CHP konvoyuna "zafer işareti" yapan 13 yaşındaki harun çolak, konvoydan açılan ateş sonucu kurşunla vurularak yaralandı.

*** seçimlerden önce deniz baykal, TÜSİAD patronlarına "mevcut ekonomi politikalarını sürdüreceğiz" güvencesi verdi...
mevcut ekonomi politikaları da ne ola ki?
"ben ülkemi adeta pazarlamakla mükellefim" diyen başbakana bakılırsa...

>>> hürriyet gazetesi ekonomi yazarı erdal sağlam:
" iktidar olduğu takdirde CHP'nin piyasa dostu ekonomik politikalar izleyebileceğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz. " dedi.
10 mayıs 2007

*** solcu(!) kimliği ile bilinen ertuğrul günay "neden AKP'den aday oldunuz?" sorusunu "milletvekili olmak istiyorum" diye yanıtladı.

MHP'den gelip ANAP'a geçen, ANAP güç yitirince kendi kurduğu "hür parti" ile siyaset hayatına devam eden yaşar okuyan, 22 temmuz 2007 genel seçimleri ile birlikte CHP saflarında...

*** 22 temmuz 2007 genel seçimlerinde CHP'nin aday listelerine giren sanık milletvekili adaylarından bazıları :
* mahmut yıldız - şanlıurfa
- evrakta sahtecilik, dolandırıcılık, hakaret, ölümle tehdit, sahte özel belge kullanmak, silahla yağma suçuna azmettirmek.
* yaşar tüzün - bilecik
- görevi kötüye kullanmak.
* feramüz şahin - tokat
- zimmet, görevi ihmal.
* fahrettin üstün - muğla
- görevi kötüye kullanmak.
* ferit mevlüt aslanoğlu - malatya
- hizmet nedeniyle suistimal.
* kemal kılıçdaroğlu - istanbul
- görevi kötüye kullanmak.
* tacidar seyhan - adana
- tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek.
* mehmet şerif ertuğrul - muş
- silahla tehdit.
* bülent baratalı - izmir
- ihaleye fesat karıştırmak.
* ali oksal - mersin
- ölüme sebebiyet vermek.
...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 781
favori
like
share
hakan2230 Tarih: 02.08.2009 16:48
Sol (sosyalizm) bir sokak hareketidir.Halkın içinden çıkar ve amaç halk devrimidir.Tepeden inme olmaz...Ayrıca ulusalcı bir tavır solun içinden yoktur bunun adı nasyonal sosyalizm olur..sol her türlü ulusalcı milliyetçi tavıra karşıdır.

Bugün bir çok sol parti ya milliyetçi bir siyaset yapıyor ya da milliyetçilik yapanların etnik kökenine yönelik saldırılarla farkında olmadan milliyetçilik yapıyor..
Gundii Tarih: 15.07.2009 16:51
üstünde durulması gereken bi konuya temas edilmış teşekkürler yoldaş

sırf devrimciyim deyip ustunede kemalıst olanlar yada hem chpli hemde solcuyum diyenler... dsp işçi partisi bunların peşinden gidenler ancak mevcut düzene hizmet edıyorlar...

ve bazı degerlerimizi kullanarak oy avcılıgına soyunuyorlar... !