Tren istasyonu. Çok sıcak bir öğle vakti. İstasyon tenha sayılır. Yaşlıca bir adam. İki genç sevgili. Bir miskin köpek... Banliyö bekleniyor. Her şey çok sakin görünüyor. Fazla sakin ve içten içe gerilimli Bir delikanlı telaşla istasyona giriyor. Sabırsız ve tedirgin görünüyor. Ardından oldukça yapılı olan iki adam beliriyor. Genç onlara göz ucuyla bakıyor, soğukkanlılığını korumaya çalışarak diğer yöne doğru yürümeye başlıyor. İstasyonun o yönünden de dört kişilik bir grup ona doğru yaklaşıyor. Pusuya düştüğünü anlıyor, tren yoluna atlayıp karşıya geçmeyi düşündüğü anda karşıda bekleyenlerle yüz yüze geliyor. Çaresiz kalarak iki kişinin bulunduğu tarafa doğru bir hamle yaptığı anda adamlarla karşı karşıya kalıyor. Hızlı bir refleksle adamları iterek koşmaya başlıyor, başkaları çıkıyor karşısına. Çok kalabalık gelmişler. Üzerine atılıyorlar, boğuşuyorlar, diğerleri de yetişmiş büyük bir çember oluşturmuşlar ona kıyasıya vuruyorlar. Karga tulumba yapıp istasyondan çıkarmaya çalışıyorlar. İşte o anda bağırıyor ismini söylüyor, kaçırıldığını haykırıyor. "Basını, İ H D' yi arayın" diyerek bağırıyor. Banliyöyü bekleyenler korku içinde, şaşkın... Her şey bir anda olup bitiyor gözlerinin önünde. Donakalmışlar. O anda tren geliyor onları alıp gidiyor. Bir tek köpek yattığı yerden kalkmış huzursuzca hırlıyor.

Yaşlı adam torunuyla parkta, çocuklar sonsuz bir neşeyle oynuyorlar, o düşünceli görünüyor. Genç sevgililer bir telefon kulübesinin başında tartışıyorlar. Delikanlı kızın elindeki telefonu sertçe alıyor ve kapatıyor. Kızı sürüklercesine çekiyor kolundan, uzaklaşıyorlar. ( Bu arada fonda sürekli bir telsiz , daktilo, telefon, bir minibüs motoru, kahkahalar ve çok derinden gelen çığlık sesleri duyuluyor.)

Gece ve minibüs yol alıyor. Minibüsün içi karanlık , caddeyi aydınlatan lambaların altından geçtikçe içini görebiliyoruz. Genç ,elleri kelepçeli , gözü bağlı , saç baş dağınık kan içinde arka koltukları olmayan bir minibüste yere oturtulmuş, her iki yanında durmakta olan adamların karaltısı...

Yaşlı adam banyoda aynanın karşısında, takma dişlerini çıkartıyor içinde su olan bir kapa yerleştiriyor. Aynaya dönüyor ve dikkatle yüzüne bakıyor.

Genç sevgililer yatakta sevişiyorlar. Ter içinde kalmışlar, ikisi de aynı anda geliyor. Sırtüstü yatağa bıraktıklarında kendilerini yüzlerinde bir haz duygusu yok, daha çok tatminsizlik...

Bir el gözbağını çözüyor, genç yavaşça bize doğru dönüyor. Önce tanımak ve anlamak ister gibi bakıyor, sonra alaycı bir parıltı beliriyor gözlerinde, kafasını gökyüzüne doğru çeviriyor. Milyonlarca yıldız gökyüzünde. "Yıldızlı Gece"de bir el silah sesi yankılanıyor.

Gün. İstasyon. Her şey bir önceki gün gibi. Yaşlı adam, genç sevgililer ve köpek. Sadece durdukları yerleri değiştirmişler. Bir an için göz göze geliyorlar ve hemen kaçırıyorlar bakışlarını. Köpekte onlara bakıyor ve sonra hızla çıkıyor bu resmin içinden, onları terk ediyor. Yaşlı adam siliniyor önce resimden, sonra sevgililer, sonra istasyon kayboluyor. ( Bu sahnede kesin bir sessizlik vardır. Müzik ve efekt yoktur. ) (Çok kuvvetli bir rüzgar sesi ) Bir meşe ağacının bütün yaprakları hışırdıyor. Çok yüksek olmayan tepelik gibi bir yerde bir meşe ağacı tek başına duruyor...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 446
favori
like
share
dostbildiklerim Tarih: 02.09.2005 17:17
Ellerine Emegine Saglik
MAIN-ASLI Tarih: 02.09.2005 14:31
Ellerine saglik
Tesekkürler :3: