Sadece yolların ve zamanın olduğu tamamen kendi içinde kıstırılmış bir bakış açısı vardı ,kimsenin görüp tarif edemeyeceği ,kendi gizemi içinde boğulmuş ama mutlu sihirbazın .Bazen adım atmaktan yorulup dizlerimin üstüne düşüyorken ve bazen düştüğüm yerin neresi olduğunun bilincinde değilken ,çok garip ve isimsiz düşler bozuyordu ritmini kalp atışlarımın .

Yürümek zorundaydım ,kim öğretmişti bunu bana .Tam olarak 7795 gün ,23 saat 30 dakikadır nefes alıyorum...Zamanımın büyük bir kısmı kontrol edilme dürtüsünü ,kontrol altına almaya çalışmakla geçiyor.Neden olduğunu bilmiyorum .Olması gerekenmiş gibi geliyor.Ve bütün sevgililerimin yüzünde aynı gülümseyiş tarzı.Canavarlar yaratıp ,gece onlarla uyuyorum .En fazla üşümemek için ve en azından acı korkutmuyor beni..İçime gir ve bütün kabuslarımı em.
...
Bir şarkı söyle! ve ben düşlerimin ucundan sarkan büyücüyü bulmaya
gideceğim..bir gün çıplaktım ve kanayarak büyüyordum!
ve bir kez göğe döndüğümde bulduğum tek gözleminde kör olduğunu gördüm..


Beni takip eden bir paranoyak sesleniş.Hayır! Büyük bir el gelip beni tutunduğum yerden kesip çıkarıncaya kadar hiçbir yere gitmeyeceğim..
Sabahları eve dönmek için her zaman çok geçtir .Büyük şekilsiz binlerce
binanın çevrelediği dar sokakların birinde ,şafakta ve kanarken öylece
kalakalmak..

İçimde hiç tanımadığım kötü kalpli bir hayalet yaşıyordu.

Uyurken sayıklıyordu ve bu benim uykusuz gecelerimin sebebiydi...

Kendine benim ismimle sesleniyordu bu hayalet..
...
Eve dönmeliydim ..Canavarlarımın büyük ve sıcak kollarında unutmak
için.Unutmak üşümeme son verir ve hayat daha şefkatli olur..
Döne döne içime doğru kıvrılacağım ve hayalet yarım kalan son kokuşmuş bira bardağının içinden kahkahalar atacak...

Bazen içimde sinsi ve yumuşak bir el hissediyorum.Kalbimi okşayan ve ciğerlerimdeki dumanın içinde danseden ..Ve mideme doğru içimdeki tüm organları tek tek doyuran ,isimler veren bir el...Kimsin......

Bazılarının sadece tutkuları vardır ve bazıları ölümü bile haketmeyecek kadar kötüdür.Tutkular, doğru kullanıldığında gözleri ve aynaları cennete yakın tutar ,şehvet aslında benim sevgili canavarımın gözlerindeki renktir ışığın yarattığı!


Bana Lord un cennetini anlat....
.........
Bir zamanlar bir ormanın içinde yaşayan yarı insan yarı melek bir yaratığın hikayesini okumuştum ..Masalda gözleri görmüyor ama yolunu hiç şaşırmadan nehri geçebiliyordu bu yaratık.Upuzun bacakları ve hiç işe yaramayan kahverengi kanatları vardı.Her gece düşümde onun nehri geçişini izlerdim ve o bana kirli elleriyle suyun içindeki mavi gökyüzünü işaret ederdi..Onun kör olduğuna hiç inanmadım ...
..........
Suyun içinde danseden bir fısıltıydı hayatın bana anlatmak istediği.Oysa uyandığım her yeni gün kulaklarımın ve gözlerimin tınısını yutuyordu yüksek binalar....


Bir gün bana okyanusları göstereceğine söz veren bir adam geldi.Bir anda bütün seslerin sustuğu ve ardından bir kadının çığlık çığlığa şarkı söylemeye başladığı ,güneşin tamamiyle çıplak kaldığı bir gündü.
Bana zaman dedi.Ben gülümsedim ....

15/07/2003

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 338
favori
like
share
SoN-GüL Tarih: 16.01.2007 20:42
derin duygulardan kaydirildi