[FONT="Franklin Gothic Medium"]Bir insanın yapacağı en büyük yolculuk, kendi içinde yapacağı yolculuktur.

Çoğumuz hayata kötümser ve karamsar bakıyoruz ve ne yazık ki hayalini kurduğumuz hayatı yaşayabilmek, hayallerimizi gerçekleştirebilmek için çaba göstermek konusunda da pek iyimser değiliz.

'Yaşamak çok zor, her şey öyle olumsuz ki, hayatta kalma mücadelesi içindeyim, bu durumda hayallerimi gerçekleştirmeyi nasıl isteyebilirim ki..' diye düşünenleri ve kolayca vazgeçenleri sık sık duyuyorsunuzdur.

Sanki 'biri çıksa da kurtarsa beni' diye bekliyoruz, ya da 'sihirli bir değnek olsa ve bana dokunsa, her şey düzelse' diye olmayacak hayaller kuruyoruz.

Tüm soruların cevapları, tüm sorunların çözümleri ve sihirli değnekler aslında kendi içimizde.

Peki, biz ne yapıyoruz; yüreğimizin sesine değil, başkalarının sesine kulak veriyoruz.
Çoğumuz birilerinin bize sunduklarına razı durumdayız.

Bir kenara çekilip, hayallerimizin, istek ve hedeflerimizin avuçlarımızdan birer birer kayıp gitmesine seyirci kalıyor, sonra da üzüntümüzden eriyip tükeniyoruz.

Çevrenize şöyle bir bakın, kaç kişi istek ve hedefleri için yılmadan çaba gösterdi ve başarılı oldu, kaç kişi pes edip hayallerinden vazgeçti?

Oysa hepimizin kendine özgü, ulaşılabilir hayalleri, heyecanları olmalı ve onları doyasıya yaşamalıyız.

Her şeye rağmen, her durumda mutlu olmak için mutlaka yapabileceğiniz bir şey, atacağınız bir adım vardır. Her zaman hayata yeniden başlayabilir, her şeye yepyeni bir bakış getirebiliriz.

Son birkaç gündür öğrencilerim, danışanlarım ve dostlarımla yaptığım terapi ve sohbetlerim sırasında yaşamımdan örnekler anlatırken yeni bir 'durum tanımlaması' yapıyorum...
'Ben bir kaç yıl önce kendime yepyeni bir yaşam sipariş etmiştim, paketler önce yavaş yavaş geldi, şimdi ise öyle hızlı geliyor ki, ellerim doldu taşıyor, tatlı bir telaş, keyifli bir zaman darlığı yaşamaya başladım…' diye durumumu özetliyorum :-))

Evet, keyifli yaşıyorum.
Sevinçliyim.
Benim gülmek için, dans etmek için ve kendimi huzurlu hissetmek için birilerine veya bir şeylerin iyi gitmesine hiç ihtiyacım kalmadı. Birçok tanıdığımın 'ben olsam altından kalkamazdım' diye değerlendirdiği zorlukları yaşamama rağmen, içimdeki sevinci ve coşkuyu kelimelerle tarif etmem mümkün değil :-)

'Peki bunu nasıl başardın? ...' diye soranlara verdiğim yanıtları sizinle de paylaşmak bana keyif verecek, beğenip beğenmemek, inanıp inanmamak ve deneyip denememek size kalmış…

* Önce; BAĞIMLILIKLARIMDAN KURTULDUM…
Ve hala da kurtuluyorum, ne kadar çok bağımlılığım varmış :-))

* Sonra bir amacım olup olmadığını araştırdım, YOKMUŞ…
Hemen amacımı belirledim, kendime bir hedef seçtim ve her gün onlarca kez bunları hayal ettim ve yüksek sesle sürekli tekrarladım.

* Kendimi tanımak için zaman ayırmadığımı, kendim olmadığımı ve hayatımı yaşamadığımı fark ettim. Tabi hemen derin bir araştırmaya girip harika şeyler keşfettim, hala da keşfetmeye devam ediyorum.
* Neler istediğimi ve gerçekten isteyip istemediğimi inceledim. Doğru yanıtları içsesimin 'ilk söylediklerini' dinleyerek buldum. İçsesimin ilk söylediği şeyleri hayata geçirdiğimde ise hiç pişmanlık duymadığımı, keşkesiz bir yaşamın muhteşem olduğunu anladım.

* 'Keşke'siz bir yaşam için sabırlı olmak gerektiğini öğrendim.
Hiçbir şey bir anda değişmiyor, her değişimin kendine özgü bir gelişim süreci varmış.
Kararlı ve cesaretli olmamın her kapıyı açtığını gördüm, biz sadece kararlı olmalı, sabırlı ve küçük adımlarla yolumuzda azimle yürümeliyiz, çünkü hedeflerimize ancak küçük ve kararlı adımlarla ulaşabiliriz.

* Geçmişte yaşadığım her şeyden ders almayı öğrenip, geçmişimi sevgiyle özgür bıraktım.
Yaşam yolunda ilerlerken sürekli geriye bakmak dikiz aynasına bakarak araba kullanmaya benziyormuş, ben de dikiz aynasına çok gerekli olduğu zaman bakıp bir yere toslamadan önümü görerek ilerlemeyi seçtim :-))

* Ne yaptığıma değil, çevreme nasıl yararlı olduğuma, herkese ne kadar iyi şeyler hissettirdiğime dikkat ettim. Çünkü onlar benim aynamdı, onların geri bildirimleri bana ışık tutuyordu.

* Tüm olumsuz inançlarımı değiştirdim, (hala değiştiriyorum) .
'Neden' leri, 'Ama' ları, 'Belki' leri değil, NASIL olur, NASIL yaparımları düşünmeye başladım.

* Her saniye şükrettim ve her sorulduğunda 'HARİKAYIM, ÇOK İYİYİM, BOMBA GİBİYİM' demeyi tercih ettim. Her gün belki onlarca, yüzlerce kez 'Her şey mükemmel, kendimi mükemmel hissediyorum' diye tekrarladım.

* Her şeyin OLUMLU YANLARINI görmeyi bir oyun haline getirdim. Bu öylesine keyifli bir oyun ki, uzun zaman oynayınca hayat çok daha keyifli, eğlenceli ve kolay akıyor… :-))

* Hiç, ama hiç bahaneler ve mazeretler arkasına saklanmadım.

* İçimde heyecan ve sevinç yaratmayan her şeyden ve herkesten uzak durdum…

* Yaşamına dokunduğum herkeste olumlu bir iz bırakmaya gayret ettim.

* Korkularımdan kurtuldum, hala arınıyorum…

* Esnek olmanın, başarıya ve huzurlu olmaya giden yolun yarısı demek olduğunu öğrendim.

* Kendime güvenmeyi, kendimi sevmeyi ve iç sesimi dinlemeyi öğrendim. Çünkü fırsatları yakalamamı sağlayan şeyin görmek değil, hissettiklerim olduğunu deneyimledim.

* Aradığım her şeyin kendi içimde olduğunu keşfettim. Mutluluğun içimde olduğunu anladığımdan bu yana MUTLU EDİLMEYİ BEKLEMİYORUM.
Artık mutlu olmak için bir neden aramıyorum, nedensiz mutlu olmak için ne çok şeye sahip olduğumu gördüm, nefes alabiliyor olmak, yürüyebiliyor olmak, konuşabiliyor, görebiliyor olmak, sağlıklı olmak bunlardan sadece birkaç tanesi…

* Pek çok değerli şey ellerimden kayıp gittiği için, sahip olduklarımın değerini onları yitirmeden bilmeyi öğrendim. Ancak sahip olduklarımla yetinmeyip, yeni başarılar aramaya ve bulmaya başladım.

* Dünü ve yarını düşünerek, bu günü ıskalamıyor, hayatı ertelemiyorum, yapılması gereken ne varsa 'BUGÜN' ŞİMDİ YAPIYORUM… Keşke ve eğer diyebileceğim hiçbir şeyi seçmiyorum…

Evet… ben uzaktan kumandalı bir oyuncak değilim, başkalarının bana sunduğu hayatı yaşamayı değil, kendi yarattığım ve yönettiğim bir hayatı yaşamayı seçiyorum.

Hadi şimdi siz de biraz kıpırdayın, kendiniz için bir şeyler yapın ve unutmayın HEYECANINIZI ve HAYALLERİNİZİ yok etmek isteyenlerden UZAK DURUN…

Sıradışı yaşayın, başkalarını şaşırtacak şeyler yapın, inanın bu çok keyifli, size olumlu olarak geri dönüyor, standart yaşamaktan kaçının, kimseyi taklit etmeyin, kendinize özgü bir yaşam biçiminiz olsun ve kendi doğrularınıza göre yaşamaktan vazgeçmeyin.

Yerine göre vazgeçmeyi ya da vazgeçmemeyi bilmelisiniz, çünkü bazen vazgeçmek, bazen de vazgeçmemek bir erdemdir… Aradaki farkı anlayabilecek farkındalığı geliştirin.

Hayata, sevgiye ve ilişkilere koşullar koymayın, fazla beklentiye girmeyin, koşulsuz ve beklentisiz sevin, koşulsuz ve beklentisiz yaşayın.

Risk almaktan korkmayın, bizi tutsak eden sınırlamaların ötesine geçmek ve gelişmek risk almaktan korkmamayı gerektirir. Yaşam boyu öğrenmeyi unutmayın, hayat her saniye bize yeni şeyler sunar, öğrenin ve paylaşın.

Bütün yazdıklarım yürekten koparak gelen ve yaşayıp derinden öğrendiklerimdir, pek çok kitapta yazan şeylerle benzerlik gösterebilir ama bunlar benim gerçekten yaşadıklarım, daha önce okuduğum pek çok kitabın hiç birisi işe yaramamış ve ben karanlığın en koyu olduğu yere yuvarlanmıştım, sonra çıkış başladı ve ortaya bu deneyimlerle birlikte yeni şimdi ki BEN çıktı…

Selma Candan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 300
favori
like
share