Bana bakmamalıydın...

Hele o sıkışıklıkta ve benim her yerimden ter boşanırken. Daha yakışıklı olduğum cemre düşmelerini beklemeliydin. ya da banyodan çıkıp jöleyle
saçıma şekil verdikten 10 dk. sonra. (sadece o zaman düzgün duruyor)

Ama sen bana baktın! Mavi gözlerinin serinliğini hissettim. Maalesef
bunun bir dana gibi terlememe bir faydası olmadı.Bir durakta inecektin. Bu toplu taşım araçlarında bir kuraldı. Ama hangi durakta? Aynı durakta mı inecektik, yoksa sen bir öncesinde veya bir sonrasında mı terkedecektin beni? Şimdi bunları tartışmanın anlamı yok! Sen beni burnumdaki o kocaman sivilceyle yakaladın! Savunmasız ve acizdim. Gözlerime baksaydın ya burnuma bakacağına! Diyelim ki sen durakların birinde indin, ben de peşinden geldim. Ne olacak? Seninle konuşabilecek miyim? Hayır! Peki o zaman niye ineyim ki? Zaten burnumda sivilce var!

Daha iki gün önce çıktı bu sivilce. İki gün önce görüşseydik ne olurdu sanki? Bir kafede otursaydık seninle, bana kendinden bahsetseydin sana
kendimden bahsetme fırsatı vermeden, soluk almadan. Sözümü kesseydin kolanı yudumlamadan.Lafımı balla kesseydin ben seni o otobüste görmeden önce, sivilcem henüz oluşmadan.Kapının yanındayım. Bana "Şu düğmeye basar mısınız?" desene! Ben de "Bugün sıra bende değil, şu arkadaş basacak!" desem karşımdaki tanımadığım adamı gösterip. Sen gülsen buna, otobüste herkes bize baksa, biz birbirimize baksak. Gittiğimiz kafedeki garson bize baksa imrenerek..Gözlerinin derinliğinde boğulsam.Sen yalnız gözlerime baksan, sivilcem olmasa...İşte iniyorsun.. Peşinden geleceğimi sanıyorsan yanılıyorsun! Bir dahaki yolculuğa kadar elveda sevgilim!Sevgilim...

Olabilirdin...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 414
favori
like
share