bazen yağmur yağardı, (hüzünle birlikte...)
Ben damlaları düşünürdüm, acaba o sağanak içinde yalnızlık çekerler miydi...
Akşam olurdu...
Kimbilir kaç gece pencereden gelip geçen araçları seyretmişimdir,
ya da gökyüzünü uzakdı yıldızlar, dilek bile tutmazdım gittiklerinde...
kimse yoktu .... Sen bile...
Ama yine de severdim "hasretinden yandı gönlüm"ü ...
Ranza yalnızlığını bilir misin?, garip bir işsizlik verir insana ;
yavan, yalan, belki de yaman bir yalnızlık...
Ankarayı daha çok özlerdim o zamanlar..
Büyüktüm, ağlardim bazen...
(çocuk)


peki ya sen, kalabalıklar arasında yalnız olmanın hüznünü bilir misin?
mutlulugun resmini Abidin'e ısmarlamak kolay tabii..
yağmur damlalarının yalnızlığı gibidir işte kalabalıklar arasındaki yalnızlıklar.
elini uzatsan tutacak gibi olursun ama ne damla ne ıslaklık,
çogu zaman boşluk hissi ve uzun noktalar.....
dün gece seni gördüm düşümde.. karanlık değildi ibrahim sadri'ye inat. :)
üşümüştün, belki de yalnızlığındı düşlerime sığınan...
kışlık gömlekler ararken, bir nebze geçsin diye üşümüşlüğün saçlarını okşadim...
yağmur yağıyordu ve cam kenarı senindi.. candan "merak ediyorum" diyordu..
biliyorum sen de merak ediyorsun, bundan sonraki hayatta böyle kalınıp kalınmayacağını...
hayat işte.. yaşanınca bile anlaşılmayan....
(her daim çocuk)

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 270
favori
like
share