Sözler Nerede Biter Yalnızlık Nerede Başlar - İnciselin Altan

Yaşamın kıyısında ayrı iken nefes alamazken, şimdi de bir şekilde tam olmuyoruz. Bu nasıl bir duygudur ki; bir kısır döngü içinde, zaman avuçlarımızın arasından kayıp gidiyor ve biz tutamıyoruz.

Ankara’da boğucu bir sıcak; yağmur tereddütle yaklaşıyor ilişkimize, yağsa yıkanıp silinecek tüm anılar. O da bizim gibi siyahı bekliyor, geceyi. Etraf sessizleşir, duvarlar dile gelir.

Peşin sıra dokunduğum her şeyde sen. Hiçbir şey sen değil.

Anladım ki, insan kendiyle yüzleştiğinde daha çok canı yanıyor. Acıtıyor düş sokağındaki yalınayak koşuşturmalar. Taş sokaklar geçit vermiyor. Yürek avuca alınıyor da, gökyüzüne savrulduğunda ay cevap vermiyor. Umutlarını doğan güneşe saklıyorsun ya hani, güneş te bunu biliyor ya salına salına dolaşıyor sokaklarda.

Şeytan diyor kapat ışıklarını tüm şehrin; sözleri sustur, bir ateş yak yeniden, ateş topu fırlat gökyüzüne.

Yıldızlar kaçışsın sağa sola, sen otur, onların telaşını izle.

İçindeki boşluğu, o garip hüznü onların telaşıyla doldurmaya çalışırken çocuk dışarı kaçtı. Ya beni terk etti ya da ben gitmesine izin verdim. Artık ne fark ederdi? Sonuçta, içimdeki çocuğun ağzını ellerimle kapatmıştım. Çıkmıyordu ki sesi. Varlığını hissediyordum sadece. Öyle ise ilk boşlukta dışarı çıkmasından doğal ne olabilir?

Sözler nerede biter,yalnızlık nerede başlar ................

İlk kıvılcımı kim çıkartmıştı. Kibrit ile oynama dememiş miydiler; meraktan mıydı tüm yaşananlar, paylaşımlar, çelişkiler, bu terk edişler ve bu yüzleşme saatleri.

Biz neler yaşanacağını biliyorduk ta yüreklere mi söz geçmemişti yada oyunun kurallarının olduğunu geç mi fark ettik de; canım kalmadı.

Nedir şimdi sorgulamadığım?

Emek verilen sevgiler, güven veren el nerede şimdi?

Sözler nerede?

Sevgilinin göğsünde, gözlerinde kurduğun düşler, sonu gelmez sohbetler…….Anlatacak ne çok şey olurdu; hep yarım kalırdı ya. Son saniyelere sıkıştırılan sevgi sözcükleri, dudaklarda buruk gülümseme; zaman yine yetmemişti işte.

Her gün olduğu gibi, bugün gibi.

Onca zamanın arasında; peki hangi ara sözler bitti? Oysa daha ne çok anlatacak şey vardı.

Kelimeler birer birer çekilirken aramızdan yalnızlık elbisesi giydik son bir sözle.

Biten her bir söz araya yollar soktu. Uzun yollarda otobüs camına yasladım yüzümü, soğuğa aldırmadan. İçimin ateşini söndürmek için kan akıttım ellerimden, yollar kırmıza çaldı. İnci tanelerini saçtım eteklerimden kırmızıya boyandı hepsi. Sonra, o çok sevdiğin kırmızı elbiseyi cezalandırdım ve dolabın en üst rafına kaldırdım. Artık o da göremezdi beni.Sandım ki tek suç elbisenin. Sözlere o şahit olmuştu. Ona inat tanıştığımız günkü elbiseyi odada baş köşeye koydum. Hani güzün ortasındaki baharı getiren vardı ya.Onun bir suçu yoktu .

Derin bir sessiz hüküm sürüyor.

Sessizlik kol geziyor, gece gündüze karışıyor.

Sesler bitince, elbise üzerine oturunca artık terzinin de son sözü “-yakıştı”.

Yalnızlık elbisesi üzerine oturduğunda yeni bir zaman başlamıştır, sen istemesen de.

Alışkanlıkları terk etmeye gücün yoktur ama; sorumluluklar seni rahat bırakmaz.

Kendi başına olmayı başardığını göstermek için ardı ardına maskelenirsin; Yüzünün rengini unutup.

Elindeki küçük çiçeği avucunun içine saklarsın. Koruyacak bir tek o kalmıştır çünkü.

Sana seni anlatan kırmızıya boyanmış bir inci tanesi, bir çiçek, yarım kalmış bir ezgi,
yitik zaman hikayeleri.


İnciselin Altan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 782
favori
like
share
GizeminHavası Tarih: 03.12.2015 12:04
söz gözde biter yalnızlık ise gönülde başlar
MAVi Tarih: 22.07.2009 01:14
söz dilde biter,,,,yalnızlık kalpde başlar..