Restorasyon Dönemi - Restorasyon Dönemi Hakkında

Restorasyon kavramı Fransız tarihinde Birinci Fransız İmparatorluğu'nun yıkılışıyla Temmuz Devrimi arasındaki dönemde Bourbon monarşisinin yeniden kuruluşunu ifade eder.
Restorasyon dönemi Napoleon Bonaparte'ın sürgünden dönüşünü takip eden Yüz Gün döneminde kesintiye uğramıştır. Bu yüzden Nisan 1814 - Mart 1815 arasını kapsayan döneme Birinci Restorasyon ve Napoleon'un tahtı kesin olarak bıraktığı Haziran 1815'ten 1830 Devrimi'ne kadarki döneme de İkinci Restorasyon adı verilir.
Bu dönem XVIII. Louis ve küçük kardeşi X. Charles dönemlerini kapsar. Her iki kral da ülke içindeki aşırı kralcı kesimle, liberal-burjuva güçleri dengelemeye çalışmıştır. Dış politikadaysa savaş borçlarının ödenmesi, buna bağlı olarak işgal güçlerinin çekilmesi ve Fransa'nın yeniden uluslararası ilişkilerde eşit statüye kavuşması bu dönemin temel sorunlarıdır.

Birinci Restorasyon'dan İkinci Restorasyon'a
Napoleon'un 12 Nisan 1814'te koşulsuz olarak tahttan çekilişi ve Paris'in galip devletler tarafından işgal edilişinden sonra Bourbonlar'a yeniden iktidar yolu açılmış oldu. 24 Nisan'da 1791'den beri sürgünde yaşayan XVI. Louis'nin kardeşi Provence Prensi Louis Stanislas Xavier Calais'ye ayak bastı ve bir kaç gün sonra Paris'e geldi. Hükümet görüşmeleri sırasında 1814yılını kendi hükümetinin 19. yılı olarak tanımlayarak, Bourbon monarşisinin devamlılığı düşüncesini vurguladı. Bununla birlikte devrim döneminin kimi kazanımlarını da kabul etmek zorunda kaldı. Böylece Fransa'yı İngiliz örneğine dayanılarak hazırlanmış liberal bir anayasa olanCharte Consitutionelle ile yönetmeye başladı. Ancak iç politikada dengeye yönelik restorasyoncu politikası Napoleon'un sürgünden dönüşünü takip eden yüz günde kesintiye uğradı.

İç Politika: Les deux Frances
Napoleon'un yeniden saf dışı edilmesinden ve 1815 yazında ikinci restorasyon aşamasının başlamasından sonra XVIII. Louis eski rejimin kralcıları, aristokratik ve teokratik dünyası ile burjuva, aydınlanmış liberal devrim ve Napoleon dönemi Fransa'sı arasında denge politikasını sürdürdü. Ancak bu dönem 1815 - 1820 yılları arasında sürgünden gelen eski rejim yanlılarının devrimcilere yönelik kanlı "beyaz terör"ünün (fr. terreur blanche) etkisiyle geçti.
Restorasyon dönemi yürütme yetkisinin kralın ellerinde bulunduğu bir anayasal monarşi dönemiydi. Yasama yetkisiyse soylulardan oluşan bir yüksek meclisle, eşitsiz oya dayalı bir temsilciler meclisinin elinde bulunuyordu. 30 milyon nüfusu olan Fransa'da sadece 100 bin seçmen vardı. Ekim 1815'te yapılan seçimlerde aşırı kralcılar öyle bir zafere ulaştılar ki, kral parlamentoyu Chambre introuvable (bulunmaz kabine) olarak adlandırdı. Ancak aşırıların aristokratik etkileri arttırmaya yönelik girişimleri XVIII. Louis'nin tepkisiyle karşılaştı. Kral temsilciler meclisini 1816 Eylül'ünde feshetti. Yeniden yapılan seçimlerde ılımlı kralcıların çoğunluğa sahip oldukları meclis 1820'ye kadar iktidarda kalabildi. O zamanki meclisteki oturma düzeni sonucu bugün de politik tanımlamada kullanılan "sağ" ve "sol" kavramları ortaya çıktı.
Eski ve yeni Fransa (fr. deux Frances) arasındaki gerilim 13 Şubat 1820'de tahtın tek varisi Berry Dükünün öldürülmesiyle doruk noktasına vardı. Suikast liberallerin üzerine yüklendi ve aşırı kralcıların kuvvetlenmesine yol açtı. Berry'nin eşi 1829 Eylül'ünde bir erkek çocuk dünyaya getirince aşırılar çocuğu "Mucize Çocuk" olarak adlandırdılar ve doğumu tanrısal bağışlamanın bir işareti saydılar.
Aşırıların 1820'de iktidarı geri almaları sonucu, devrimci dönemde mülksüzleştirilmiş olan kilise eski imtiyazlarına kavuşmaya başladı. 1822'de Paris Üniversitesi'nin rektörlüğüne bir rahip getirildi. Voltaire ve Rousseau gibi devrimcilerin fikirleri tehlikeli sayıldı ve basına sansür, gösterilere yasaklar getirildi.
XVIII. Louis'nin 1824'te ölümü üzerine kardeşi X. Charles iktidara geçti. Aşırılardan yana olan X. Charles devrim döneminde sürgüne giden soyluların kayıplarına karşı tazminat hakkı kazanmaları gibi bir dizi gerici karara imza attı. Bu liberal burjuvazinin muhalefetini arttırmasına yol açtı. Kral'ın meclisi dağıtması, oy hakkını kısıtlaması ve basın üzerindeki sansürü arttırması sonucu 27 Temmuz'da Temmuz Devrimi başladı. Bu Fransa'da restorasyon döneminin sonu oldu.

Avrupa İttifakına Dönüş
Dış politikada iki yenilgi ve Fransa'nın galip devletler tarafından işgali sonrasında ülkenin kendi egemenliğini kazanması merkezde duruyordu. Galip devletler İkinci Paris Barışı'nda savaş borçlarının ödenmesi için beş yıl süre vermişlerdi. Ancak üç yıl sonra 1818'de Aachen Kongresi'nde işgal güçleri Fransa'dan çekilme kararı aldı ve Fransa Avusturya, Prusya, Rusyaİngiltere'den sonra beşinci büyük güç olarak Kutsal İttifak'a katıldı. ve
Dört yıl sonraki Verona Kongresi'nde Fransız diplomasisi restorasyon döneminin en büyük başarısına ulaştı. Kutsal İttifak'ın 1820'de karara bağladığı devrim tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir devletin içişlerine büyük güçlerin karışmasına olanak veren müdahalecilik ilkesi 1820'de devrilmiş İspanyol kralı VII. Ferdinand'ın iktidarının yeniden kurulması için uygulandı. Fransa'nın işgalde oynadığı rol, aşırılar tarafından Fransa'nın yeniden eşit statüye kavuşması olarak kutlandı.
1820'lerde özellikle Yunan Devrimi'nde açığa çıkan büyük güçler arasındaki rekabet Fransa'ya dış politikada yeni perspektifler sundu. Bu durumu Fransa kendi iktidar alanını Akdeniz'in batısına yaygınlaştırmak için kullandı ve 1830 Ocak ayında Fransa Cezayir kıyılarını işgal etti. Cezayir'in bir Fransız eyaleti haline getirilişi ikinci Fransız sömürge imparatorluğunun temel taşı oldu.

Restorasyon Döneminde Ekonomik Durum
Bu dönemin en güçlü kesimi olan aristokrasinin sahip olduğu topraklarda üretilen tarımsal malların yabancı rakiplerden korunması için yüksek gümrük vergileri getirildi. Ayrıca Napoleon savaşları sırasında harap olan ulaştırma yolları da bu dönemde yeniden yapıldı. X. Charles döneminde ilk demiryolları yapılmaya başlandı. İngiliz sermayesinin de ülkeye girişiyle bankacılıkta önemli gelişmeler oldu. Rothschild ve Laffitte gibi büyük bankerler ortaya çıkmaya başladılar. İngiliz sermayesinin ülkeye girişi ayrıca küçük ve orta işletmelerin üretegeldiği kömür, demir ve dökme demir gibi sektörlerin büyük işletmelerin eline geçmesini sağladı. Tekstilde gelişme yaşandı. Makineleşmenin yaygınlaşmasıyla işgücü ucuzladı, işssizlik arttı, çalışma süreleri uzadı ve özellikle küçük burjuvazi çözülmeye başladı. Bütün bu sürecin sonunda dolaylı vergilerdeki artışla birlikte devlet bütçesi önemli bir büyüme yaşadı.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1947
favori
like
share