Bütün erkekler birbirine benzer" lafinda dogruluk payi büyük galiba...

Kadinlarin erkekler hakkinda gözlemlerini derleyen
Rita Rudner (ABD) su noktalari siraliyor:


-Erkekler kadar kendini ciddiye alan ve abartan bir baska yaratik
yoktur.

-Erkek, televizyonda maça konsantre olmasiyla
takimina maç kazandiracagini düsünen tek canlidir.


-En azindan acinin anlamini ve mücevherin degerini bildikleri
kabul edilebilir.


-Erkeklere is yaptirmak için isin içine "tehlike unsuru" katmak
gerekir. "Aman yangin çikmasin" dediginiz anda, erkek, mangalin basina geçer.


-Kel ve zengin olanlara dikkat edin, paranin
verdigi hava basmaca kelligin verdigi çekiciligi gölgelemesin.


-Erkek sabahlari gazeteyi ilk okuyan olmak ister,
ilk siz okursaniz "Ben"likleri yara alir.


-Topluluk içinde asla bir adama bir sey ögretmeye çalismayin.
Erkekleri sadece onlarla bas basa oldugunuzda egitebilirsiniz. Toplum önünde hep
her seyi biliyor olurlar.

-Iliskimiz hakkinda biraz
konussak" lafi kadar erkegin kaninin donduran baska cümle yoktur.


-Bütün erkekler kendilerini çok sempatik zanneder, çogu
degildir.


-Erkekler kendilerinin de alisveristen nefret
ettiklerini bildiklerinden magazalarda "Erkekler" bölümü hemen giris kapisinin
yanindadir.

-Kadinlar "Onu gerçekten seviyor muyum, mutlu olur
muyum" diye düsünürken erkekler "Bu arabanin 240 bastigi dis görünüsünden de
belli oluyordur, degil mi" türü düsüncelere dalarlar.

-Eger bir erkek "Seni ararim" dedikten sonra
aramamissa... Telefon numarasini kaybettiginden veya öldügünden degil, görmek
istemediginden aramiyordur.

-Erkek sevgilinizi onun
kalbini kirmadan terk etmek istiyorsaniz "Senden çocuk sahibi olmak istiyorum"
diyerek hedefe kestirmeden ulasabilirsiniz.

-Erkegin algilamasi o kadar zayiftir ki agir
çekimde tekrari görmedikçe golün nasil atildigini anlamaz.

-Erkek her seyi unutur, kadin her seyi hatirlar.


-Erkeklere psikanaliz yapmasi çok daha kolaydir çünkü hiç
çikmadiklarindan çocukluklarina dönmeleri gerekmez.


-Karisina "Kilo aldin" diyen adam, kendi durumunu gözünüzün içine
bakarak- "Bu pantolon yikanirken daralmis" diye açiklar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 489
favori
like
share
KaRaKıZ Tarih: 26.08.2009 10:42
bencede sağo lcanım
eiyumi Tarih: 26.08.2009 10:38
erkeğide kadınıda genellemek çok yanlış her insan farklı karaktere sahiptir
KaRaKıZ Tarih: 26.08.2009 09:43
herkez kimin ne oLdunu biLior sen rahat oL
ıssızada Tarih: 26.08.2009 04:03
elin anketçisi değildir ciddiye aldığım sevgili ömer kardeşim.
benim ciddiye aldığım bu tür yazıları forumda okuyup bilinçaltına bunlar doğruymuş gibi işlenen bizim kendi genç neslimiz.
okuma yazma eğilimi olan arkadaşlarımız anketi okuduğu kadar, burdan nasıl göründüğünü de okusun. o kazançtır. okuma yazma eğilimi olmayanlar için zaten pek bişey farketmez.
firari16 Tarih: 26.08.2009 01:44
Abi elin anketcisine uymuş neler yazmışsın yorulmadınmı Bunların hepsi rant nolacak erkek şöylese böyleyse nedense hep eleştiriliyoz ama ne erkeksiz nede kadınsız dünya olmuyor yorma kendini
ıssızada Tarih: 25.08.2009 21:12
Bütün erkekler birbirine benzer" lafinda dogruluk payi büyük galiba...

sadece erkeklerin değil, kadınların da, her türlü cins ve familyanın ortak özellikleri vardır. onun için ortak kategoride toplanırlar. bilimsel çalışma yapalım derken bilimin tanımına bile dinamit koymamak gerek.

Kadinlarin erkekler hakkinda gözlemlerini derleyen
Rita Rudner (ABD) su noktalari siraliyor:

bu şahsın anket yaptığı toplumdaki kadının bakış açısını ve o kültürden yetişmiş erkeğin profilini yansıtır. insanlar yetiştiği doğal şartların ve içinde bulundukları sosyo-oekonomik kültürün ürünüdür. din ve milli gelenekler de kişilerin kişiliklerinde önemli etkiler yapar. bizim kültürümüzdeki sayısıs gelenek ve dinsel erdemin hiç uğramadığı amerikadaki bir erkekle benim kıyaslanmamı zul sayarım.


-Erkekler kadar kendini ciddiye alan ve abartan bir baska yaratik
yoktur.

karşıdakine saygı kendisine saygıyla başlar, kendi namusuna değer vermeyen karşıdakinin namusuna değer vermez, karşıdakini ciddiye almak kendisini ciddiye almakla başlar... söyleyin hanımlar siz kendini ciddiye almayan bir erkek ister misiniz etrafınızda? kendini ciddiye almıyorsa, sizi ne kadar ciddiye alır? ( istisnalar vardır. cinsiyete bakmaksızın her cinsiyetten kendini abartanlar vardır. bu da zaten aslında kendini ciddiye alamadıkları için balonlaştıranlardır)

-Erkek, televizyonda maça konsantre olmasiyla
takimina maç kazandiracagini düsünen tek canlidir.

ben maç ve maça dair söyleşi olan programları izlemem... maaş önerseler yine izlemezdim. kanımca dünyanın en boş beleş işidir maç izlemek ve maçtan behsetmek. e şimdi nolacak?


-En azindan acinin anlamini ve mücevherin degerini bildikleri
kabul edilebilir.

acının anlamını biliyorum. çünkü insan olma evrim ve erdemine ulaşma çabasındayım. çünkü filistine duyarlıyım, açlıktan kırılan afrikaya duyarlıyım, çünkü ezilen-istismar edilen kadın ve çocuk haklarına duyarlıyım...

mücevherin anlam ve değerini de bilirim... ama partlatılıp vitrine konmuş materyalden bahsetmiyorum. makyaj ya da parlak bezlere bezenmiş, 5-10 ameliyattan geçip her gün 5-10 saat kuaför, manikür pedikür işleminden geçip vitrine konan naylon bebeklerden de bahsetmiyorum. gözlerindeki acısıyla, belki zorla burkalara hapsedilmiş insan sınıfına bile konmayan ama yüreğiyle, emeğiyle, emzirdiği sütü ile kadın gibi kadın olan kadından bahsediyorum... asıl mücevherkler viranelerde gizlidir. vitrinlerde değil...


-Erkeklere is yaptirmak için isin içine "tehlike unsuru" katmak
gerekir. "Aman yangin çikmasin" dediginiz anda, erkek, mangalin basina geçer.

hayır... eğer barbekü ya da piknik ortamındaysam zaten sevdiklerimle beraberim demektir. sevdiklerime marifetlerime yüreğimi katık edip kendi elimle ızgaralar, salatalar hazırlamak beni mutlu eder. işi başkasına yıkmak eğiliminde olan erkek te, kadın da olsa önce insan olma özelliklerini sorgulamalı. erkeklere mahsus değil yani.


-Kel ve zengin olanlara dikkat edin, paranin
verdigi hava basmaca kelligin verdigi çekiciligi gölgelemesin.

saçlarım azaldıkça param da azaldı nedense. ben hiç bir kadın ve insanı parayla satın alınacak kadar ucuz görmedim. satın alma eğilimindekileri hep eleştirdim. ben sevdiğim insanlara paramla hava basmak yerine bırakın paramı canımı yedirmek isterim. dünyada denenmemiş, yenilmemiş, içilmemiş ne varsa sürpriz olarak, jest olarak sunmak isterim. mutlu etmek için... sevgisinden zaten eminsem. satın alamak ve bana sevgi rolu yapsın diye değil... kendimi kadırmayacak kadar kendime saygım olduğu için...


-Erkek sabahlari gazeteyi ilk okuyan olmak ister,
ilk siz okursaniz "Ben"likleri yara alir.

hahaha... keşke hayatımdaki ve etrafımdaki her bayan ve her erkek ve hatta her çocuk gerçekten okusa da bütün kazancımı, bütün varlığımı onlara gazeteler, kitaplar alarak harcasam ve ben sadee günde 2 dilim ekmeğe talim etsem... nerdeee? okuyan-yazan beri gelsin. canım feda... okuyan-yazan en çirkin kadını, okumayan en güzel kadına değişmem...


-Topluluk içinde asla bir adama bir sey ögretmeye çalismayin.
Erkekleri sadece onlarla bas basa oldugunuzda egitebilirsiniz. Toplum önünde hep
her seyi biliyor olurlar.

hayatıma arkadaş, dost veya sevgili olarak giren insanlar var. bu sitede de msn ve telde görüştüğüm bayan arkadaşlarım var. sormalı şimdi kim ısrarla eğitmekten, eklemekten, azaltmamaktan, istismar etmemekten, kullanmamaktan, eser bırakmaktan ve yüceltmekten bahseder?

-Iliskimiz hakkinda biraz
konussak" lafi kadar erkegin kaninin donduran baska cümle yoktur.

garip... bunu en çok ben muhatabıma derim.. diğer detayların yanı sıra sık-sık; " ortada ciddi ve geleceği olan bir ilişki yani bir bina inşa etme eğilimimiz var ise hadi gel sürekli arsanın içindeki çalıları, taşları, çürük-çarık malzemeyi ayıklayalım ki, temelleri de, duvarları da sağlam olsun..." derim hep. afedersiniz, ben mi anormalim, bu anketin bahsettiği erkekler mi başka gezegenden?


-Bütün erkekler kendilerini çok sempatik zanneder, çogu
degildir.

hayır. benim kendimle alay ettiğim, eleştirdiğim, sık-sık hatalarımı itiraf ettiğim kadar hiç bir muhatabıma rastlamadım. dedim ya; ya ben anormal bir numuneyim ya da ankette bir yanılgı var...


-Erkekler kendilerinin de alisveristen nefret
ettiklerini bildiklerinden magazalarda "Erkekler" bölümü hemen giris kapisinin
yanindadir.
buna fazla bir şey diyemem. ben her zaman eldeki her zenginliğin buna zaman da dahil en verimli, en üretken ve diğer insanlara en ahyırlı şekilde sarfedilmesinden yanayım. vakti de lüzumundan fazla harcamak, hele- hele kimseye hayrı yoksa tasvip etmem. varsın anketteki hemcinslerime bu yönden biraz ortak benzerlik taşıyayım. gerçi sevdiğim insanla vakit geçiriyorsam ve o alışverişten mutluysa sanıtrım o vakit te bana sıkıcı gelmez.

-Kadinlar "Onu gerçekten seviyor muyum, mutlu olur
muyum" diye düsünürken erkekler "Bu arabanin 240 bastigi dis görünüsünden de
belli oluyordur, degil mi" türü düsüncelere dalarlar.

hayır... ben " allahım inşallah bana olan sevgisini hak ediyorum ve hep hak edecek bir tutum içerisinde olurum. allahım bu arabaların hızı ya da trafikteki hız sınırlı olmalı ki ne bir gün benim sevdiğimi ne de başkalarının sevdiklerini yutan kazalara yol açmasın" derim...

-Eger bir erkek "Seni ararim" dedikten sonra
aramamissa... Telefon numarasini kaybettiginden veya öldügünden degil, görmek
istemediginden aramiyordur.

bu çok saçma ve yanlış bir tesbit, yanlış bir denklem. bir kere bu davranışı daha çok saygısız, nezaket ve özgüven sorunu olan, sorumluluk taşımayan kişilerin davranışıdır. ve ne acıdır ki özellikle bu konuda ( yani numara alıp aramamak, meşgule düşürüp mazaret uydurmak, teli kapalı tutup nedense hepsinin şarzı anlaşmış gibi hep arıza yapar) bayanlar daha çok önde...

-Erkek sevgilinizi onun
kalbini kirmadan terk etmek istiyorsaniz "Senden çocuk sahibi olmak istiyorum"
diyerek hedefe kestirmeden ulasabilirsiniz.

derdini, aşkını, istek ve planlarını dürüstçe değil de, mertçe değil de böyle yapay ve dolandırı tarzla ifade eden bir kadının erkek sevgilisinden daha ne beklenir ki? trakyada bir söz vardır: ne kaaa ekmek, o kaaa köfte... (bu duruma uyan türkçemizde daha güzel ifadeler de var ama sanırım argo kaçar...)

-Erkegin algilamasi o kadar zayiftir ki agir
çekimde tekrari görmedikçe golün nasil atildigini anlamaz.

bırakın okuduğum ya da duyduğum kelimenin bir tek anlamını algılamayı, söylenen veya yazılan her şeyin en az beş ihtimalli skalasını dikkate alıyorum diye hep muhataplarımdan şikayet alıyorum. nedne yüzeysel değilim, nedne sadece görünen aldanmıyorum hep satır aralarını da, perde arkasını da görüyor veya görme çabasına giriyorum diye...

-Erkek her seyi unutur, kadin her seyi hatirlar.

yok... bende tam tersi yaşanıyor. ki beni iyi tanıyan bir bayan üye arkadaşım konuya beni teyit eder şekilde cevap vermiştir.


-Erkeklere psikanaliz yapmasi çok daha kolaydir çünkü hiç
çikmadiklarindan çocukluklarina dönmeleri gerekmez.

görüştüğüm her arkadaşım bilir. psikoloji ve psikanalize çok meraklıyımdır. tanışma safhasında bilinen bütün klişe soru ve cevapları atlarım. daha çok kimseye, hatta kendisine bile itiraf etmediği veya etmek istemediği veya cesaret edemediği konuları sorarım ve daha doğrusu onun yerine sorar-cevap veririm. kendi çocukluğuma, kendi bilinçaltıma inme cesaretim olmasa onlarınkine nasıl inerdim.?


-Karisina "Kilo aldin" diyen adam, kendi durumunu gözünüzün içine
bakarak- "Bu pantolon yikanirken daralmis" diye açiklar.kadinin gözünde erkekler

yine kişiliği oturmamış, öz güveni olmayan, var olma savaşını sadece görüntü ile, vitrinle veren bir zayıf kişilik modeli...
pardon....?!?' kim daha çok görüntüsüyle var olur ve görüntüsünde beğenmediği alanlarla ilgili mazaretler uydurur?

emeğinize sağlık. teşekkürler.
cevaplar da bana iyi bahane oldu. dejarz oldum yaaa.
ŞİİR GÖZLÜ Tarih: 25.08.2009 15:21
Erkek her seyi unutur, kadin her seyi hatirlar.


buna katılmıyorum