Zamanın tadı kaçmış
Cildi tahriş olmuş gökyüzünün
İrili ufaklı sevdalar büyütürken sen kalbinde
Gitgide artıyor ozon tabakasındaki hüzün
Hava şartları nedeniyle iptal ediliyor şiirlerim
Ultraviyole kederler giydiriyorum Anadan doğma şairliğime
Güneşten medet bekliyor ıslak kafiyelerim
Haddimi aşıyorum özgürlüğümü arş-ı alaya taşıyarak belki de
Kendime karşı hiç sadık değilim
Defalarca aldattım adımı esaretlerle
Telefonum dilini yutmuş sanki
Bazen öyle çok gürültü yapıyor ki sessizliklerim
Kulaklarımı tıkıyorum zihnimin çığırtkan farelerine
İlaçlarım ihmal ediyor beni
Monalisa portresinde asırlardır sergileniyor ikilemlerim
Yastığıma gömdüğüm periyodik migrenler sayesinde
Herkese Dur! demesi gereken trafik levhaları gibiyim
Odam hayli soğukkanlı karşılıyor gidişini
Tırnakladığın duvarlara oje sürerken deliliğim
Unutkan takvimlerim özenle çekmeceye yerleştiriyor Geçmişi
Belirsizliğinin güneyine göç ederken pusulasız cesedim
Gördüm denizde imkansızlığın ayak izlerini
Kesin yakamozum çalınmıştır diye
Haber saldım kılıçbalıklarının ülkesine
Zifiri okyanuslara sığınan ışıklar kadar sahipsizdim
Alay etti dalgalar denklemlerimin sayısız bilinmeyenleriyle
Çünkü ben yanlış anlamaya hayli müsait bir problemdim
Belki de o nedenle yaşadıklarımın sağlaması yok !

Evi toparlamadan misafir çağrılmaz diyordu Kadın
Halının altına süpürülmeye de razıydı oysa Adam

Hoş geldin ateş güzeli eteğinde akapella ezgilerle
Şiirlerime girmek için ilk şarttı beni yaralamak
Keşke lütfedip de daha önce kanatsaydın kalemimi
Yoksa neden buyur etmeyeyim ki seni seyir defterime
İnsan içine çıkamaz haldeyim bak
Ruhum azılı bir bukalemun aşklarımın hayvanat bahçesinde
İrisin hariç her rengi taklit edebilirdim
Besleseydin vahşi yanlarımı göğüs kafesinde
Ya da şuan eşsizliğinden bahsediyor olabilirdim
Esmer yalanlarını sevebilirdim
Narkotik kelimesinin sıkça telaffuz edildiği vakitlerde
Jiletlerin gölgesinde uyurken bileklerim
İntiharı bile yarı yarıya paylaşabilirdim seninle
Ömründen aforoz etsen de akli dengesi bozuk yüreğimi
Mabedin kimsesizliğimi ağırlasın yine Perşembe ayinlerinde
Hadi tekrar Tanrı'ya inandır beni
12 muhtelif yerinden bıçaklanmış o Eylül gecesinde
Tekrar elinin ayarını kaçır hadi suça teşvik eden tenimde
Sonra hücreme gönder dokunulmazlıktan sabıkalı hücrelerini
Darbe üstüne darbe!
Ah Carmen nam-ı değer ateş güzeli
Zulandaki kış manzaralı vaatleri de al getir beraberinde
Al getir bütün kurgusal ihanetleri
Morfinin baz alındığı şehirlere acil müdahalelerde
Orgazm kokan otel odalarının herhangi bir penceresinde
Yelkovanların akreplere boyun eğmediği saatlerde
Nefessiz kalmış sigaralara suni teneffüslerde
Çay bardağının çanak tuttuğu (ince) belden aşağı sohbetlerde
Köhne sevişmelere uygun kompartımanlar rezerv edilebilen
Ankara-İstanbul arası hazlandırılmış tren seferlerinde
Gözlerinde bir an geçirsem yeterdi
Tam da hayal(et)inin lades kemiği zamklanırken hayal(et)ime
Şanssızlıklar kol gezerdi hikayemizin edebi edepsizliğinde
Bacağı kırık şeytanlar deyimlere konuk olurken
Sözümü keserdi kasıklarında bileylenen fahişe dürtü
Dudaklarının artçı sarsıntıları dudaklarımda hissedilirdi
Alenen öpüşürdük alenen gülüşürdük üşürdük alenen
Can atarken sen hastanelerin sterilize çöplüklerine
Kadınlığına edilmiş ağız dolusu küfre rağmen
Hala nice erkeğin günahını barındırırdın rahminde
İtinayla kirletirdin yazdığım Sen'leri
Belki de o nedenle şuan okuduklarının kıymeti yok !

-Bir damla daha yalan alır mısınız?
-Teşekkürler, artık hazmedemiyorum!

Tüm plaketleri topladın yalnızlığımın ödül töreninde
Veda sahnelerinde temsili hayatlardık
Boş koltuklara kanıtlardık ölmek konusundaki hünerlerimizi
Deccalden rol çalardık, rol verirdik peygamberlere
Kıyametin yoklama kaçaklarıydık
Mahşerin dört atlısını dizginleme uğraşındaydık
Sen ve ben, biz yani ikimiz sen ne diyorsan işte
Yaldızlı kutsal kitapların imla hatalarıydık
Tanrının huzurunda huzursuzduk ateş güzeli
Aramızda(n) geçenlerin başka bir açıklaması yok !


alıntı

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 263
favori
like
share
1sidelya Tarih: 22.07.2009 12:11
Emeğinize sağlık