Suç ve suçlu yoktur hayatta!
Çünkü kimse ne yaptığım suç der ne ben suçluyum.Öyle bir kara deliktir ki hayat; benim Tanrı'm vardır ama onun yoktur mesela. Sonra kavgalarımız vardır.
Gdişiler vardır. Gidilen her yol dönülebilir halbuki ama dönmeyenler vardır.
Ardından el salladıklarımız, otobüs camında son defa olduğunu bilmeden gördüğümüz sulietler vardır. Bir daha hiç bir otobüs camında rastlayamayız onlara oysa her otobüs camına yerleşir hayalleri.
Tertemiz ve çok lekelidir bu gezegen. Yıllar önce dizlerini sonra avuçlarını sonra yüreğini kirletir çamura bata çıka. Bir bakarsın suyla çıkmaz günahların, yapışır üzerine kiri,lekesi,pası, kokusu... Üstüne üstüne gelir yaşamak ki atıp omuzlarından kaçmak gelir içinden koşar gibi kendinden.Ne her yiğidin harcıdır kaçmak tabiri caizse, nede yiğit olmaktır kaçmak.
Eşitsizliklerimiz vardır aslında. Nasıl ki kaçmak kurtulmak değilse, benim olmayan hiç bişeyde ben değildir örneğin. Bir de tabi misallerimiz vardır. Misal verilip kıyaslanan hiç bir detayda eşit değildir derinlerine göz süzünce.
İçimizdeki ateşten kömüre dönen gönüllerimiz sadece kendi canlarımızı yakar değil mi? Ve bir gün elimizden kayar gururumuz. Yeter ki nefretin öfkesinden fırlatılmasın yerlere.
Hani dedim ya suç yok suçlu yok..! Adil ceza hakedilmiş mutsuzlukta yok. Var olan yalnızca insan. Etten kemikten bir düşünen hayvan unutsada ara sıra düşünmeyi...
Varla yok arası suçlara,suçlulara,kavgalara,gidişlere,lekelere,kaç ışlara gebe. Hayatla tüm nefretine rağmen sevişiyor insan umut doğurmak için. Kavgalarının zaferleri, gidişlerinin dönüşleri, arınan lekeleri,kaçıp kurtulabildiği hikayeleri olsun diye.
Doğmayan umutlarımıza inat bir yaşamaktır ki gidiyor gidebildiği yere.

alıntı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 441
favori
like
share