Dizlerine yatmışım
Saçlarımı okşarken
Aklımdaki karanlıklar
Aydınlanmış bir bir
Küçük olduğuna inandırdığım
Hayatın büyüklüğü
Beni ezdiğinde
Yalan sevgiler etrafımda döndüğünde
Hep sen gelmişsin aklıma
Peşimden gelen unutmak istediğim
Ne varsa hepsinde sana sığınmışım
Etrafımı saran karanlıkta
Beni ayakta tutan bir ışıksın sen anne
Üstüme yapışan tüm pisliklerden arındığım bir liman
Sana her baktığımda
Ellerin yalan sevgisi vuruyor yüzüme
Ne olur beni bu acımasız dünyada
Tek başıma bırakıp gitme…

Ne söz dinler deli yürek
hasretin hep acı demek
Senin yüzün güldüğünde
Felek bana güldü demek

Annem annem duy sesimi
Nerde olsam ısıt beni
Yerini hiç kimse tutmaz
Yokluğun hiç doldurulmaz

Yokluğunda üşümüşüm
Herkes kalmış ben düşmüşüm
Nerelere sürülmüşüm
Savurmuşlar beni annem

Annem annem duy sesimi
Nerde olsam ısıt beni
Yerini hiç kimse tutmaz
Yokluğun hiç doldurulmaz



1 yasinizdayken sizi elleriyle besledi ve yikadi
Bütün gece aglayip
onu uyutmayarak tesekkür ettiniz

2 yasinizdayken size yürümeyi ögretti
Size seslendiginde odadan
kaçarak tesekkür ettiniz

3 yasinizdayken size özenle yemekler hazirladi
Tabaginizi masanin
altina dökerek tesekkür ettiniz

4 yasinizdayken elinize rengârenk kalemler tutusturdu
Evin bütün
duvarlarina resim yaparak tesekkür ettiniz

5 yasinizdayken sizi cici kiyafetlerle süsledi
Gördügünüz ilk çamur
birikintisine atlayarak tesekkür ettiniz

6 yasinizdayken okula kadar sizinle yürüdü
Sokaklarda "GiTMiYCEEEEEEM" diye aglayarak tesekkür ettiniz

7 yasinizdayken size bir top hediye etti
Komsunun camini kirarak
tesekkür ettiniz

10 yasinizdayken dogum günü partilerinden dans derslerine kadar her
yere sizi arabayla götürdü
Arabadan firlayip giderken arkaniza bile
bakmayarak tesekkür ettiniz

11 yasinizdayken sizi arkadasinizla sinemaya götürdü
"Sen bizimle
oturma" diyerek tesekkür ettiniz

12 yasinizdayken zararli TV programlarini seyretmenizi istemedi
O evde degilken hepsini izleyerek tesekkür ettiniz

15 yasinizdayken sizi sehirdisinda yaz kampina gönderdi
Tek satir mektup yazmayarak tesekkür ettiniz

17 yasinizdayken arkadasinizla partiye gitmenize izin verdi
Bir telefon bile etmeden sabaha karsi eve dönerek tesekkür ettiniz

19 yasinizdayken okul masraflarinizi karsiladi, sizi arabayla
kampusa götürdü ve esyalarinizi tasidi
Arkadaslariniz alay etmesin
diye kampus kapisinda vedalasarak tesekkür ettiniz

21 yasinizdayken is hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek
istedi
"Ben senin gibi olmayacagim" diyerek tesekkür ettiniz

24 yasinizdayken uzun süredir çiktiginiz arkasinizla tanismak
istedi
"Zamanini ben bilirim" diye tersleyerek tesekkür ettiniz

25 yasinizdayken dügün masraflarinizi karsiladi, sizin için hem
mutlu oldu hem çok duygulandi
Siz uzak bir yere tasinarak
tesekkür ettiniz

30 yasinizdayken bebek bakimi hakkinda size akil vermek istedi
"Artik bu ilkel yöntemleri birak" diyerek tesekkür ettiniz

40 yasinizdayken sizi arayip bir akrabanizin dogum gününü
hatirlatti
"Anne isim basimdan askin" diyerek tesekkür ettiniz

50 yasinizdayken o çok hastalandi, hafta sonunda onu görmeye
gittiginizde mutlu oldu
Ona yaslilarin çocuk gibi nazli oldugunu
söyleyerek tesekkür ettiniz

Derken, bir gün o öldü
O güne kadar onun için yapmadiginiz ne
varsa, o anda kalbinize bir yildirim gibi düstü
Ama iş işten gecti
Peki biz bugün onlar için ne yapıyoruz ??


Sormuştun 'Ne kattım sana?' diye, bana ne mi öğrettin?...


Gururu, asil olmayı öğrettin....Soylu ve yiğit ol demez miydin bana?

Dostlarımı yıpratmadan eskitmeyi öğrettin sen bana. Sonuna kadar var olmayı, ama gerektiğinde de vazgeçmeyi.

Sınırlarımı ve affetmeyi de ben senden öğrendim.

Kalbimi çürütmemem gerektiğini senden ve dostlarımdan öğrendim.

Hele yetinmeyi en güzel sen bana öğrettin. Önden yürüyüp, peşinden gelmemi öğrettin.

Hayal etmeyi, bir çocuk kalmayı öretmiştin ya bana, çok gülmüştük beraber. Karanlık rüzgarlara hayallerimden yaptığım rüzgar gülü tutmamı sen öğütlemiştin bana.

Büyük tutkularım olsun hep istedin, soylu davaların peşinde ol derdin hep…

Gerçek güzelliğin yalnızca dış görünüşten ibaret olmadığını, gerçek güzelliğin inanç, zerafet ve ruh inceliği ile birleştirmesi gerektiğine inanmıştın…

Umudu simgeleyen penceremi hiç kapatmadım, geçmişin masalsı anlatımındaki rüyalarımın ışığını hiç söndürmedim, hep güçlü tuttum.

Esaretin simgesi kafestir. Kafes ise yürektir. Yüreğine konan sevgiyi hiç bırakma demiştin ya..

Önemli olan sahiplenmenin çıkmazına düşmeden sahip çıkmayı öğretmiştin bana. “Masallardan çıkıp bir ömür boyu gerçeğe dönüşen” doğru, dürüst olan, birliğin, tekin simgesi olan sayıların birincisi ve başlangıcı olan 1 gibi olmamı istemiştin SEVGİLİ BABAM....

alıntı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 491
favori
like
share