Kardeş kıskançlığı ailedeki ilk çocukların yaşadığı ve anne babaları uzun süre uğraştıran bir durum. Yeni bir kardeşin gelmesi ve bu kardeşin ilk çocuğun egemenliğini sona erdirmesi büyük çocuklar için kolay kolay kabul edilemez. Kimi aileler bu durumu hafif atlatırken, kimi ailelerde kriz büyür ve özellikle anne babanın yanlış tavırları nedeniyle pek çok olumsuzluk ortaya çıkabilir. Peki, kardeş kıskançlığını önlemek için ne yapmalı? Alman hastanesi Çocuk ve Ergen Psikoloğu Özge Türk’ten öğrenelim…



O aşırı ilgi aferin almak için

Kardeş kıskançlıklarının temelinde anne ve babanın ilgi ve sevgisinin bölünmesi korkusu yatar. Yeni doğan kardeş, büyük çocuk için adeta bir kumadır. Yani, anne ve babanın ilgi ve sevgisini artık yeni doğanla paylaşmak zorundadır. Ancak bu durum o kadar da kolay değil. ana kadar anne ve babasının bir tanesidir. O halde bir ikinciyle nasıl baş edecektir?

Çocuk, yeni doğan kardeşine karşı sevgi ve nefret arasında gidip gelir. Aslında onu sevmesi ya da sevmek zorunda olması çevre ve anne-baba tarafından benimsettirilmiş gibidir. Kardeşini sevmediğini söylerse , anne-baba ve çevre tarafından ayıplanacak ; eğer sevdiğini söylerse en büyük alkışı o alacaktır. O zaman alkışı almak yani küçük kardeşi sevmek ve benimsemek için kendini zorlar. Anne ve babasına da bu durumu ispatlamaya çalışır.



O kadar sever ki ağlatır..

Örneğin ; taşıyamayacak olsa da kardeşini kucaklayıp taşımak için ısrar eder , ağlayınca ilk önce o koşar. Elbette ki anne ve babası onun bu davranışlarını beğenecek ve onurlandıracaktır, başka türlü olamaz! Sevgisi o kadar taşmaktadır ki küçük çocuğu eline alır, sıkıştırır ve küçük çocuk ağlamaya başlar. Anne ve baba onu bu davranışı nedeniyle azarlar. İşte yine günah keçisi olmuştur!. Oysa ki sadece küçük kardeşini ne kadar sevdiğini onlara ispatlamak istemiştir ama nafile!Onu anlayan yoktur.. Artık anne ve babasına yaranamamaktadır ve adeta bu dünya kardeşi ve kendisi için dar gelmeye başlamıştır. İşte o zaman kıskançlık duyguları kabarmaya başlar. Artık ateşkes bozulmuştur ve savaş ilan edilmiştir!



Anne babalara düşen
Bu tip durumlarda anne ve babanın her iki kardeşe olan yaklaşımlarında çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Öncelikle her iki kardeş arasında mukayese yapmamak gerekmektedir. Her çocuk farklı özelliklerde, farklı yeteneklerde, farklı bireylerdir. O zaman aralarında mukayese, ancak birbirleri arasında rekabete neden olur, başka bir işe yaramaz. Anne ve baba her iki çocuğa da sevgilerini göstermelidirler. Bazen ebeveynler çocukları aralarında paylaşırlar ; örneğin anne, yeni doğanla, baba, büyük çocukla ilgilenir. Bu tutum da doğru değildir. Çünkü diğer çocuk artık anne ve babasının onu sevmediğini ve ilgilenmediğini düşünebilir. Sevgi ortak ve paylaşılabilen bir duygudur ve her iki ebeveyn de her iki çocukla ilgilenebilmedir.




Kardeşi hakkında bilgi verilmeli

Bir diğer önemli ve ilk başta yapılması gereken nokta yeni doğan dünyaya gelmeden evvel büyük kardeşe onunla ilgili bilgi verilmesidir. Erkek mi kız mı olacaktır? Doğduğunda gereksinimleri neler olacaktır? Odası nasıl olmalıdır? Tüm bunlar çocukla paylaşılmalı ve büyük çocuk doğacak olan kardeşe hazırlanmalıdır. Bu çok önemli bir süreçtir. Kardeş dünyaya geldikten sonra ise ona kardeşi ile ilgili ufak sorumluluklar vermek, onun değerli ve işe yarar hissetmesini ve abi/abla olduğunun bilincine varmasını sağlayacaktır. Bazı anne ve babalar , çocuk yardım etmek istediğinde beceremeyeceğini düşünerek ‘Yapamazsın,vb.’ tutumlarda bulunurlar ya da çocuğu gereksiz yere azarlarlar. Bu gibi tutumlar , çocuğun benlik saygısını zedeleyecek ve yalnızlığa sürükleyecektir. Çocuğu yeni doğan karşısında onurlandırmak gerekmektedir.



Önemli olan takım ruhu yaratmak
Her iki çocuğu alarak birlikte oyunlar oynamak , hep birlikte bir yerlere gitmek, birlik-beraber olma duygularını pekiştirir ve kardeşlerin ‘takım ruhu’nu hissetmelerini sağlar ; bu şekilde rekabet azalacaktır. Küçük kardeş büyüdüğünde, yürümeye başlayıp, konuştuğunda daha büyük kavgalar çıkabilecektir. Bu kavgalarda anne ya da babanın hakem konumunda olması kavgayı kızıştırabilir. Çocuklar kavga etmeye başladıklarında kozlarını kendi aralarında paylaşabilmeleri için bırakmak gerekmektedir. Sakinleştiklerinde her ikisi de dinlenip, problem yorumsuz olarak tanımlanabilir ; bu şekilde taraf tutulmadığı gösterilmiş ve çözüm için açık kapı bırakılmış olunur. Birbirlerini şikayet ettiklerinde net olarak ‘Şikayet etmek yok!’ denilebilir, ancak asla bir çocuktan yana olunmamalıdır.Çocukların ayrı ayrı bireysel özellikleri tanınmalı , kendilerini en iyi şekilde ifade edebilecekleri ve zevk alacakları aktivitelere yönlendirilmelidir ; daha sonra bunları birbirlerine anlatmaktan keyif alacaklardır.Kıskançlık doğal bir duygudur ; anne ve babanın, kardeşler arasındaki bu duyguyu reddetmek yerine kabullenip, onları anlamaya çalışması çocukları rahatlatır ve güvenli bir ortamda hissetmelerini sağlar.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 391
favori
like
share