Gün Batımı - Mahmut Konukoğlu
Benim için güneşin batması, acılarla dolu bir günün sona ermesinden ziyade doğacak yeni güneşin getireceği umutlardan bir parça koparmak arzusundan başka bir şey değildir.

Her gün batımında patlamak üzere olan bir volkanın üzerinde hissediyorum kendimi. Bazen tanımlayamadığım garip bir his, bazense içimin derinliklerine yürüyen bir korku sarıyor vücudumu. Neden korkuyorum? biliyorum. Kaybolacak yok olacak hayallerimin ,umutlarımın vahametinden korkuyorum.

Her gün batımında bedenimi tamamıyla saran bu garip gücün ağırlığını hissediyorum. Bütün güzelliği ile bütün ışıltısı ile gözlerimi kamaştıran bu gücün adını koyamamanın ezikliğini hissediyorum.

Her gün batımında kızıllığı senle karanlığı kendimle sembolleştiriyorum. Sen doğacak güzel günleri müjdeliyorsun bense kaybedilen günlerin hüznünü anımsatıyorum.

Her gün batımında yalnızlığı iliklerime kadar hissediyorum. Sanki büyük bir çölde tek başıma bir şeyler arıyorum. Ama her kötü ihtimal gibi bende aradığımı bulamıyorum. Bir şeylere ihtiyacım var. Adını bilmediğim fakat tüm kalbimle varlığına inandığım bir şeylere.

Her gün batımında uzaklara haykırıyorum. Hem de boğazımı yırtarcasına. Kendi sesimi duyamıyorum. Boş ver diyemiyorum, ağlayamıyorum doya doya. Kapıları vurup çıkamıyorum ve dönüp bakamıyorum arkama. Her gün batımında tanıdık insanlar arıyorum etrafımda. Fakat kimseyi bulamıyorum. O çok sevdiğim , o çok güvendiğim insanlar yüzüme bile bakmıyor. Düşenin dostu olmaz sözü bana gerçeği anlatıyor.

Her gün batımında müzik dinliyorum değişik radyolarda.’ Gülün diyor DJ mutlu umutlu olun. İşte sizin için eğlenceli bir şarkı geliyor’. Söylemesi çok kolay . gerçekten bazı şeyler dile kolay geliyor. Fakat gerçek öyle zor ki. Konuşmak bile yıpratıyor insanı. Ama susmakta istemiyor canım.

Her gün batımında şarkı söylüyorum seni anarcasına. Düşüncelerim firar ediyor.gönlümün zindanlarında idamlar yapılıyor, isyanlar çıkıyor. Kendime acımaya başlıyorum. Farkında değilim ama kendimden bir şeyler kaybediyorum. Aklıma bir söz geliyor; ‘ Eğer sen bir elmayı seviyorsan, elamanında seni sevmesi şart mı’ ? yani eğer ben seni sevdiysem ne kaybederim benliğimden.

Her gün batımında kitap okuyorum. Onlarla konuşuyorum. Masallar anlatıyorlar, güzel mutlu günlerden bahsediyorlar. İçimdeki boşluğu onlarla gidermeye çalışıyorum ve kendime inanamıyorum.

Her gün batımında penceremden dışarıyı seyrediyorum. Bazen yağmur yağıyor bazen kar. Bazense tık yok. Tıpkı bana benziyor gökyüzü diye geçiriyorum içimden ve alınıyorum kendimden.

Her gün batımında kendimle yüzleşiyorum cesurca. Bana beni anlatıyorum ve geçmiş günleri anımsıyorum. Anılarımla kol kola seyahatler düzenliyoruz geçmişe. Sonra yaptıklarımı ve yapacaklarımı düşünüyorum. Gözlerimin önünden bir film şeridi geçiyor ve çaresizliğimi bana tekrar haykırıyor.

Her gün batımında hayal ediyorum. Daha önce görmediğim yerlere gidiyorum. İstediğim biraz daha huzur, biraz daha mutluluk. Fakat hal hüzün kokluyorum. Rüyalarımda bile acı çekiyor garip ama bundan haz duyuyorum.

Her gün batımında yüksekten uçan bir uçağın penceresinden bakıyorum hayata. Kendimi boşluğa bırakıyorum, paraşütüm açılmıyor. Korkuya kapılıyorum ama ölümün sıcaklığını hissediyorum. Büyük bir süratle yere çarpıyorum, ölmüyorum. Çünkü inanılmazın şarkılarını söylüyor tüm damarlarım ve bu sevinçle coşuyor organlarım.

Her gün batımında kuşları seyrediyorum hayran kalırcasına. Özgürüz diye haykırıyorlar. İmreniyorum, ancak kendimi yolunu kaybetmiş bir kuş gibi çaresiz hissediyorum. Kanatları olmayan bir kuş neler yaşarsa bende onları yaşıyorum.

Her gün batımında biraz daha mücadele ediyorum kendimle ve hayatla. Kendimden utanıyorum ama sadece seni düşünüyorum her gün batımında.




Mahmut Konukoğlu

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 366
favori
like
share