Malatya Camileri - Malatya Mescitleri - Malatya Cami Ve Mescitleri

Eski Malatya Ulu Camisi



Malatya’nın yaklaşık 8 km. kuzeyinde Eski Malatya’da bulunan Ulu Cami VII. Yüzyılda Araplar tarafından yaptırılmıştır. Bu yapı yıkılmış, ve kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad zamanında Mansur bin Yakub’un emriyle 1224 yılında yeniden yapılmıştır.

Yapımında 25-30 yıl başlayan onarımlar ile epeyce değişikliğe uğramıştır. Kitabesi dışında eyvan kemerlerinde bazı sütun başlıklarında ve kubbe kasnağındaki nişte Yakub bin Ebubekir el-Malati tarafından yapıldığı yazılıdır. Eyvan arka kemerinin köşesinde de Ahmed bin Yakub’un ismi bulunmaktadır.

Caminin batı portelindeki 1247 tarihli kitabesinde İlyas bin Şahabeddin Ebubekir tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Doğu portalindeki bir diğer kitabede 1273-1274’de onarıldığı, genişletildiği ve portalin yapıldığı konusunda bilgi verilmektedir. Bu onarımları Hüsrev isimli bir ustanın yaptığı yine kitabeden anlaşılmaktadır. Avlunun kuzey duvarındaki kitabede de Kaysariye bölümünün XIV.yüzyılda eklendiği yazılıdır.

Günümüze orijinal olarak gelebilen mihrabın önündeki mermer mihrapta ise 1900-1902 yılında yapıldığı yazılıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü de 1962 yılından sonra camiyi birkaç kez onarmıştır.



Eski Malatya Ulu Camisi XIII-XIV.yüzyıllarda yapılan onarımlarla kuzey, doğu ve batı yönüne doğru genişletilmiştir. Bunun ardından da farklı dönemlerde yapılan onarımlar yapının orijinal konumunu büyük ölçüde değiştirmiştir.

Eski Malatya Ulu Camisi, Büyük Selçuklu camilerinden, özellikle Zevvare Mescid-i Cuması planı dikkate alınarak yapılmıştır. Cami 36.44x57.22 m. ölçüsünde, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Mihrap ekseni üzerindeki mihrap önü kubbesiyle eyvanın iki yanında sahınlar yer almaktadır. Erken dönem ulu cami plan tipinde, tek eyvanlı, iç avlulu bir plan şemasını yansıtmaktadır. Prof. Dr. M.Oluş Arık 1969 yılında caminin iki eyvanlı olarak restitüsyonunu yapmıştır.

Caminin cephelerinde, büyük olasılıkla sonradan eklenmiş olan birbirlerinden farklı boyutlarda dikdörtgen kesitli 24 payanda bulunmaktadır. Doğu ve batı cephelerindeki daha küçük ölçüdeki dikdörtgen payandaların orijinal olduğu sanılmaktadır.

Caminin batı cephesinde, doğu cephesinde ve güney cephesinde bugün kapatılmış olan birer portal bulunmaktadır. Bunlardan üzerlerindeki kitabelerden anlaşıldığına göre doğu ve batı portallerinin dışında güneydeki girişin daha sonra açıldığı sanılmaktadır. Cami harim ve kaysariye olmak üzere iki bölümden meydana gelmiştir. Bu bölümler birbirlerinden bir duvarla ayrılmış, batıdaki kaysariye bölümü içerisinde de minaresi yer almıştır.

Ulu cami plan tiplerinde çok destekli grubun öncülerinden olan harim dikdörtgen payelerle doğu-batı yönünde sivri kemerli enine sekiz sahna ayrılmıştır. Yapının orta ekseninde, mihrap önünde L biçimli payeler, sivri kemerlerle, kuzey-güney yönünde dikdörtgen planlı bir iç avlu, güneyde kare planlı bir eyvan ve mihrap önü bölümünü oluşturmuştur. Avluda ise sekizgen planlı bir havuz bulunmaktadır. Güney ve doğudaki ilk sahnın ortasında sivri kemerli küçük bir kare mekân bulunmaktadır. Bu bölümle ilgili olarak bazı araştırmacılar hünkâr mahfili olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Mihrap önü üç dilimli, kemerli tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Bu bölüm eksenindeki sivri kemerlerle enine ikiye bölünmüştür. Bunun güneyi dilimli çapraz tonozludur. Kuzeyde harim ile kaysariyeyi birbirinden ayıran duvarda, eksenin batısında dikdörtgen iki duvar payesi ve batı ile doğuda kaysariyeye girişi sağlayan basık kemerli birer kapı bulunmaktadır.

Caminin güney duvarında yarım yuvarlak nişli mihrap bulunmakta olup bunun önüne sonradan mermer bir mihrap eklenmiştir. Harimin üç cephesi sağır duvarlı olup, kuzeydeki kaysariye ile ortak duvarın doğusunda dört, batıda bir mazgal tipi pencere içerisini aydınlatmaktadır. Ayıca kubbenin sekizgen kasnağında da basık kemerli yedi pencere bulunmaktadır.

Caminin kaysariye bölümü enine, çok destekli ve mihrap önü boyunca iki kubbelidir. Birbiriden farklı aralıklarla yerleştirilmiş üç sıra halinde dikdörtgen payeler sivri kemerlerle enine dört sahna ayrılmıştır.

Mihrap önünde kuzey-güney yönünde sivri kemerli iki kare planlı mekân meydana getirilmiştir. Bunlardan mihrap önü birimi oval, kuzeydeki ise pandantifli yuvarlak bir kubbe ile örtülmüştür. Bu bölümün batısında, ikinci sahnın köşesinde kare kaideli, dıştan silindirik gövdeli, tek şerefeli minare bulunmaktadır. Minarenin basık kemerli kapısı harime açılmaktadır. Kaysariyenin güney duvarına ayrı bir yuvarlak nişli mihrap yerleştirilmiştir.



Caminin doğu ve batı cephelerindeki portaller taştan yapılmış olup oldukça sade bir taş işçiliği gösterirler. Güneydeki portal geç dönemlerde yapılan onarımlar sırasında kapatılmıştır. Batı yönündeki portal ise dokuz sıra mukarnas dizili ve sivri kemerlidir. Portalin karşılıklı cephelerinde yarım yuvarlak nişler yerleştirilmiştir. Bunların üst örtüleri istiridye motifini andırmaktadır.

Giriş kapısına dört basamaklı bir merdivenle ulaşılmaktadır. Portal taş işçiliğinin zengin örneklerini sergilemektedir. Burada üçgen, dikdörtgen, altıgen, düğüm, zikzak, yıldızlar, daire ve yarım daireler, kıvrık dallar, rumiler, palmetler ve çiçek motifleri görülmektedir.

Dışa taşkın olan doğu portali dokuz sıra mukarnas dizili ve sivri kemerlidir. Portalin karşılıkla cephelerinde üçer cepheli nişler bulunmaktadır. Güneydeki niş dört sıra mukarnas kavsarılı olup köşelerde altıgen, çarkıfelek, ok uçları, daireler, altı yapraklı çiçek ve palmetlerle bezenmiştir. Bu portalin güneyinde ve yukarıdaki bir taş üzerinde altıgen ve sekiz kollu yıldız motifleri dikkati çekmektedir.

Mihrap önündeki eyvanın doğusundaki kemerle üzerinde kabartma rumiler dikkati çekmektedir. Mihrap önündeki mekânın kemerlerinde yer yer firuze renkte sırlı çiriler görülmektedir. Kubbeyi taşıyan tromplarda ise tuğladan zikzak, baklava motifleri bulunmaktadır. Kubbe kasnağında ise zencerek motifleri ile oluşturulmuş bir yazı frizi dikkati çekmektedir. Kubbenin içerisi firuze ve patlıcan moru çini mozaikler ve Mühr-ü Süleyman motifi ile bezenmiştir. Eyvan kemerinde ise iç içe altıgenler ve on kollu yıldızların oluşturduğu çini mozaikler görülmektedir. Ayrıca eyvan tonozu baklava, kıvrık dal, baklava ve Rumilerle bezenmiş bir kufi yazı ile çepeçevre kuşatılmıştır. Kaysariye bölümündeki mihrapta ise iki lale motifinin bulunması o dönem için oldukça ilgi çekicidir.

Caminin ahşap minberi Ankara Etnografya Müzesi’ndedir.

Eski Malatya Ulu Camisi planı, kullanılan malzemeleri, tasarımı ve yapım teknikleri ile daha çok Büyük Selçuklu dönemi mimari geleneğini yansıtan değişik bir örnektir.


Ak Minare Camisi



Eski Malatya surları dışında, Derme Deresi kıyısında olan Ak Minare Camisi’ni Zaim Yusuf oğlu Hikmet Bey 1572 yılında yaptırmıştır. Camiye ismini veren minare caminin yapımından daha önce, XIII.yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır.

Cami kesme taştan, kare planlı olarak yapılmıştır. Osmanlı mimarisinde tek kubbeli küçük camiler gurubundandır. Düzgün taş işçiliği gösteren duvarlar sağır durumda olup, yalnızca kenarlarında birer küçük penceresi bulunmaktadır. İbadet mekânı oldukça sade olup üzerini sekizgen yüksek kasnaklı basık bir kubbe ile örtülmüştür. Mihrap ve minberi sade bir görünümde olup bezemesizdir.

Caminin kuzeydoğusundaki minare taş kaide üzerine, tuğla örgülü, tek şerefeli ve yuvarlak gövdelidir. Minarenin tuğladan pabuç kısmı sekizgendir. Sekizgenin her yüzünde sağır kemerler dikkati çekmektedir. Yakın tarihlerde minare restore edilmiştir.


Karahan Camisi

Eski Malatya’da Karahan Mahallesi’nde bulunan Karahan Camisi’ni kitabesinden öğrenildiğine göre Malatya komutanı Abdullah oğlu Hüsrev Bey 1583 yılında yaptırmıştır. Cami 1900 yılında onarılmıştır.

Avlu içersindeki cami kesme taştan dikdörtgen planlı bir olup üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı iki sütun dizisi ile üç sahna ayrılmıştır. Mihrap ve minberi sade olup iç kısımda bezemeye rastlanmamaktadır.

Minaresi kare taş kaide üzerine tuğladan on altı köşeli olarak oturtulmuştur. Tek şerefelidir.


Melik Sunullah (Adile) Camisi



Eski Malatya’da surların dışında, Ulu Cami’nin de 150 m. batısında olan bu cami, Memluk Sultanı Melikülzahir Berkûk zamanında Abdullah oğlu Çerkeş tarafından 1394 yılında yaptırıldığı kitabesinden öğrenilmektedir. Cami halk arasında Adile, Vaiz Ocağı veya Vaiz Baba isimleriyle de tanınmıştır.

Günümüze harap bir durumda gelen cami kesme ve moloz taştan kare planlı olarak yapılmış, üzeri de merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı içerisinde bezeme unsurlarına rastlanmamaktadır. Minaresi kesme taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli olup yer yer dökülmüş olan firuze renkli çinilerin izleri görülmektedir. Minare üzerinde 1394 tarihli bir onarım kitabesi bulunmaktadır.

Caminin yanında birbirine bitişik olan türbe bulunmaktadır.


Emir Ömer Mescidi

Eski Malatya’da bulunan Emir Ömer Mescidini kuzey cephesinin batısındaki pencerenin üzerine yerleştirilen kitabesinden Emir Ömer tarafından 1563-1564 tarihinde yaptırıldığı öğrenilmektedir.

Cami kesme taş ve kaba yontma taştan dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri düz bir dam ile örtülmüştür. Osmanlı camilerinin alışılagelen plan düzeninden farklı olan caminin kuzey cephesinin doğusunda portali bulunmaktadır. Portale birkaç basamaklı merdiven ile ulaşılmaktadır. Dışarıya doğru çıkıntılı portal, dikdörtgen kuşaklar içerisine alınmış, giriş nişi sivri kemerlidir. Mukarnas kavsarası içerisindeki girişin cephesinde kabartma olarak bitkisel ve geometrik taş süslemeler yapılmıştır. İbadet mekânında dikkati çeken bir bezeme görülmemektedir. Mihrap ve minberi taştan yapılmıştır.

Girişin yanında bir mezar bulunmaktadır. Cami yakın tarihlerde onarılmışsa da bu onarım özgünlüğünü yitirmemiştir.


Sütlü Minare Camisi

Eski Malatya’da, güneydoğu surlarının dışında yer alan Sütlü Minare Mescidi günümüze harap bir durumda gelmiştir. Yapım tarihini belirten kitabesi bulunmamaktadır. Yapı üslubundan caminin XVII.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Günümüze ibadet mekânının bazı duvarları ile minaresi gelebilen caminin kalıntılarından dikdörtgene yakın kare planlı olduğu üzerinin de tromplu bir kubbe ile örtüldüğü sanılmaktadır. Duvarlarında kesme taş kullanılmıştır.

Minaresi düzgün kesme taştan silindirik gövdelidir. Kare kaide üzerinde yükselen minare yuvarlak gövdeli, taş külahlıdır. Şerefe altı mukarnaslıdır. Minare üzerindeki kitabeden 1808 yılında onarıldığı anlaşılmaktadır.


Hal Fetih Minaresi (Hötüm Dede Minaresi)



Malatya Battalgazi ilçesi’nde bulunan Hal Fetih Minaresi XIII. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilmektedir. Şahabiye-i Kübra Medresesi’nin güneyinde bulunan bu minarenin camisi yıkılmış ve günümüze gelememiştir.

Minare kaba yontma taş bir kaide üzerinde, sekizgen bir pabuç kısmının üzerinde yükselmektedir. Silindirim gövde tuğladan olup şerefesi ve petek kısmı yıkılmıştır.

Minarenin Pabuç kısmının üzerinde ve şerefe altında firuze renkli yıldız şeklindeki çinilerin oluşturduğu bir bordür bulunmaktadır. Ancak bu çini şeritten de günümüze çok az çini parçası gelebilmiştir.


Ahmet Duran Mescidi

Malatya Battalgazi ilçesinde bulunan bu camiyi Muhammed Sabit Bey 1792 yılında taş temeller üzerine ahşaptan yaptırmıştır. Sonraki yılarda mescit moloz taştan yenilenmiştir.

Muhammed Sabit Bey’in kim olduğu bilinmemekle beraber halk arasındaki inanışa göre bu kişi Battalgazi’nin komutanlarından birisidir. Mescidin yanında bir de türbe bulunmaktadır.


Yeni Cami



Malatya il merkezinde vilayet binasının kuzeyinde bulunmaktadır. Cami burada bulunan hacı Yusuf Camisi’nin 3 Mart 1894’de deprem sonucu yıkılması üzerine aynı yerde avlu içerisinde yapılmıştır. Eski camiden günümüze minarenin şerefeye kadar olan kısmı gelebilmiştir. Minare kürsüsünün batısındaki dört beyitlik kitabede 1842 tarihi okunmaktadır.

Cami kare planlı olup 22.00x22.00 m. ölçüsündedir. İbadet mekânının üzerini sekizgen dörtayağın taşıdığı pandantifli merkezi bir kubbe örtmektedir. Merkezi kubbe dört yönden beşik tonozlar, köşelerde de küçük kubbelerle desteklenmiştir. Kubbenin yüksek kasnağı çevresinde çok sayıda pencereler açılmıştır.

Caminin güney cephesinin ortasında mihrap, yarım kubbe içerisinde bulunmaktadır. Beşgen olan mihrap mukarnaslı bir kavsara ile sonuçlanmaktadır. Ahşap minber rokoko üslubundadır. Kuzeydeki ahşap mahfil daha sonraki dönemde buraya konulmuştur.

Caminin eski minaresi günümüzde aynen korunmuş olup, bunun yanı sıra son cemaat yerinin iki yanına ikişer şerefeli, taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli iki minare daha eklenmiştir.

Yusuf Ziya Paşa Camisi

Malatya il merkezinde, İzzetiye Mahallesi Mücelli Caddesi’nde bulunan bu caminin kitabesinden öğrenildiğine göre Yusuf Ziya Paşa tarafından eşi Ayşe Hanım için, 1793-1794 yılında yaptırılmıştır.

Cami dikdörtgen planlı olup kesme taş ve moloz taştan yapılmış, üzeri çatı ile örtülmüştür. Caminin duvarları kırma taş, son cemaat yerinin tamamı ile kemer, kapı ve pencere kenarları ve portal kesme taştan yapılmıştır. Caminin kuzeydoğu köşesinde bir de türbe bulunmaktadır. Avlu içerisindeki caminin kuzeyinde son cemaat yeri, kuzeybatısında da sonradan yapılmış minaresi bulunmaktadır. Son cemaat yeri dikdörtgen ayakların sivri kemerlerle birbirine bağlanmasıyla meydana gelmiştir. Basık kemerli giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunmaktadır.

İbadet mekânı 15.00x7.40 m. ölçüsündedir. Üzerini örten ahşap hatıllı, kiremitli çatı beden duvarları üzerine oturmuştur. Mihrap ve minber oldukça sade olup caminin içerisinde sanat tarihi yönünden önemli bir bezeme görülmemektedir.

Son cemaat yerinin kuzeydoğusundaki, kesme taştan türbe iki sivri kemerli eyvan şeklindedir. Türbede üç sanduka bulunmaktadır. Bunlardan güneydeki sanduka Keban ve Ergani madenleri Emini olan Diyarbakır Müşirliği yapan Süleyman Paşa’ya aittir. Sanduka üzerinde on dört mısralık bir şiir ile 1840 tarihi yazılıdır. Diğer sandukalar Malatya Mutasarrıfı Şakir Paşa’nın kızı Hamdiye Hanım’a aittir. Baş taşında 1885 tarihi yazılıdır. Türbenin kuzeyindeki, diğerlerinden farklı olan sanduka Edirnekâri bezemelidir. Bu sanduka Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın kızı, 14.Liva kumandanlığı yapan Mustafa Naim Paşa’nın eşine aittir. Sanduka üzerinde de 1898 tarihi yazılıdır.


Arapkir Ulu Camii

Malatya Arapgir ilçesinde bulunan Ulu Cami, kayalık bir alanda yapılmıştır. Osman Paşa Camisi’nin kuzeyinde olan Ulu Cami’nin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber mimarisi ve bezemesi dikkate alındığında XIV.yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Büyük olasılıkla da İlhanlı döneminde yapılmıştır. Bazı iddialara göre de, çevresindeki yapı kalıntıları ve hankâh ile birlikte bir dergâh yapısı olduğudur.

Caminin dış duvarları kesme taştan, iç duvarları moloz taştan yapılmıştır. Dikdörtgen planlı olan caminin üzerini iki kubbe örtmektedir. Giriş kapısı kuzeyde olup, kapının çevresi geometrik, vazo biçimli sütun başlıkları, palmet, kıvrık dal ve yıldız motifleri ile kesme taştan kabartma olarak yapılmıştır. Portal yapının en görkemli bölümü olup, sütunçelerin yanında bulunduğu sivri kemerlidir. Kapının iki yanına sivri kemerli nişler yerleştirilmiştir.

İbadet mekânının üzeri giriş kapısı üzerinde ard arda sıralanmış iki kubbeli bölüm ve bunların dışında kalan alanlar da paye ve kemerlerin taşıdığı beşik tonozlu bir üst örtü ile kapatılmıştır.

Mihrap nişi beş sıra bordürlü olup, bunlardan dışta kalan ilk bordür altı sıra halinde, sekizgen geçmeler ve palmetlerle bezenmiştir. Mihrap nişinin iki yanında köşe sütunçeleri bulunmaktadır. Bunun taban ve başlıkları bitkisel ve geometrik motiflerle bezelidir.

Caminin minaresi bulunmamaktadır.


Arapgir Yeni Cami

Malatya Arapgir ilçesinin eski yerleşim alanında, Osman Paşa Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi bulunmamaktadır. Bu bakımdan yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak, yapı üslubundan Akkoyunlular döneminde (1389-1515) yapıldığı sanılmaktadır.

Günümüze yıkık ve harap durumda gelen caminin doğu yönü arazi konumundan ötürü iki katlı yapılmıştır. Dikdörtgen planlı olan caminin moloz taştan örülmüş duvarlarına yer yer tuğla hatıllar yerleştirilmiştir. Caminin kemerleri ve payeleri taştandır. Caminin üst katı kubbeli, orta mekânı ise beşik tonozludur. Yan mekânlardaki beşik tonozlu bölümler köşe hücrelerini oluşturmaktadır.


Mirliva Ahmet Paşa (Çarşı) Camisi

Malatya Arapgir ilçesi, İsaoğlu Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi yerinden sökülmüş olup, günümüze gelememiştir. Bu bakımdan yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber XVIII.yüzyılın ilk yarısında Sancak Beyi Mirliva Ahmet Paşa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Cami çarşı içerisinde olmasından ötürü de halk arasında Çarşı Camisi olarak da tanınmaktadır.

Cami kesme taştan yapılmış olup, dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânı birbirlerine kemerlerle bağlanmış sekiz sütun ile üç nefe ayrılmıştır. Üzeri düz bir damla örtülüdür. İbadet mekânının çevresi ahşap mahfillerle çevrilmiştir. Giriş eksenindeki mihrap nişi alçı bezemelidir ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Minberi ağaç olup, oldukça sade bir görünümdedir.

Caminin önündeki son cemaat yerinin yanına, batı cephesine sonraki dönemlerde kare kaideli, yuvarlak taş gövdeli ve tek şerefeli bir minare eklenmiştir.

Caminin yanında 1806 yılında yapılmış Çarşı Hamamı bulunmaktadır.


Gümrükçü Osman Paşa Camisi



Malatya Arapgir ilçesi, Osman Paşa Mahallesi’nde, Arapgir Çayı kıyısında bulunan bu cami üzerinde üç kitabe bulunmaktadır. Bunlardan en eski tarihli olan ve dış avlunun taç kapısı üzerindeki kitabeden öğrenildiğine göre; Gümrükçü Osman Paşa tarafından 1824 yılında yaptırılmıştır.

Cami kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Arazi konumundan ötürü cami dıştan payandalarla desteklenmiştir. İbadet mekânının üzeri yüksek bir kasnak üzerine oturan kubbe ile örtülmüştür. Son cemaat yeri sekiz ağaç sütunun meydana getirdiği bölümlerden oluşmuştur. Mihrap nişi ortadan ikiye ayrılmış olup, kalem işleri, kandil motifleri ile bezenmiş, üzerine kufi bir yazı yazılmıştır. Mermer minber de geometrik bezemelidir.

Son cemaat yerinin sağında bulunan minare on altı köşelidir. Kare kaide üzerine kesme taştan oturtulmuştur.

Caminin avlu giriş kapısında Sultan II.Mahmud’un 1824 tarihli tuğralı bir kitabesi, yanındaki çeşmede 1796 tarihi bulunmaktadır.


Cafer Paşa Camisi

Malatya Arapgir ilçesinin eski yerleşim alanında, Osman Paşa Mahallesi’nde bulunan bu caminin kitabesi yerinden sökülmüş ve günümüze gelememiştir. Bununla beraber, minare kapısı üzerindeki kitabeden XIV.yüzyılda yaşamış İlhanlılardan Şeyh Hasan tarafından yaptırıldığı, 1694’te de Sancak Beyi Cafer Paşa tarafından onarıldığı öğrenilmektedir. Bu yüzden de camiye Cafer Paşa Camisi ismi verilmiştir.

Cafer Paşa’nın yaptırdığı onarım öncesinde caminin üzeri üç çapraz tonozla örtülü bir ibadet mekânı ve ayrıca mihrap önü mekânından meydana geldiği bilinmektedir. Onarım sırasında doğu duvarı cami içerisine alınmış ve tonozla örtülü mekânlar üçten ikiye indirilmiştir. Böylece cami kareye yakın dikdörtgen planlı şekle dönüştürülmüş, üzeri de sekiz köşeli kasnağa oturan bir kubbe ile örtülmüştür. Caminin doğu duvarında giriş kapısı bulunmaktadır. Giriş kapısı sivri kemerlidir. Bunun önünde ahşap çatılı bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Mihrap yaprak motiflerle bezelidir. Ahşap minberi ağaç işçiliğinin en güzel örneklerini sergilemektedir. Minber üzerinde 1694 tarihli bir onarım yazıtı bulunmaktadır.

Doğu duvarına bitişik olan minarenin ahşap basamaklarla çıkılan mukarnaslı bir kapısı vardır. Bu kapı, iç içe geçmiş kemerlerle bezenmiştir. Minarenin kaidesi ile gövdesi arasında renkli taşlar ve istiridye motifleri ile bezeli iki taş kuşak sırası bulunmaktadır.

Camiyi yaptıran Şeyh Hasan’ın türbesi Arapgir’in güneydoğusundaki Onar Köyü’ndedir.


Molla Eyüp Mescidi

Malatya Arapgir ilçesi Osman Paşa Mahallesi’nin güneyinde bulunan bu cami, kaynaklarda Ispanakçı Mustafa Paşa Kütüphanesi olarak geçmektedir. Kütüphane olarak yaptırılan bu yapı, sonradan camiye çevrilmiştir. Kitabesi bulunmayan caminin yapı üslubu XVIII.yüzyıla işaret etmektedir.

Kayalıklar üzerindeki bu yapı dikdörtgen planlı olup, kesme taş ve moloz taştan yapılmış, üzeri kubbe ile örtülmüştür. Batı yönündeki giriş kapısı arazinin altında kalmıştır. Kuzey duvarı ise içeriden payandalarla güçlendirilmiştir. İbadet mekânı paye ve bunları birbirine bağlayan sivri kemerlerle iki nefe ayrılmıştır. Minber ve mihrabında dikkate değer bir özellik görülmemektedir.


Alacakapı Mescidi

Malatya Battalgazi ilçesinde bulunan Alacakapı Mescidi 1585 yılında yaptırılmıştır. Banisi bilinmemektedir. Kare planlı olan cami kesme taştan yapılmış ve üzeri ahşap çatı ile örtülmüştür. Yanındaki tuğla minaresi XX.yüzyılda yapılmıştır.

Cami son dönemde yapılan onarımlarla özelliğini tümüyle yitirmiştir.


Darende Ulu Cami



Malatya Darende ilçesi, Zaviye Mahallesi’nde bulunan Ulu Cami’nin kitabesi bulunmadığından yapım tarihi bilinmemektedir. Dulkadiroğulları zamanında, XIV. yüzyılda yapıldığı ileri sürülmüşse de bu iddia kesinlik kazanamamıştır.

Caminin doğu ve kuzey duvarları ve minaresi dışında, günümüze gelememiştir. Kalıntılarına dayanılarak caminin kesme taş ve moloz taştan dikdörtgen planlı olduğu anlaşılmaktadır. İbadet mekânı içerisindeki payelerle beş nefe ayrılmıştır. Bu camiden günümüze gelebilen minare kesme taştan olup, kare kaide üzerine yuvarlak gövdelidir. Alt bölümü sekizgen, üst bölümü on altıgen olan gövdenin ortasına bir de taş kuşak yerleştirilmiştir. Tek şerefeli olan minarenin külah kısmı da yıkılmıştır.

Kendi haline terk edilen cami bir süre depo olarak kullanılmış, daha sonra Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı tarafından restore edilmiş ve çevre düzenlemesi yapılmıştır. Bugünkü caminin üzeri geniş bir çatı ile örtülmüş önüne de yuvarlak kemerli bir son cemaat yeri eklenmiştir.


Sadrazam Mehmet Bey Camisi

Malatya Darende ilçesi, Eski Darende Mevkii’nde bulunan Sadrazam Külliyesi olarak isimlendirilen bu yapı topluluğu, cami, türbe ve kitaplıktan meydana gelmiştir. Kitaplığın üzerindeki kitabeden yapı topluluğunu Sadrazam Mehmet Paşa’nın yaptırdığı anlaşılmaktadır.

Bu yapı topluluğundan günümüze yalnızca kuzeydoğudaki minaresi gelebilmiştir. Minare kesme taş kaide üzerinde oldukça ince ve yuvarlak gövdelidir.

Caminin yanındaki kitaplık da kare planlı, kesme taştandır. Üzerini tromplu, kasnaksız bir kubbe örtmüştür. Kütüphanenin batısındaki türbede ise sanduka bulunmaktadır. Buradaki iki mezardan biri Hasan Paşa’ya aittir.

Darende de yapılmış olan Danabey, Hacı Hüseyin ve Hacı Müşrif camilerinin günümüze sadece minareleri gelebilmiştir. Bunlardan Danabey Camisi eski kaynaklardan öğrenildiğine göre Hacı Hüseyin Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmıştır. Caminin minaresinin şerefe korkulukları ve külahı yıkılmıştır. Kesme taş kaide üzerinde yuvarlak gövdelidir.

Eski Darende’deki Hacı Müşrif Camisi Abidin Paşa tarafından 1740 yılında yaptırılmıştır. Günümüze gelen minare kesme taş kaide üzerinde onaltıgen gövdelidir.


Abdurrahman Erzincani Camisi



Malatya ili Darende ilçesi, Balaban kasabasında bulunan bu cami Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı tarafından yaptırılmıştır.

Cami Osman Hulusi Ateş Efendi’nin direktifleri doğrultusunda yapılmış olup, farklı bir mimari özellik göstermektedir. Kareye yakın planlı olan caminin üzeri kubbe ile örtülmüştür. Yanında tek şerefeli bir minaresi bulunmaktadır.

Caminin yanında üç katlı yatılı bir Kız Kuran Kursu vardır. Yapının bakım onarım ve çevre düzenlemesi de aynı vakıf tarafından gerçekleştirilmiştir.


Abdurrahman Gazi Camisi

Malatya ili Darende ilçe merkezine 15 km. uzaklıktaki bu cami harap bir durumda iken Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı tarafından modern bir tasarımla yenilenmiştir.


Köprülü Mehmet Paşa Camisi



Malatya Hekimhan ilçesinde, Taş Han’ın 50 m. güneydoğusundaki bu cami, kitabesinden öğrenildiğine göre 1661 yılında Köprülü Fazıl Ahmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. Sonraki dönemde Köprülü Mehmet Paşa tarafından onarıldığı ve bu yüzden de bu ismin verildiği sanılmaktadır. Son cemaat yerinin ve karşısındaki şadırvanın üzerinde de 1815 tarihinde onarıldığını gösteren bir kitabe bulunmaktadır.

Cami kesme taştan, dikdörtgen planlı olup, üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülüdür. Kubbenin dışında kalan bölümler beşik tonozla örtülüdür. Caminin önünde beş kubbeli bir son cemaat yeri vardır. Girişin karşısındaki mihrap oldukça sadedir. Batı duvarına bitişik olan taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.


Abdülselam (Abdülrezzak) Camisi

Malatya, Yazıhan’ın 6 km. kuzeybatısında Fethiye Köyü’nde bulunan bu camiyi giriş kapısı üzerindeki kitabesinden öğrenildiğine göre; Abdüsselam oğlu Mustafa Paşa 1566 yılında yaptırmıştır. Halk arasında Uzun Hasan Camisi olarak da tanınmaktadır.

Osmanlı dönemi tek kubbeli kare planlı camiler grubundan olan bu caminin önünde, yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan dört mermer sütunla beş bölümlü bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Bu bölümlerin üzeri beş kubbe ile örtülmüştür. İbadet mekânı kare planlı olup üzeri dört yarım kubbe ile desteklenen, tromplu merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Ayrıca yanında tabhane bölümleri bulunmaktadır. İbadet mekânı oldukça sade olan ibadet mekânında mihrap mermerden, minberi de taştan yapılmıştır.

Caminin kuzeybatısında tek şerefeli minaresi, kare bir kaide üzerine oturtulmuş, yuvarlak gövdelidir. Caminin yanında birde konuk odası bulunmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1333
favori
like
share
gamze44 Tarih: 01.04.2010 13:33
çok tşk ederim yaaaa valla helal olsun sizde olmaasanız hepsini bir arada nasıl bulcaz