Eski Bir Anı Düşleyerek Yaşamak - Yusuf Emre Aslan

Eskide kalan ama bir türlü eskide kaldı diyemediğin bir insan. Hayat, hayat işte devam ediyor. Gözlerimde iki damla yaş, elimde kalem, kağıt. Yazsam damlıyor siyah mürekkeple döşediğim kağıdıma gözyaşlarım. Gitsem diyorum. Hiçbir şey söylemeden çekip gitsem bu hayatın sürükleyebileceği en kuytu köşeye. Bir dağ başına çıksam, ıssız bir su kenarına gitsem... İnsanlarla uğraşacağıma toprakla uğraşsam, toprağı dövsem, doğayı tatsam, sessiz, kimsesiz yaşasam...

Boğazımda bir düğüm var bu gece. Kimsesizliğin içerisinde kim olduğumu bile bilmeden derdimi söyleyen türküler... Ah, bağrımı nasıl da yakarsınız?..

Babam hep "insandır oğlum karşındaki, güvenme, dur bi hele." derdi. Ne de doğru söylermiş. Çok mu güvendik dersin be babam? Sen herkesi kendin gibi mi belledin? Ya ben, ya ben nedeyim kahır dünyasında gözlerim yaşlı? Başımı dayayabileceğim insanların yokluğuyla odamdaki hüzün... Bunlar nolcak, geçecek mi?
Ah bir bilsem yarın neler olacağını. Güneş doğar mı dersin bu gece, oğlun yine giyinip dersini anlatmaya gider mi dersin, gözlerdeki parıltı oğlunu hayata bağlar mı, yine iyilik peşinde koşturur mu beni? Ah der miyim yine, insanın verdiği acıdan, sancısı diner mi bu bağrımın,uyuyabilir miyim bu gece ya da sevebilir miyim can-ı yürekten?
Bir sevda türküsü çalsa kapımı, yürek açılsa karşılıksız, çıkarsız... Bu gece de "bir fırtına tutmasa bizi" ne hoş olur.

Ah!O büyüttüğümüz yüce sevgiler... Ne kadar insana değdiler?..



Yusuf Emre Aslan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 276
favori
like
share