1. çocuk: "8 aydır burada*yım. Bunca zaman gözüme uyku gir*medi, çünkü dışardaki telaş hiç bitmedi. An*nemle babamın nikah törenleri... uzun yolcu*luklar... basın toplantı*ları... röportajlar... klip çekimleri... talk-show'lar... vs. derken rahat yüzü görmedim.

Yakınınca "Hiç mızıldama, Türkiye'nin en güzel karnındasın" diyorlar. Bir de bana sorsunlar... Dışardan sürekli müzik sesi geliyor ve ben ne kadar tekmelesem de durmuyor. Annem sahnede zıp zıp zıplarken, zor tutu*yorum kendimi, dışarı fırlamamak için...

Geçenlerde, yalancı sancı taklidi yaptı bizimki... Şeytan dedi ki, "Çıkıver şurada inadına... alem sahne*de doğum nasıl olurmuş görsün. "Ama doğumun yayın hakları satıldı*ğından, 'mukaveleyi bozarım' kor*kusuyla vazgeçtim.

Aylardır o büyük günün stresiyle yaşıyorum. Dışarda cinsiyetim bile sır gibi saklanırken kimbilir ne san*sasyon olacak, rahmi terk törenim. Büyük ihtimalle bir gazeteci ordusu karşılayacak beni... Doğumhanede kıyamet kopacak, küvezde flaşlar gözümü alacak.

Tanrım..! Türkiye'nin en ünlü ce*nini olmak ne hoş bir duygu..!

Geçenlerde, ultrasonda şöyle bir baktım kendime; hiç de fena deği*lim.

Öyle sabırsızlanıyorum ki görün*tülenmek için...

...aslında... hani şu küçük parmak kameralarla şimdiden bir şey yapıla*maz mı acaba..?"



* * *



2. çocuk: "Efendim, benim durumum biraz problemli...

Bir takvim sorunu yaşıyoruz şu aralar...

Henüz bir incir çekirdeği kada*rım, ama nedense dışarda herkes benim ne zaman buraya düştüğüm konusuyla pek ilgili...

Annemin Basın danışmanı yaşımı, 29 gün olarak açıkladı, ama meğer 29 günde benim burada olduğumu öğrenmelerine imkan yokmuş. Dışardakiler işi gücü bıraktılar, elle*rinde takvim, gerçek tarihi araştırı*yorlar.

Hamileyse hamile, bundan kime ne..?

Öyle basit değilmiş işte... Annemin boşandıktan sonra başka bir erkekle hemen nikahlanabilmesi için hamile olmadığını kanıt*laması gerekiyormuş. O da 'Hamile değilim' diye rapor almış, ama galiba hamileymiş.

Bu durum, 'kamu'yu yakından ilgilendirirmiş.

Yarabbim... nasıl bir 'kamu'nun arasına do*ğuyorum ben..?

Şu dün, uçakla geldi*ğimiz yer, biraz daha makul bir mekana ben*ziyor.

inşallah kalırız burada da, çıkışı burada yaparım; kamu tarafından

recmedilmeden..."



* * *



3. çocuk:

"Dün şiddetli bir patlamayla uyandım uykumdan...

Önce sarsıldım, sonra kesildi göbekbağımdan gelen kan.

Savaş Ay da yazdı ya dün... vur*muşlar annemi... tek kurşunla ba*şından...

Anam 20'lik bir taze, ben 5 aylık bir cenin...

Sokak ortasında vurulduk, bu gü*zelim ülkenin...

Alemin gözü önünde, güpegün*düz... gençten bir polisle tartışmış*lar; yüksek sesle atışmışlar...

Sonra... Tek el ***** sesi... ve an*nemin sokağa serilen gövdesi...

Vietnam'da olsa tam sayfa haber*di, ama bizim oralarda "Sıradan bir vak'a" dendi.

Emniyet açıklama göndermiş ga*zetelere, "Zaten Hacıhüsrevli'ydi" diye...

Doğacağım yermiş suçum; adre*simden vurulmuşum.

Son kez sıkarken yumruğumu, "Ulan" dedim;

"Şişli'de bir cenin olsaydım, so*rardım, hesabını sizden..?"

"Sakın" dediler, "Yersin cezayı bu yaşta,

'...bir ceninin diğer ceninler üze*rinde tahakkümünü tesis'ten..."

Sustuk; mahkeme salıvermiş faili*mi...

Babam, alıp götürdü ablamla, ağabeyimi...

Doğsam, marşlar söyleyecektim bende...

"Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz" diye...

Lakin, bırakın doğumumu,

...Ölümüm bile haber değil benim...

Ben, mezarda bir ceninim..."



Can Dündar

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 447
favori
like
share
qamzeli Tarih: 20.08.2009 15:06
PAYLAŞIM İÇİN TEŞKÜRLER CANIMM