Kahramanım Red Kid - Selcan Aktaş
Gecenin ilerleyen saatlerine aldırmaksızın uyku tutmamış gözlerim en nihayetinde yastığa yenik düştüğünde akreple yelkovan güneşin doğmak üzre olduğunu gösteriyordu.

Mahmurluğuma ve anılara mağlup olunca fotoğrafların arasında uyuyakalmıştım öylece;
oyun oynarken yorulup da kucağında en sevdiği bebeğiyle şekerleme yapan küçücük sevimli bir kız çocuğu silüeti gibi görünüyordum belki de.

Halının üstünde yarı ağlayarak ,yarı gülerek hatırladığım çocukluğum vardı darmadağın.Bir resimde annemin kucağında fırfırlı elbisemle,muhtemelen babama ve fotoğraf makinasına gülümserken,bir diğerinde elimdeki dondurma külahıma saldırıyordum kardeşimle aynı karede ağzım yüzüm kakao ve vanilya karışımı.Diğerinde boyum az daha uzamış,bakışlarım anlam kazanmıştı ve hayretler içerisinde dönme dolabın ahengini seyrediyordum lunaparkın renkli bahçesinde...

Annemin bayramda giydirmek için diktiği etekleri kiraz salkımlı kırmızı elbiseme bulaştırdığım çamura aldırmadan,köyde kuzenlerimle 80`li yıllar kokan bir renkli çerçeveye sığdırılmış fotoğrafımda da gülüyordum hayata masumca.

Ne bilirdim ki,
hayat aslında okulun en hınzır çocuğuydu ayağıma çelme takmaya çalışan her seferinde.

Kuşluk vakti bütün kaslarım isyan ederken gözlerimi güneşe araladığımda farkettim gülümsüyordum dudağımın kenarında çocukça bir mutlulukla.Rüyalar görmüştüm bol dondurmalı,lunaparklı,annemli,babamlı,kardeşimli.
Hatta çocukluğumun en büyük sevinçlerinden biri olan televizyonlu ve içinde ekrandan her an fırlayacağını düşündüğüm çizgi kahramanlarım vardı anılarıma dair.İsviçre dağlarında köyünde tatil yapmaya giden Heidi ve arkadaşı Clara,masmavi tenlerinin içinde mantar evlerinin sadeliğinde Şirinler,kötü kalpli üvey annesi ve kızkardeşlerinin hışmından kurtulan Sindrella ve Vahşi Batı`nın Daltonlara karşı savaşan sempatik kovboyu Red Kid...

Bir Sindrella oluyordum rüyalarımda,bir Heidi.
Ve şarkı söyleyen kadın Red Kid`in uğradığı Teksas`ın herhangi bir kasabasının puslu barında.
Beni farketsin diye her seferinde daha da neşeli şarkılar söylüyordum kabarık eteklerimi savurarak piyano kenarında.

Düldül`e binip de tozu dumana kattığı zaman Rintintinin koşarken nefes nefese kaldığı ucu bucağı gözükmeyen bozkırlarda dörtnala giderken hayal ederdim ardından atının terkisinde birlikte yolculuk ettiğimizi.
Bir kez daha gelir mi acaba derken Daltonların taş kırma sesleri yankılanırdı kulaklarımda hayal meyal.

Giderdi Red Kid.
Çizgi filmde olsa zor gelirdi bizim kasabadan ardına bakmadan çekip gitmesi.Kahraman ilan ederdim onu kötülere karşı.
Çocuk yüreğimde asılı kalan bir nevi kahramanlık öyküsüydü silahında kalan dumanı üfleyip tek parmağında fırıl fırıl döndürdükten sonra kemerine takışı.

Giderdi hayallerim onunla birlikte.
Korkardım yalnız kalmaktan Daltonlar`a karşı.

Hala sevimli bir çocuk yüzüyüm,çizgi kahramanlarım düşümde.

Kaç yaş büyüdüğüm,hangi yollardan geçtiğim,neler yaşadığım çok da önemli değil aslında fotoğraflarıma bakınca.

Hala dondurma yiyorum ağzım yüzüm kakao vanilya karışımı.
Hala hayretle bakıyorum lunaparklardaki dönme dolaplara.
Hala şarkı söylüyorum piyanolarla biraz hüzünlü olsa da.
Hala kahramanım Red Kid yaşım 25 i aşsa da...


Selcan Aktaş

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 379
favori
like
share