Gölün İsyanı - Halil Karanfiloğlu

Mehtap bir başka bu gece. Uzun bir aradan sonra bambaşka bir güzel ve. Olabildiğine sesiz ve çarşaf misali hareketsiz. Ay da dolunaya yakın. Etrafta ise büyük bir sessizliğe karşı hareketlenmeler ve birazdan insanlıktan çıkmayı bekleyen insanlarla doluyor. Ama şimdi bu sakin ortama karşı anlamsız bir bekleyiş var gibi… Doğada buna göre hazırlık çabasında. Yaprak dökümüne hazırlık yapıyor sanki…
Gülücüklerle başlıyor ve sessizlik bozuluyor yavaş yavaş sıcağın ve nemin sıktığı bedenlerde bir gevşeme belirtileri. Sahte ya da gerçek kimin umurunda konuşmalar var her ortamda

Değişime hazır artık insanlar. Her yerde, seyredebiliyorum onları… Gözlerim ve bedenim arınmak istiyor.. Üzerimdeki her şey ağırlaşıyor sanki. Çıkarıp fırlatıyorum önemsemediğim bir yere. Bir tekne geçiyor uzak yakınımdan. Yani ötelerden. Teknenin çalan müzik sesini net duyamıyorum ama. Belli ki oda değişime çağrışım bir şekilde popüler dünya müziğini yakınlaşıp uzaklaşan abartılı sesinden çıkarıyorum. Ve çevrede farklı bir hava ve farklı gürültüler çıkaran farklı simalar boy gösteriyor

Göl sabırsız değil belki, ama tedirgin. Ay fısıldıyor zamanın daraldığını.. Tüm anlamsız eylemleri sergiliyoruz bazen bozabilmek için her şeyi.
İnsanlar kirletiyor hiç durmadan doğayı bakireliği bozuluyor ekolojik sistemin…
Köşe başlarında konuşan, ellerinde bira kutularıyla tuhaf kelimelerle sevgisini anlatmaya çalışan gençlerin seçtiği kelimelerdeki kısırlık beni tedirgin ediyor.. Teknolojik dille anlatılan güya sevgi ifadeleri bunlar.
Kimisi kordon kenarlarında, kimi çok sesli barlarda, kimi eğlence yerlerinde, farklı isim ve kisveler altında icra edilen neredeyse aynı türden eylemler.

Değişim tüm toplumu sarmış ve onun iz düşümleri. Akıllı beyinler olsalar da istekli değişmişler her biri. Acımanın ötesinde iğrenilesi tiksintiliğe sebep olan garip kişilikler oluşuyor. ne uğruna mı hepsi, tüm bu anlamsızlık bir neden mi?... kim bilir ki bu sorunun cevabını değişime uğrayanın bile bilmekten kaçtığı bir dünyada kim bile bilir ki?.

Ay daha fazla göz yumamıyor, güneşin doğup daha fazla bu zulmün devamına izin vermemek için bir an evvel kaçmak istiyor belki de. Ve gölün tam tepesine dikiliyor.

Göl uyuyordu oysa. Birden hızlı hareketlenme başlıyor. Gidip gelen sakin su hareketleniyor her gelişinde kıyıya artık şiddetiyle geliyor. Önce beni yıkıyor ardından manen sanki tüm çevreyi. Tüm biriken kirliliğe inat su yığınları bir oluyor Çevrede yaşanan değişimden artan kirliği temizlemeye çırpınıyor.. Gel gitler gittikçe şiddetini arttırarak müthiş bir dansa dönüyor. Ses vererek geliyor bir hışımla. Şölen muhteşemleşiyor. Kusursuz bir senfoni özlemini sevdasını söylüyor ay güneşine, gece gündüzüne, su kum’a bilmem belki de ben öyle sanıyorumdur. Bu muhteşem şöleni bir tek kirlenmiş ruh bende öyle hissediyorum.
Şölen bitmek üzere. Kusursuz muhteşem bir süreç sonuna ulaşıyor. Sadece. Su çekiliyor, ay hareketini bitiriyor şölen nihayet sona eriyor. Son gelişinde kumsala ve çıkan ses şölen son demini vurur gibi muhteşem bir final yapıyor.

Ruhumuzla baş başa kalacağımız bir ışık süzmesi ile güneş tan yerinde kendini gösteriyor. Tüm doğayı ve bizi temizlemiş gibi ay bize el sallıyor görüşmek üzere ama aydınlanınca çevremizi bize gösteriyor. Gün ışığı yeniden üzerimizde eriyor.


Halil Karanfiloğlu

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 277
favori
like
share