Ezanı ilk okuyan O’ydu son okuyan da O Bilal, iki cihan sultanının dâr—ı bekaya göçünden sonra, O’nsuz bir dünyada ezan okumayı kendine haram kılmıştı Mekke ve Medine de ona dar gelmiş, uzaklara, çok uzaklara gitmişti Yokluğun ateşinden kaçıyordu, fakat boşunaydı Kaçtığı ateş yüreğindeydi
Ve birgün Peygamber (sav)’in köyüne geri döndü Daha fazla dayanamamıştı Mescid—i Nebevi’nin miski, amberi kıskandıran kokusu burnunda tütüyordu Mescidin hasırlarını gözyaşları ile bir kere daha sularken onu görenler etrafını sardı Peygamber’in müezzini gelmişti Hazreti Hasan ve Hüseyin boynuna dolandı “Ne olur ya Bilal, ne olur bir kere daha oku ezanı Efendimiz’in ‘Bilal, ezan oku da içimize bir su serp’ buyurduğu gibi, ne olur gönlümüze bir kere daha inşirah sal” dediler Evet, Bilal’e haramdı ezan, fakat isteyen de O’nun torunlarıydı Kıramadı
Yıllar sonra bir kere daha mescidin duvarına çıktı Titreyen elini kulağına götürdü ve tarihin son kez şahit olacağı ezanını okumaya başladı Ilk “Allahu ekber” dediğinde mesciddekilerin dizinin bağı çoktan çözülmüştü Bütün Medine ahalisi akın akın Mescid—i Nebevi’ye koşmaya başladı Bilal’in sesini duyanlar Peygamber Efendimiz’in geri döndüğünü zannettiler Gelenler inkisarla boyun büküyor ve gözyaşlarına boğuluyordu
Sıra “Eşhedü enne Muhammeden Rasullah”a gelince Bilal bunu ancak bir kez söyleyebildi Ikincisine takati kalmamıştı Diğer Peygamber aşıklarının kucağına yıkıldı
Bu hazin tabloya, O’nu görüp O’nu duyup da O’ndan ayrı kalmaya, kan ağlasa da ancak sahabe yüreği dayanabilirdi Ve o sahabeler Efendilerine kavuşabilmenin heyecanı ile cepheden cepheye koştular, Mekke’de, Medine’de, hele yatakta ölme korkusu ile tüyleri diken dikendi ...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 668
favori
like
share